Hamburgerin yanında, akşam yemeğinde ya da sıcak bir günde buzla birlikte… Kola birçok kişinin günlük hayatında fark etmeden sık tükettiği içeceklerden biri. Bir kutu içildiğinde üzerinde pek durulmuyor. Ancak bu alışkanlık her gün tekrarlandığında alınan şeker miktarı da büyüyor.
Asıl mesele de burada. Arada bir içilen bir bardak kola ile her gün birkaç kutu tüketmek aynı şey değil.
Bir kutudaki şeker miktarı şaşırtabilir
Klasik kolalar şekerle tatlandırılan içecekler arasında yer alıyor. Ürüne ve kutunun büyüklüğüne göre miktar değişse de CDC’nin verdiği örnekte yaklaşık 355 mililitrelik normal bir gazlı içecekte 10 çay kaşığı kadar şeker bulunuyor.
Gün içinde çayınıza 10 kaşık şeker atmak kulağa fazla gelebilir. İçecek halinde tüketildiğinde ise aynı miktarı fark etmek daha zor.
Dünya Sağlık Örgütü, günlük serbest şeker tüketiminin alınan toplam enerjinin yüzde 10’unun altında tutulmasını öneriyor. Yüzde 5’in altına inilmesi ise sağlık açısından ek yarar sağlayabilir.
Her gün içildiğinde kalori de birikiyor
Şekerli içeceklerin sık tüketilmesinin en belirgin sorunlarından biri fazladan alınan kalori.
Bir kutu içecek tek başına büyük bir fark yaratmıyor gibi görünebilir. Ancak bunu her gün yaptığınızda haftalar ve aylar boyunca alınan fazladan enerji küçümsenecek düzeyde kalmıyor.
CDC, şekerli içecekleri sık tüketmenin kilo artışı ve obezitenin yanı sıra tip 2 diyabet ve kalp hastalıklarıyla da ilişkili olduğunu belirtiyor.
Burada önemli bir ayrım var: Bu, “kola içen herkes diyabet veya kalp hastası olur” anlamına gelmiyor. Risk; kişinin genel beslenmesi, tüketim miktarı, hareket düzeyi ve diğer sağlık etkenleriyle birlikte değerlendiriliyor.
Dişler de koladan etkileniyor
Kolanın etkisi yalnızca alınan kaloriyle sınırlı değil.
Ağızdaki bakteriler, yiyecek ve içeceklerle alınan şekeri kullanarak asit oluşturuyor. Bu süreç zaman içinde diş minesine zarar vererek çürük oluşumuna zemin hazırlıyor.
Dünya Sağlık Örgütü de yiyecek ve içeceklerdeki serbest şeker tüketimini diş çürüklerinin başlıca risk faktörlerinden biri olarak gösteriyor.
Özellikle gün boyunca azar azar şekerli içecek tüketmek, dişleri tekrar tekrar şeker ve asitle karşı karşıya bırakıyor.
Şekersiz kola aynı şey mi?
Şeker tüketimini azaltmak isteyenlerin ilk yöneldiği seçeneklerden biri şekersiz veya “zero” olarak satılan kolalar.
Bu ürünlerde klasik koladaki yüksek miktarda şeker bulunmuyor. Ancak Dünya Sağlık Örgütü, şekersiz tatlandırıcıların uzun vadeli kilo kontrolü amacıyla kullanılmasını önermiyor. WHO’nun bu tavsiyesi, tatlandırıcıların belirlenen güvenli tüketim sınırlarında zehirli olduğu anlamına da gelmiyor; konu daha çok uzun vadeli kilo kontrolünde beklenen yararın gösterilememesiyle ilgili.
Bu yüzden “normal kola zararlı, şekersiz kola sınırsız içilebilir” gibi bir sonuç çıkarmamak gerekiyor.
Her gün içiyorsanız miktara bakın
Kola konusunda sorun tek bir bardaktan çok alışkanlığın kendisinde ortaya çıkıyor.
Öğle yemeğinde bir kutu, akşam yemeğinde bir kutu derken şekerli içecekler günlük beslenmenin sıradan bir parçasına dönüşebiliyor. İnsan bir süre sonra ne kadar tükettiğini fark etmeyebiliyor bile.
Kola içiyorsanız etiketteki şeker miktarına bakmak iyi bir başlangıç. Her öğünde kola içmek yerine suyu daha sık tercih etmek de günlük şeker tüketimini azaltmanın en kolay yollarından biri.
Kısacası kolayı hayatınızdan tamamen çıkarmak zorunda olduğunuzu söyleyen bir kural yok. Ancak her gün ve yüksek miktarda tüketmek de sanıldığı kadar masum bir alışkanlık değil.




