Partisinin Erzurum Kongresi’nde konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, 107 yıl önce Erzurum Kongresi’nde verilen kardeşlik söyleminin hala yaşam bulmayı beklediğini belirterek, bu ülkede yaşayan halkların dilleri ve kültürleriyle yaşayabilmeleri gerektiğini söyledi.
HABER MERKEZİ – Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Erzurum İl Örgütü, 2’nci Olağan Kongresi’ni gerçekleştirdi. “Barış ve Demokratik Toplum için örgütleniyoruz” şiarıyla yapılan kongreye, Eş Genel Başkan Tülay Hatimoğulları ile çok sayıda yurttaş katıldı.
DEM Parti Erzurum İl Eşbaşkanlığına Hamiyet Yıldırım ve Muhlis Kırmacı seçildi.
FON KRİZİ: ‘İKTİDAR VURGUNU İZLİYOR’
Ülkenin zenginliklerine rağmen halkın yoksullukla karşı karşıya olunduğunu dile getiren Hatimoğulları, son günlerde patlak veren ‘fon krizi’ ile ilgili eleştirilerini sardığını şöyle sıraladı:
“İlk defa bu kadar büyüklükte bir vurgunla karşı karşıyayız. İktidar ise sanki bu hırsızlık kendi ülkesinde yaşanmıyormuş gibi davranıyor ve soruları yanıtsız bırakıyor. Bunun sorumlusu çok net denetlemeyen kurumlar, önünü açan siyasiler ve iktidarın önünü açtığı yolsuzluk furyasıdır. Ülkeyi vurgunların merkezi haline getirdiler. İktidar bu vurgunu izliyor. Bu vurgunun başında iktidarın önceki dönemde bakanlık yapan birine dayanıyor. Ucu nereye dokunursa dokunsun araştırılmalı. Türkiye şu an yoksulluğun en dibini yaşayan ülkelerin başında. İnsanlar asgari ücretle geçinemiyor. Tarımı, hayvancılığı bitirdiniz. DEM Parti olarak çok netiz. Bu düzen böyle gitmez. Bu düzen değişecek.”
‘Ucu nereye dokunursa dokunsun araştırılmalı’
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları partisinin Erzurum Olağan Kongresi’nde konuştu
Ülkenin zenginliklerine rağmen yoksullukla karşı karşıya olunduğunu söyleyen Tülay Hatimoğulları,… pic.twitter.com/TT1BFHMoJS
— Nûmedya24 (@numedya24tr) September 27, 2026
‘107 YIL SONRA ERZURUM KONGRESİ’NİN MESAJINI VERİYORUZ’
Meclis’te 10 Ağustos’ta kabul edilen çerçeve yasanın Türkiye’ye önemli fırsatlar sunduğunu dile getiren Hatimoğulları, adım atılması çağrısı yaparak şöyle konuştu:
“Sorumlular görevlerini yerine getirme bilinciyle hareket etmeliler. 107 yıl önce Erzurum Kongresi’nde verilen kardeşlik söylemi hala yaşam bulmayı bekliyor. 107 sene sonra Erzurum’dan bütün Türkiye’ye ‘Bu ülkede yaşayan, Kürtler, Aleviler kendi dilleriyle konuşabilmeli, anadilleriyle eğitim alabilmeli. Kültürlerini yaşayabilmeli’ mesajını veriyoruz. Barış ve Demokratik Toplum Süreci, bir halkın geriye atıldığı bir süreç olamaz. Asla geriye bakılmamalı. Hep ileri bakılmalı. Ekim ayının silahların sonsuza kadar sustuğu bir ay olmasını istiyoruz. Çerçeve yasanın pratikleşmesi adımların atılmasıyla olmalı. Bölge bize ‘Türkiye daha güçlü bir konuma getirmeli, Kürt sorununu barışçıl yöntemlerle çözebilmeli’ diyor. Şimdi daha fazla emek vermek gerekir. Sayın Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla gerçekleşen Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı yepyeni bir dönemin kapısını açtı. Bütün dünya Kürt halkının onurlu varlığını görmüştür. Varlığını bütün dünyaya kanıtlanmış durumdadır. Sayın Öcalan ‘Yepyeni bir evreye geçmeliyiz’ diyor. Bu perspektifi hayata geçirmenin en güçlü yolu partimizi örgütlemek. Kadın örgütlemesini, gençlik, ekoloji mücadelesini örgütlemek gerekiyor” diye belirtti.
‘SAMİMİYSENİZ DÜŞÜNCE, İFADE VE ÖRGÜTLENME ÜZERİNDEKİ BASKILARI SONLANDIRIN’
Süreç devam ederken yeni bir düzenleme ya da zaman gerekmeyen konular olduğunun altını çizen Hatimoğulları, baskılara son verilmesi çağrısı yaparak şöyle konuştu:
“Sevgili Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksedağ’ın bırakılması için Milli Güvenlik Kurulu kararına gerek var mı? Ortada önemli bir AİHM kararı var. Kayyum atanan belediye eşbaşkanlarının yerine dönmesi için Milli Güvenlik Kurulu kararına mı ihtiyaç var. Hayır. Atanmışlar seçilmişlerin yerini çalmıştır. Bu süreçte demokrasiyi katleden adımlar atılıyor. Muhalefet belediyeleri alınıyor. Her gün sosyal medya hesapları kapanıyor. Biraz muhalefet eden hesaplar hemen kapatılıyor. Eleştirel olmayı iktidar artık suç sayıyor. ‘Bu süreçte 86 milyon yurttaşımız kazanacak’ diyorlar. Eğer bunda samimiyseniz düşünce, ifade ve örgütlenme üzerindeki baskıları sonlandırmak zorundasınız.”
‘JİN, JİYAN, AZADÎ TEMEL FELSEFEMİZ OLMAYA DEVAM EDECEK’
Kadınların yaşadığı sorunlara değine Hatimoğulları, “Son zamanlarda şiddet ve kadın cinayetleri almış başını gidiyor. Buna son verilmesi için mücadele vermek zorundayız. Herkesin üzerine düşen görev ve sorumluluğu yerine getirmek gerekiyor. 2 yıl önce bugün Rojin Kabaiş kaybedildi. Bugün Türkiye’nin dört bir yanında TJA ve kadın hareketleri eylem düzenliyorlar. Jin, jiyan, azadî, temel felsefemiz olmaya devam edecek” diye konuştu.
‘DEMOKRATİK BİR YÖNETİME TALİBİZ’
“Ülkenin demokratik bir yönetime ihtiyacı var. DEM Parti olarak buna adayız” diyen Hatimoğulları, şunları söytledi:
“Demokrasiyi sadece kendimize bir şemsiye yapmayacağız. Bu yönetim anlayışına ihtiyacımız var. Hukuk bir zümreye göre çekiştirilecek bir şey olamaz. Asla ötekileştirici olmadık, olmayacağız. Demokratik yönetimi talep ediyoruz. İktidar aşkıyla bunu yapmayacağız. Adalete, demokrasiye inancımızla yapacağız. Demokratik Türkiye hareketi bilinciyle bunu gerçekleştireceğiz.”
Tuncer Bakırhan: İkinci aşamada demokratik talepleri konuşacağız







