17 Ekim’deki gösterilerde yaşanan şiddet ve yağmaların ardından birçok kentte sokağa çıkma yasakları yürürlüğe girdi. Hükümet, bugün sosyal medya platformlarının temsilcileri ve iş dünyasıyla görüşecek. Hükümet yaşananların sorumlusu olarak La France insoumise (LFI) partisini ve aşırı solu göstermek için senaryo hazırlıyor.
HABER MERKEZİ- Fransa’da liselilerin başlattığı ve kısa sürede hayat pahalılığına karşı protestolara dönen eylemler, hükümeti yeni önlemler almaya yöneltti. Paris, Lyon, Bordeaux, Lille ve Nice’in bazı bölgelerinde pazartesi akşamı yürürlüğe giren sokağa çıkma yasaklarıyla güvenlik önlemleri sıkılaştırılırken, hükümet bugün bir dizi acil toplantı düzenleyecek.
Le Monde‘un haberine göre Başbakan Sébastien Lecornu yönetimindeki hükümetin gündeminde, sosyal medya platformlarının temsilcileriyle yapılacak görüşme ve Ekonomi Bakanlığı’nın ev sahipliğinde düzenlenecek olağanüstü iş dünyası toplantısı bulunuyor.
🔴 Couvre-feu à Paris : le préfet de police Patrice Faure est allé à la rencontre des gendarmes mobiles sur le dispositif à Châtelet, et s’est longuement exprimé concernant les violences et les pillages survenus au cours du weekend (images @Actu17) pic.twitter.com/QJDIbKexGC
— Actu17 (@Actu17) October 20, 2026
Ekonomi Bakanı Roland Lescure, yağma ve şiddet olaylarından doğrudan etkilenen esnaf ve küçük işletmelere yönelik destek önlemlerinin açıklanacağını belirtti. Amaç, zarar gören işletmelerin faaliyetlerine mümkün olan en kısa sürede dönmesini sağlamak.
Toplantıya Ekonomi Bakanı Roland Lescure’un yanı sıra Çalışma Bakanı Jean-Pierre Farandou, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler ile Ticaret Bakanı Serge Papin ve Kamu Hesapları Bakanı David Amiel katılacak.
BÜYÜK KENTLER ABLUKADA: SOKAĞA ÇIKMA YASAKLARI
Pazartesi akşamı saat 20.00 ile 22.00 arasında başlayan sokağa çıkma yasakları, kentlerin tamamını değil, olayların yoğunlaştığı belirli bölgeleri kapsıyor.
Lille, Bordeaux ve Nice’te kısıtlamalar refakatçisi olmayan reşit olmayanlarla sınırlı tutuldu. Paris ve Lyon’da ise bazı bölgelerde daha geniş kapsamlı önlemler alındı.
À Lyon, les amis fascistes de madame Le Pen bravent le couvre-feu.
Réaction de la police ? Inexistante.
Est-ce par consigne de Nuñez ?
Est-ce par consigne du préfet ?
Ou est-ce par sympathie politique des policiers censés assurer le couvre-feu ?
Macron est dépassé. pic.twitter.com/tnJZ1DlaYp
— Antoine Léaument 🇫🇷 (@ALeaument) October 20, 2026
Paris’in merkezinde gece boyunca helikopterle devriye uçuşu yapılırken, başkentteki bazı alanlarda gösteri ve toplanmalar da geçici olarak yasaklandı.
Adalet Bakanı Gérald Darmanin’in açıklamasına göre, hafta sonundan bu yana 2 bin 513 kişi gözaltına alındı, 67 kişi cezaevine gönderildi.
Hükümet, şiddet olaylarına karışanlara karşı cezai yaptırımların kararlılıkla uygulanacağını vurguluyor. Ancak güvenlik önlemlerinin artırılması, hükümetin olayları önceden öngörüp öngöremediği ve polisin hazırlığı konusundaki eleştirileri ortadan kaldırmış değil.
SENDİKALARLA GÖRÜŞME YARIN
Başbakan Lecornu, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un talebi doğrultusunda siyasi partiler, sendikalar ve diğer temsil kuruluşlarıyla bir dizi görüşme gerçekleştirecek. Sendika temsilcileri çarşamba sabahı Başbakanlık konutu Matignon’da ağırlanacak. CFDT, FO, CFTC ve CFE-CGC görüşmeye katılacaklarını doğruladı.
CGT ise hükümetin izlediği politikayı sert sözlerle eleştirerek, yürütmeyi “kaos stratejisi” izlemekle suçladı ve ülkedeki durumun ciddiyetine dikkat çekti.
Öte yandan Senato’nun Hukuk Komisyonu, 17 Ekim’deki olayların öncesinde istihbarat, hazırlık ve kamu düzeninin sağlanması süreçlerinde yaşanan aksaklıkları araştırmak üzere bir inceleme başlatacağını duyurdu.
Hükümet ayrıca yıkılan kamu tesislerinin yeniden inşasına katkı sağlamak amacıyla belediyelere ve yerel yönetimlere yönelik olağanüstü bir fon oluşturacak.
GENÇLERİN TALEPLERİ GÜNDEMDEKİ YERİNİ KORUYOR
Haftalardır süren lise ve üniversite öğrencisi hareketi de devam ediyor.
Öğrencilerin gündeminde eğitim kurumlarının koşulları, üniversiteye yerleştirme sistemi ve ders programları gibi sorunlar bulunuyor.
Öğrenci hareketinin temsilcileri ise yeni eylem tarihleri üzerinde çalışıyor.
Paris’teki lise öğrencilerinin koordinasyon toplantısında 22 ve 24 Ekim ile 3 ve 5 Kasım tarihlerinde yeni eylemler düzenlenmesi önerildi.
EYLEMLERİN FATURASI SOL’A MI KESİLİYOR?
Gösteriler sırasında yaşanan yağma ve kundaklama olayları, hükümet ile güvenlik birimleri arasında tartışma yarattı.
Mediapart’ın araştırmasına göre, hükümetin olaylardan La France insoumise (LFI) partisini ve aşırı solu sorumlu tutan açıklamaları, polis teşkilatının bazı mensupları tarafından da sorgulanıyor.
Haberin merkezinde, bir istihbarat komiserinin meslektaşlarıyla yaptığı yazışmalarda dile getirdiği iddia bulunuyor. Komiser, güvenlik birimlerinden LFI’nin toplumsal hareketin arkasında olduğunu yazmalarının istendiğini, ancak bunun istihbarat teşkilatındaki genel değerlendirmeyle örtüşmediğini belirtiyor.
Mediapart’a konuşan bazı güvenlik görevlileri de olayları doğrudan LFI’ye bağlamanın, gösterilerin niteliği ve yağmalara katılanların kimliği konusunda henüz netleşmemiş soruları siyasi bir suçlamaya dönüştürdüğünü savunuyor.
SAVCILIK: ŞİDDET OLAYLARININ ARKASINDA ‘AŞIRI SOL’A DAİR KANIT YOK
Paris Savcısı Laure Beccuau, 19 Ekim’de TF1 kanalına yaptığı değerlendirmede, 17 Ekim’de Paris’te yaşanan şiddet olaylarının faillerinin ‘aşırı’ sol siyasi görüşlere sahip kişiler olduğunu doğrulayamayacağını söyledi. Bu açıklama, hükümet üyelerinin son günlerde dile getirdiği suçlamalarla çelişiyor.
Başbakan Sébastien Lecornu ve hükümetin diğer üyeleri, olaylardan LFI’yi ve ‘aşırı’ solu sorumlu tutarken, partinin gösteriler üzerindeki etkisini öne çıkardı.
Ancak savcılığın açıklaması, olaylara karışan kişilerin siyasi kimlikleri ve örgütlerle bağlantıları konusunda kesin bir sonuca varmak için yeterli kanıt bulunmadığını ortaya koydu.
Öte yandan X’te (eski adıyla Twitter) #ZeroParrainagePourMelenchon etiketiyle başlatılan kampanyada, LFI lideri Jean-Luc Mélenchon’un cumhurbaşkanlığı adaylığı için gerekli seçilmiş yetkili desteklerini alamaması çağrısı yapılıyor.
“Mélenchon’a sıfır destek imzası” anlamına gelen etiket, 17 Ekim olaylarının ardından LFI’ye yöneltilen suçlamalarla birlikte siyasi tartışmanın sosyal medyadaki yansımalarından biri olarak öne çıkıyor. Smzkonusu etiket kısa sürede Fransa gündeminde ilk sıraya yerleşti.







