BM İnsan Hakları Ofisi, Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşta işlenen cinsel şiddet suçlarıyla ilgili bir rapor yayımladı. 1.004 vakanın kayıt altına alındığı raporda, bu cinsel şiddet vakalarının yüzde 89’unun Rusya, yüzde 11’inin ise Ukrayna tarafından işlendiği kaydedildi.
HABER MERKEZİ – Rusya ile Ukrayna arasındaki savaş beşinci yılında devam ediyor. Son bir yılda savaşın seyri büyük oranda karşılıklı insansız hava araçları ve füzelerle düzenlenen saldırılar tarafından belirleniyor. Taraflar saldırılarla ekonomik ve ticari hedefleri özellikle vuruyor. Bu saldırılar sırasında çok sayıda sivil de yaşamını yitirdi. Özellikle Eylül ayı başından bu yana Rusya’nın Ukrayna’nın başkenti Kiev’e yönelik düzenlediği sistematik saldırılarda onlarca kişi yaşamını yitirdi.
Savaşın sonlandırılması için geçen yılın sonbaharında başlayan görüşmeler ise 28 Şubat’ta ABD-İsrail ve İran arasında savaşın patlak vermesiyle aylarca kesintiye uğradı. Son olarak Eylül ayı başında ABD Başkanı Donald Trump’ın özel temsilcileri Moskova ve Kiev’de üst düzey görüşmeler yaptı ve böylece görüşmelerin yeniden canlandırılmak istendiği kaydedildi, ancak şimdiye kadar somut bir gelişme yaşanmadı.
Trump’ın özel temsilcileri Zelenskiy ile görüştü | ABD, üçlü müzakere formatına dönmek istiyor
Rusya ile Ukrayna’daki savaşın yol açtığı en önemli sonuçlardan biri de yaşanan can kayıpları ve yıkım oldu. Bununla birlikte savaş suçu kapsamına giren sayısız olay da savaş süresince kayıtlara geçti.
BM’den Rusya-Ukrayna savaşının bilançosu
BM’DEN CİNSEL ŞİDDET RAPORU
Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Ofisi tarafından dün yayımlanan raporda, Rus güçlerinin Ukrayna’da sivillere ve savaş esirlerine karşı yaygın cinsel şiddet uyguladığı, bu şiddetin toplu tecavüz ve cinsel organlara elektrik şoku vermeyi de içerdiği, Ukrayna yetkililerinin de daha az sayıda ihlalden sorumlu olduğu kaydedildi.
Raporda, Rusya’nın Ukrayna’yı işgale başladığı başladığı Şubat 2022 ile Temmuz 2026 tarihleri arasında 1.004 doğrulanmış cinsel şiddet vakası belgelendiği belirtildi.
Bu vakaların yüzde 89’u Rus tarafına, yani silahlı kuvvetler mensupları, cezaevi görevlileri ve güvenlik teşkilatlarına atfedilirken, yüzde 11’i ise Ukrayna silahlı kuvvetleri mensupları da dahil olmak üzere Ukrayna ile ilişkilendirildi.
Raporda, Rus yetkililerin Ukrayna’nın işgal altındaki bölgelerinde ve Rusya topraklarında, Ukraynalı savaş esirlerine ve gözaltına alınan sivillere karşı, yakalama, nakil, sorgulama ve gözaltı dahil olmak üzere esaretin tüm aşamalarında cinsel şiddet uyguladığı belirtildi.
İhlaller arasında toplu tecavüz, tecavüz, genital sakatlama ve Sovyet döneminden kalma “tapik” adı verilen bir saha telefonuyla erkeklerin cinsel organlarına elektrik şoku verilmesi yer alıyordu. Bulgular, her iki tarafın da işlediği cinsel şiddetin mağdurlarıyla yapılan görüşmelere dayanıyordu.
Gözaltına alınanların çoğu erkekti, özellikle savaş esirleri ve tutuklular; ancak kadınlar ve çocuklar da, özellikle Ukrayna’nın Rus işgali altındaki bölgelerinde, bu durumdan etkilendi.
Raporda, Rusya’nın BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Ofisi’nin işgal altındaki Ukrayna topraklarına, savaş esirlerine ve sivil tutuklulara erişimine izin vermeyi reddetmesinin, rakamların ihlallerin gerçek boyutunu muhtemelen olduğundan düşük gösterdiği anlamına geldiği belirtildi.
Raporda, Rusya’nın kendi personeli tarafından işlenen cinsel şiddeti önlemek, soruşturmak veya kovuşturmak için gerekli adımları atmadığı ve İnsan Hakları Yüksek Komiserliği’nin bilgi taleplerine yanıt vermediği sonucuna varıldı.
Ukrayna Dışişleri Bakanlığı, Rusya tarafından işlenen insan hakları ihlallerinin boyutunu ve Ukrayna’nın bu tür şiddeti önlemek ve mağdurları tazmin etmek için aldığı önlemleri gösterdiğini belirttiği raporu memnuniyetle karşıladı.
RUS SAVAŞ ESİRLERİ
Ukrayna hükümeti kontrolündeki topraklarda, Rus ve üçüncü ülke savaş esirlerine ve tutuklularına karşı Ukrayna yetkilileri tarafından işlendiği belirtilen ihlallerin neredeyse yarısı, cinsel şiddet tehditleri ve cinsel organlara yönelik dayak olaylarını içeriyor.
BM raporunda, Rus ve üçüncü ülke savaş esirlerinin 10 resmi gözaltı tesisinde ve 55 gayri resmi veya geçiş noktasında cinsel şiddete maruz kaldıklarını bildirdiği kaydedildi.
Raporda, Ukrayna hükümetinin bu tür ihlalleri önlemek için bazı adımlar attığı, ancak hesap verebilirliğin sağlanmasına yönelik çabaların sınırlı kaldığı belirtildi.
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, “Raporumuzda belgelenen bu iğrenç eylemlerin yaygınlığından derin endişe duyuyorum ve Ukrayna’da her gün tanık olduğumuz aralıksız şiddet ortamında bunların neredeyse kesin olarak devam ettiğinden korkuyorum” dedi.







