BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Tuncer Bakırhan:

'İkinci aşamada demokratik talepleri konuşacağız'

Tuncer Bakırhan:
🎧 Haberi dinle0:00 / --:--

Diyarbakır’da konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Bugüne kadar yürüyen süreç daha çok çatışma ve şiddet zeminininden siyasi zemine geçmek içindi. Henüz Kürtlerin demokratik haklarını konuşmadık. Birinci aşamayı başarıyla sonuçlandırabilirsek, ikinci aşamada uğrunda mücadele ettiğimiz talepleri konuşacağız” dedi.

HABER MERKEZİ – Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Diyarbakır İl Örgütü, 3’üncü Olağan Kongresini gerçekleştirdi. ÇandAmed Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen kongreye, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın yanı sıra çok sayıda siyasi parti ile sivil toplum örgütü temsilcisi katıldı.

DEM Parti Diyarbakır İl Eşbaşkanlığına Fatime İzol Levent ile Yunus Muratakan seçildi.

İKİNCİ AŞAMA VURGUSU: ‘TALEPLERİMİZİN KARŞILANMAMASI İÇİN BİR NEDEN YOK’

Kongrede konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Barış ve Demokratik Toplum sürecinin Türkiye ve Ortadoğu için önemine işaret ederek “Bu sürecin kıymetini belki hemen anlamayanlar olabilir. Ama Türkiye, Ortadoğu tarihinde bu süreç ilerde çok önemli görülecektir” dedi.

“Çatışma ve şiddet yerine, başta Kürt meselesi olmak üzere, Kürtlerin anadili, düşünce, ifade özgürlüğü, kimliği, kültürü olmak üzere masada görüşülüyor, görüşülecek” diyen Bakırhan, bugüne kadar yürüyen sürecin daha çok çatışma ve şiddet zeminini siyasi zemine taşımak için olduğunu ve henüz Kürtlerin demokratik haklarının, kayyumların, kimlik taleplerinin, anadil hakkının konuşulmadığının altını çizdi. Bakırhan, “Bu birinci aşamayı başarıyla sonuçlandırabilirsek, ikinci aşamada mücadele ettiğimiz, emek verdiğimiz, bedel verdiğimiz talepleri konuşacağız. Eğer bugünden sonra da bir arada, birlikte omuz omuza güçlü bir mücadele yürütebilirsek, taleplerimizin tamamının karşılanmaması için hiçbir sebep yoktur” diye konuştu.

‘KANTAR KÜRT HALKININ ELİNDE’

Süreç hakkında ‘güvensizlik’ eleştirilerine de değinen Bakırhan, “Biz size güveniyoruz. Siz olduğunuz sürece kim bu süreci yürüten evlatlarınızı kandırabilir. Farz edin Kürt siyaseti terazide şaşırdı ama kantar sizin elinizdedir. Kantar Amed halkının, 50 milyon Kürt halkının, dostlarımızın, emekçilerin elindedir. Biz şaşırsak bile siz şaşırmazsınız. O yüzden rahat olun, dışarıdaki tartışmalara çok takılmayın. Eğer bu sürecin başarıyla sonuçlanmasını istiyorsanız, dayanışma, mücadele içinde olun, arkadaşlarınıza, yoldaşlarınıza partinize sahip çıkın” dedi.

‘KAYBEDEN BİRBİRİYLE KAVGA EDEN HALKAR OLUYOR’ 

Bakırhan, dünyada yaşanan gelişmeleri ise şöyle özetledi:

“Dünyada maalesef terazi kaydı. Adalet, hukuk yok. Gücü yeten savaş açıyor, gücünün yettiğinden hakkını, hukukunu, emeğini gasp ediyor. Savaşlara zemin hazırlıyorlar. Ortadoğu bu tablonun en güzel fotoğrafıdır. Ortadoğu’da bir türlü demokrasi gelmediği için, Kürtlerin, Beluçların, Alevilerin, farklı inanç ve kimliklerden halkların kimlikleri tanınmadığı için hegenomik güçler istediği gibi bütün kaynakları sömürüyor, kendisine kukla bir yönetim belirliyor. Kaybedenler yüz yıldır birbiriyle kavga eden halklar oluyor. Bu kısır döngüyü kırmak gerekiyor.”

Abdullah Öcalan’ın bölge halkları için çağrısını hatırlatan Bakırhan, “Sayın Öcalan sadece Türkiye’de bir süreç başlatmadı. Sayın Öcalan ‘Demokratikleşin, Kürdün kimliğini, dilini, kimlik haklarını anayasal güvenceye alın’ diyor. Ortadoğu diktatörleri bu doğru yolu seçmek yerine inadına Kürdü, Belucu, kadını, gayrimüslimi katlediyor. Ve savaş lobilerinin politikalarına alet oluyor. Bu bitsin, Ortadoğu’ya barış gelsin istiyoruz. Silah satanlar zenginleşiyor, fakirin fukaranın sofrasındaki ekmek her gün giderek küçülüyor” dedi.

‘KÜRTLER YÜZYIL SONRA MASADA’

Devam eden sürecin aynı zamanda halkların bu kaderini ve krizi ortadan kaldırmak için var olduğunu belirten Bakırhan, “Büyük bir düzensizlik ve belirsizlik var. Diyorlar ki, ‘Masada olmayan, menüdedir.’ Kürtler yüz yıl sonra ilk defa menüde değil, masadadır. Eğer kıymetini bilirsek, doğru yürütebilirsek, birbirimizle uğraşmak yerine bizi reddeden, inkar eden Ortadoğu’daki bu rejimlere karşı demokratik haklarımızı inançlı ve güçlü şekilde savunabilirsek, menüde olan biz olmayız. Sayın Öcalan’ın Kürtleri menüden kaldırarak masaya koyan süreci başlatması kıymetlidir” diye konuştu.

FEDERE KÜRDİSTAN İÇİN ‘DEMOKRATİK BİRLİK HÜKÜMETİ’ ÖNERİSİ

Federe Kürdistan’da KDP ile YNK’nin peşmerge güçlerini birleştirmesinin önemli olduğunu vurgulayan Bakırhan, “Federe Kürdistan Bölgesi’nde bir birlik hükümetinin kurulması da artık acil ve kaçınılmazdır. Millet bizle uğraşıyor, oradaki Kürtler hala bir hükümet kuramıyor. Neyi paylaşamıyorsunuz? Demokratik birlik hükümeti kurulması önerisinde bulunuyoruz” diye konuştu.

‘İRAN’DA ÇÖZÜM İDAM SEHPASI DEĞİL, KÜRDÜN İRADESİNİ TANIMAKTIR’

İran’da yaşanan gelişmelere de değinen Bakırhan, “İran bir türlü Kürt düşmanlığını bırakmadı. Yakın zamanda Kürdistan bölgesine, kurumlara yönelik yoğun saldırılar içine girdi. Buradan sert bir şekilde kınıyoruz. İran, Kürt kentlerini bombalamak yerine Kürtlerin iradesini tanımalıdır. Saldırı politikasından vazgeçmelidir. İran’da çözüm idam sehpası yerine Kürdü tanımaktır. Dış müdahalelerin önüne geçmenin yolu, içeride birliği, dirliği sağlamak değil mi? İran’ı demokrasiye, Kürtlerin haklarını tanımaya çağırıyoruz” diye konuştu.

‘SURİYE’DE ANADİLDE EĞİTİM GÜVENCE ALTINA ALINMALI’

Suriye’de ise Kürtlerin anayasal haklarına kavuşmasının önünü açan bir süreç başladığını dile getiren Bakırhan, “Sadece önü açıldı, gerisi yine bize, mücadeleye, birliğimize bağlı. Daha dün Suriye Başkanı BM Genel Kurulu’nda ‘Kürtçe eğitim dili olacak, anayasal haklar tanınacak’ diyor. Bunların yapılmasını biz de istiyoruz. Kürtlerin anadilde eğitim hakkı anayasal güvence altına alınmalıdır. Kürtler anadilinde eğitim görmelidir. Suriye Devlet Başkanı’nın söylemlerini yakinen takip edeceğiz. Oradaki Kürtlerle her daim dayanışma içinde olacağız” dedi.

TÜRKİYE TOPLUMUNUN 3 GÜNDEMİ

Türkiye toplumunun ekmek, haysiyet ve gelecek olmak üzere 3 gündemi olduğunu dile getiren Bakırhan, şöyle konuştu:

“Ekmek konusunda Türkiye çok kötü bir noktada. Haysiyet sorunu… İnsanların onuruyla, kimliğiyle oynamayın, yok saymayın. Kürtler, Aleviler ve diğer inançlar kendi kimliğiyle, eşitçe, insanca yaşamak istiyor. Bunun kime ne zararı var? Türkiye’nin onur haysiyet meselesinde yanlış politikalar yerine bu süreci de vesile yaparak bir an önce demokratikleşme adımları atılmalıdır. Kürtler, Aleviler, gençler, üniversite okuyanlar geleceğinden kaygılı. İnsanlar yarın başına ne geleceği konusunda ciddi kuşku yaşıyor. Türkiye haysiyet, ekmek ve gelecek meselesini çözebilirse, emin olun bu bölgenin hem ekonomik hem demokratik olarak örnek ülkesi olur. Bizler bunların çözümü için hep birlikte mücadele etmeye çalışacağız. Biz hem Kürtlerin hem emekçinin hem ezilenlerin hem gençlerin hem de kadınların partiyiz. Biz kendimize istediğimizi Arap’a da Türk’e de Alevilere de tüm ezilenlere de istiyoruz.”

‘KAPILAR AÇILSIN, BASIN, SİVİL TOPLUM İMRALI’YA GİTSİN’

Çerçeve yasaya da değinen Bakırhan, 13 Eylül’de yapılan görüşmede, Öcalan’ın artık kurulların çalışmaya başlaması gerektiği yönündeki çağrısını hatırlatarak gecikmeden adım atılması gerektiğini vurguladı. Bakırhan, “En başta da bu sürecin mimarı olan Sayın Öcalan’ın yaşam, iletişim koşullarını düzenleyin. Her gün birileri, ‘İmralı’da şöyle bir görüşme yapılmış’ deniliyor. Bu işin mimarı orada; kapıyı açın basın, sivil toplum örgütleri gitsin. Bu süreç sadece bir barış süreci değil, aynı zamanda demokratikleşme sürecidir. Sürecin barıştan demokrasiye evrilmesi için, başta iktidar olmak üzere hepimizin çaba içinde olması gerekiyor” şeklinde konuştu.

‘İSTEDİĞİMİZ SİSTEM DEMOKRATİK CUMHURİYETTİR’

Konuşmasında barış vurgusu yapan Bakırhan şunları söyledi:

“Barış hiçbir eve cenaze gitmemesi demektir, bir gencin yarınını planlamasıdır, insanların dilini, inancını özgürce yaşamasıdır, silahların sustuğu yerde demokrasi ve hukukun devreye girmesi demektir. O yüzden bu sürecin başarıya ulaşması gerekiyor. Bizim talip olduğumuz, istediğimiz rejimin adı demokratik cumhuriyettir. Demokratik cumhuriyet Kürdün, alevinin, ezilenin eşit şekilde onuruyla yaşadığı bir zemindir, sistemdir. Kayyumların, dil yasaklarının, özgürlüğü kısıtlayan uygulamaların olmadığı bir demokratik cumhuriyet hareketi yaratacağız.”

Benzer Haberler

Hakan Fidan  BAE’de temaslarda bulunacak

Körfez ve Gazze gündemin merkezinde

Rüya görmek yoruyor mu?

Bilim insanlarından dikkat çeken bulgu

Fon soruşturmasında yeni gelişme

Tera Yatırım CEO’su Emir Münir Sarpyener gözaltına alındı

Tülay Hatimoğulları:

'Erzurum Kongresi’nin kardeşlik söylemi yaşam bulmayı bekliyor'

Tuncer Bakırhan:

'İkinci aşamada demokratik talepleri konuşacağız'

Özgür Özel’den fon soruşturması çağrısı

'Erdoğan ya bu bataklığı kurutacak ya da boğulacak'