BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Kadınlar Rojin Kabaiş için yürüdü

'Deliller ortada failleri yargıla'

Kadınlar Rojin Kabaiş için yürüdü
🎧 Haberi dinle0:00 / --:--

Rojin Kabaiş’in ölüm yıl dönümü dolayısıyla birçok ilde yürüyüş gerçekleştiren kadınlar, “Deliller ortada, failleri yargıla” diyerek soruşturma aşamasındaki eksikliklere dikkat çekti. Rojin Kabaiş ve Gülistan Doku’nun ölümünün kadınların mücadelesi sayesinde aydınlığa kavuşturulacağını vurgulayan kadınlar cezasızlık politikalarının her gün başka kadınların ölümüne yol açtığının altını çizdi.

HABER MERKEZİ – Van’da 27 Eylül 2024’te kaybolan ve 18 gün sonra Molla Kasım sahilinde cansız bedeni bulunan Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş’in ölümün ikinci yıldönümü dolayısıyla yürüyüş gerçekleştirildi.

Diyarbakır’da Şeyh Said Meydanı’ndan Ulu Camii önüne gerçekleştirilen yürüyüşe, Rojin Kabaiş’in ailesinin yanı sıra siyasi parti ile sivil toplum örgütü temsilcileri ve çok sayıda kadın katıldı. “Şüpheliler ortada, savcılık nerede?”, “Rojin’e ne oldu?”, “Rojin intihar etmedi”, “Rojin’in katiller nerede?” ve “Ateş düştüğü yeri değil, failleri yaksın” dövizleri taşıyan kadınlar, Rojin Kabaiş için adalet istedi.

Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümünde ikinci yıl: ‘Sorularımıza cevap vermiyorlar’

ANNE AYGÜL KABAİŞ: KATİLLER BULUNSUN

Ulu Camii önünde konuşan Rojin Kabaiş’in annesi Aygül Kabaiş, “Rojin’in 2 senesi doldu. Çok acı çekiyoruz. Niye katiller bulunmuyor? Kadınları öldürüyorlar, katilleri bulmuyorlar. Katilleri bulunsun istiyoruz. İnsanlara niye bu acıyı yaşatıyorlar?” diye sordu.

Üniversitenin, kızının kaybolduğunu kendilerine geç haber vermesine tepki gösteren Aygül Kabaiş, “Hem üniversiteden hem yurttan hem de oda arkadaşından davacıyız. Adalet istiyoruz” dedi. Aygül Kabaiş, Rojin’in oda arkadaşının da konuşmasını istedi.

‘TÜM BULGULAR BÜTÜNCÜL OLARAK DEĞERLENDİRİLMELİ’

“Rojin Kabaiş’e ne oldu?” diye soran Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi’nden Helin Tapancı, etkili soruşturma yürütülmediğine dikkat çekerek yargılama aşamasına ilişkin şunları söyledi:

“Rojin’in bedeninden alınan örneklerde iki farklı erkeğe ait DNA profillerinin tespit edilmiş olması karşısında, bu DNA’ların kaynağının ve Rojin’in ölümüyle herhangi bir bağlantısının bulunup bulunmadığının hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak biçimde açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Biyolojik delillerin yanı sıra dijital materyallerin, kamera kayıtlarının, tanık anlatımlarının ve dosyaya yansıyan diğer tüm bulguların birbirleriyle ilişkili ve bütüncül biçimde değerlendirilmesi; üçüncü kişilerin olası rolünün herhangi bir ihtimal peşinen dışlanmadan araştırılması zorunludur. Rojin’in ölümüne ilişkin maddi gerçeğin ortaya çıkarılması bakımından önem taşıyan işlemlerin önemli bir bölümünün ancak ailenin, vekillerinin ve dosyayı takip eden hukuk örgütlerinin ısrarlı talepleri sonucunda gündeme gelmiş olması, etkin soruşturma yükümlülüğünün yerine getirilmesi bakımından ayrıca değerlendirilmesi gereken bir husustur. Rojin’in öğrencisi olduğu Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi ile kaldığı yurdun sorumluluğu da bu süreçten bağımsız düşünülemez.”

‘KADINLARIN YAŞAM HAKKINI KORUMAK TERCİH DEĞİLDİR’

Kadınların şüpheli ölümlerinin “intihar, kaza” diyerek kapatılmaya çalışıldığını gerçeğe ulaşma mücadelesinin kadınların ailelerine, kadın örgütlerine ve meslek örgütlerine bırakılmasının, kadınların yaşamlarının hangi ölçüde korunmaya değer görüldüğü sorusunu beraberinde getirdiğine dikkat çeken Helin Tapancı, şunları söyledi: “Genç kadınların kaybolmasının ve şüpheli ölümlerinin olağanlaştırılmasına, kadınların yaşamlarının değersizleştirilmesine ve kadınların ölümünün ardından hakikate ulaşmanın dahi uzun bir mücadeleye dönüştürülmesine itiraz ediyoruz. Bir genç kadın kaybolduğunda kamu makamlarının yükümlülüğü beklemek değil, gecikmeksizin harekete geçmektir. Kadınların yaşam hakkının korunması bir tercih, idari takdir veya ailelerin ısrarına bağlı bir mesele değil; devletin pozitif yükümlülüğüdür.

‘ADALET, AİLELERİN ISRARINA BAĞLI OLMAMALI’

Adalete erişimin ailelerin ısrarına, kadınların mücadelesine ve kamuoyu baskısına bağlı olmaması gerektiğini vurgulayan Helin Tapancı, “Rojin’in ailesi yalnız değildir. Rojin’in nasıl ve hangi koşullarda yaşamını yitirdiği bütün yönleriyle açıklığa kavuşturulana, ölümünde üçüncü kişilerin rolü bulunup bulunmadığı tespit edilene, süreçteki olası ihmaller araştırılana ve varsa sorumlular hakkında etkili bir hukuki süreç işletilene kadar dosyanın takipçisi olmaya devam edeceğiz. Kadınların yaşam hakkının değersizleştirilmesine, şüpheli kadın ölümlerinin karanlıkta bırakılmasına ve ailelerin adalet arayışında yalnızlaştırılmasına karşı mücadelemizi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

Rojin İçin Adalet Komisyonu adına konuşan Şeyma Nur Çoban, “Biz kadınlar ve aile gerçeklerin açığa çıkması için 2 yıldır mücadele ediyoruz. Mücadele sonucu gerçeklere çok daha fazla yaklaşmış durumdayız. Deliller burada, iki yıldır mücadele veren biz kadınlar buradayız. Verdiğimiz mücadeleden vazgeçmiyoruz” dedi.

‘MÜCADELEDEN BAŞKA SEÇENEK BIRAKMIYORLAR’

DEM Parti Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu ise şöyle konuştu:

“Yaşadığımız bu coğrafyada Gülistan Doku’dan Rojwelat Kızmaz’a, Rojin Kabaiş’e Kürt kadınlarının nasıl hedef haline getirildiğini, dosyaların kapatılmaya çalışıldığını bu dosyada da gördük. Ailelerin ısrarlı mücadelesiyle, kadınların bitmez tükenmez mücadelesiyle bu dosyaların kapatılmaması için ve katillerin yargılanması, hakikatin ortaya çıkması için mücadeleden başka seçenek bırakmıyorlar. Adalet Bakanlığı, ‘Biz bu dosyaları aydınlatacağız’ diyor. Deliller olmasına rağmen yürüyüşlerle, açıklamalarla dosyaları aydınlatmaya çalışıyoruz. 2 yıldır Rojin’in intihar değil, katledildiğini kanıtlamaya çalışıyoruz. Biliyoruz ki dün bunları yapanlar cezasızlık politikalarına güvenerek yaptılar. Mücadelemiz sürecek. Rojin’e, Rojwelat’a, Gülistan’a adalet demeye devam edeceğiz. Bunun mücadelesini hem sokaklarda hem mecliste hem de mahkemelerde hep birlikte vereceğiz.”

DOKU AİLESİ: ROJİN’İN DE GÜLİSTAN’IN DA KATİLLERİ BULUNACAK

Eyleme katılan Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku da “Gülistan için adalet demek sadece bir slogandan ibaret değildir. 6 yıldır Gülistan’ı aramak zorunda kalmasaydık, Kabaiş ailesi de Rojin için adalet demek zorunda kalmayacaktı. Kadınların öldürülmemesi için bu katillerin cezalandırılması lazım. Şüpheli kadın ölümü yok, elini kolunu sallayarak gezen katiller vardır. Katiller bilsin ki Rojin’in katili de bulunacak, Gülistan’ın da bulunacak” ifadelerini kullandı.

İSTANBUL: DELİLLER KARATILARAK KİMLER KORUNUYOR?

İstanbul’da da kadınlar DEM Parti Kadın Meclisi’nin çağrısıyla bir araya geldi. Beyoğlu’nda bulunan DEM Parti İstanbul İl binası önündeki açıklamada Rojin Kabaiş’in fotoğrafları taşındı.

DEM Parti İstanbul Kadın Meclisi Sözcüsü Kamile Kandal, Rojin’in Rojin’in ölümünün ilk gününden itibaren intihar olarak gösterilmeye çalışıldığını hatırlattı. Kadın katliamlarının “intihar ya da “şüpheli ölüm” denilerek üstünün kapatılmaya çalışıldığını vurgulayan Kamile Kandal, “Dosyaların üstünü kapatılmasına izin vermeyeceğiz. Rojin’den alınan DNA örnekleri ve kamera kayıtlarına ilişkin kamuoyuna yansıyan bilgiler, dosyada cevap bekleyen soruları daha da artırdı. Deliller karartılarak kimler korunuyor? Rojin’in ölümünün üzeri neden örtülmek isteniyor” diye soruldu.

Öte yandan Kadın Zamanı Derneği de “Rojin Kabaş için adalet” talebiyle İstanbul Bağcılar Meydanı’nda açıklama düzenledi.

DERSİM: ŞÜPHELİ KADIN ÖLÜMLERİ, FAİLLERİ KORUNAN ŞÜPHESİZ KADIN CİNAYETLERİDİR

Dersim Kadın Platformu da Seyid Rıza Meydanı’nda faillerin yargılanması talebiyle açıklama yaptı. “Şüpheli kadın ölümleri aydınlatılsın” pankartı açılan açıklamada konuşan İHD Dersim Şube Eşbaşkanı Nurşad Yeşil şunları söyledi:

“Kadın cinayetlerini aydınlatmak, kadınlar için adaleti sağlamak yerine delillerin nasıl karartıldığını, faillerin nasıl aklandığını bir kez daha görüyoruz” dedi. Gülistan Doku’nun durumunu hatırlatan Nurşad Yeşil, Gülistan Doku’da 6 yıl boyunca devletin tüm kurumlarının örgütlü bir şekilde bir kadın cinayetinin üstünü örttüğünü gördüklerini belirterek, “Şüpheli kadın ölümleri, failleri korunan şüphesiz kadın cinayetleridir.”

MUŞ: KADIN CİNAYETLERİ MÜNFERİT DEĞİL

Muş Varto’da DEM Parti ilçe örgütü önünde yapılan eylemde konuşan DEM Parti Muş Milletvekili Sümeyye Boz, “Gimgim’ın sokaklarından halkımıza sesleniyoruz: kadın katliamlarına, şiddete karşı uyanın. Kadınlar her gün yaşamını yitiriyor. Her gün erkeklerin eliyle, devletin korumasıyla işlenen kadın cinayetleri kırımdır, katliamdır. Sokakta özgürce gezen failler oldukça kadın, çocuk hiç kimse güvende değildir” dedi.

TJA’lı Müşerref Dağ da Rojin Kabaiş için 2 yıldır adalet arayışının bitmediğini söyleyerek, kadın cinayetlerinin tesadüf ve münferit olmadığını kaydetti.

ŞIRNAK: CEZASIZLIK SORUNU BÜYÜTÜYOR

TJA’nın çağrısıyla Şırnak’ın Cizre ilçesinde yapılan basın açıklamasında konuşan DEM Parti Şırnak Milletvekili Newroz Uysal Aslan, “Katledilen tüm kadınlar için buradayız. Rojin Kabaiş şahsında tüm kadınların adalet arayışı için buradayız. Kadın katliamlarının cezasız bırakılması daha büyük sorunlar yaratıyor. Günde en az iki kadın erkeklerin eliyle katlediliyor, yaralanıyor, taciz ve tecavüze maruz bırakılıyor. Bizler Kadın Meclisi olarak katledilen ve kaybettirilen tüm kadınlar için alanlarda olacağız. Bugün her yerde kadınlar Rojin’e adalet için sokaklarda. Tüm şüpheli kadın ölümleri aydınlatılana kadar mücadelemize devam edeceğiz. Buradan bir kez daha sesleniyoruz Rojin Kabaiş dosyası belgeleriyle bir daha açılsın ve failler yargılansın. Bizler her zaman ‘Rojin’e, Gülistan’a ne oldu’ diye sormaya devam edeceğiz” dedi.

Antep’te de Kadın Platformu eylem yaptı.

Benzer Haberler

Cezaevindeki 88 güne mizahi bakış

Deniz Göktaş yarın hakim karşısına çıkıyor

‘Daltonlar’ davasından tutukluydu

Zafer Boyun cezaevinde yaşamını yitirdi

Tülay Hatimoğulları:

'Erzurum Kongresi’nin kardeşlik söylemi yaşam bulmayı bekliyor'

Tuncer Bakırhan:

'İkinci aşamada demokratik talepleri konuşacağız'

Özgür Özel’den fon soruşturması çağrısı

'Erdoğan ya bu bataklığı kurutacak ya da boğulacak'