Silivri açıklarında batan Tuğberk İmamoğlu gemisinin enkazına 720 metre derinlikte ulaşılmasına rağmen dokuz mürettebattan hala haber yok. Kayıp denizcilerin yakınları, Türkiye’deki teknik imkanların yetersiz kaldığını belirterek Avrupa ülkelerinden yardım istedi.
HABER MERKEZİ- Marmara Denizi’nde 2 Eylül’de iki geminin çarpışması sonucu batan Tuğberk İmamoğlu adlı kuru yük gemisinin dokuz mürettebatı için bekleyiş sürüyor. Geminin enkazı, kazadan dört gün sonra Deniz Kuvvetleri’ne ait TCG Akın tarafından 720 metre derinlikte tespit edildi. Uzaktan kumandalı su altı aracıyla (ROV) enkazın görüntüleri de elde edildi. Ancak kayıp mürettebata henüz ulaşılamadı.
Gemide bulunan 10 kişiden yalnızca birinci kaptan Yaşar Kayhan’ın cenazesi denizden çıkarılabildi. Diğer dokuz kişinin aileleri ise yakınlarının akıbetini öğrenmek için günlerdir bekliyor.
MA‘dan Helin Özgün‘e konuşan kayıplardan Abdülbaki Mirzaoğlu’nun ailesi, arama çalışmalarının yalnızca deniz yüzeyinde sürdürülmesinin yeterli olmadığını belirterek enkaza müdahale edilmesini istiyor.
“GEMİNİN YERİ BELLİ”
Mirzaoğlu’nun dayısı Recai Yılmaz, ailelerin yaşadığı belirsizliği şu sözlerle anlattı:
“Şu anda dokuz kişinin ailesinin gidebileceği bir mezar bile yok.”
Yılmaz’a göre enkazın 720 metre derinlikte bulunması, çalışmaları teknik açıdan son derece güçleştiriyor. Bu derinlikte yüksek basınç ve deniz tabanındaki balçık nedeniyle enkaza müdahalenin zor olduğu, gerekli ekipmanların da Türkiye’de bulunmadığı bilgisinin kendilerine aktarıldığını söyledi.
Ailelerin asıl beklentisinin geminin çıkarılması değil, öncelikle enkazın içinin araştırılması ve mürettebata ulaşılması olduğunu belirten Yılmaz, Türkiye’nin sahip olduğu su altı kapasitesinin bu çalışma için yeterli olup olmadığının sorgulanması gerektiğini ifade etti.
Deniz Kuvvetleri’nin TCG Akın gemisinde 1.000 metre derinliğe kadar çalışabilen sonar sistemleri ve ROV’lar bulunuyor. Bu araçlarla Tuğberk İmamoğlu’nun enkazının yeri tespit edilerek görüntülendi.
“BAŞKA ÜLKELERDEN EKİPMAN GETİRİLSİN”
Aileler, Türkiye’deki kapasitenin yetersiz kalması halinde başka ülkelerden teknik destek alınmasını istiyor.
Mirzaoğlu’nun kuzeni Muhyettin İnce, Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Durmuş Ünüvar ile yapılan görüşmede bu taleplerini dile getirdiklerini söyledi.
İnce, afet, yangın veya deprem gibi durumlarda ülkelerin birbirlerine teknik destek sağladığını hatırlatarak, benzer bir işbirliğinin bu kazada da uygulanabileceğini belirtti. Ailenin talebi, özellikle Avrupa ülkelerinde bulunan derin deniz kurtarma ekipmanlarının ve uzman ekiplerin Türkiye’ye getirilmesi.
“Bir devletin başka bir ülkeden yardım istemesi ne devleti küçültür ne de büyütür” diyen İnce, önceliğin kayıp mürettebata ulaşılması olduğunu söyledi.
KAZANIN NEDENİ ARAŞTIRILIYOR
Kazada Alsu adlı tanker ile Tuğberk İmamoğlu adlı kuru yük gemisi çarpışmıştı. Tuğberk İmamoğlu, İskenderun’dan Karadeniz Ereğli’ye 4 bin 199 ton rulo sac taşıyordu. Kocaeli’den Aliağa’ya giden Alsu ise boş durumdaydı. Çarpışmanın ardından kuru yük gemisi kısa sürede battı.
Kazanın nasıl meydana geldiğine ilişkin soruşturma sürüyor. Aile adına konuşan Recai Yılmaz da sorumluluğun hangi tarafta olduğunun henüz bilinmediğini, bunun savcılık soruşturması ve teknik incelemeler sonucunda ortaya çıkacağını söyledi.
Yılmaz, olası sorumluluğun gemi kaptanları, liman makamları veya işletmeler açısından ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirterek ailelerin hukuki sürecin takipçisi olacağını ifade etti.
“BİR AN ÖNCE BİR SONUÇ İSTİYORUZ”
Ailelerin bekleyişi ise sürüyor.
Muhyettin İnce, dokuz mürettebatın ailelerinin her gün olay yerinden gelecek bir haber beklediğini söyledi. Arama çalışmalarının devam ettiğini ancak ailelerin somut bir sonuç göremediğini belirten İnce, 720 metre derinlikteki enkazın üzerinde çalışma yapılmasını istedi.
İnce’ye göre artık temel mesele geminin yerini bulmak değil, geminin içine ulaşarak mürettebatın akıbetini belirlemek.
Aileler, Türkiye’nin mevcut imkânlarının yetersiz kalması durumunda Avrupa ülkelerinden ve uzman kuruluşlardan yardım alınmasını istiyor. Arama çalışmalarının ne kadar süreceği konusunda bir süre sınırı koymadıklarını belirten İnce, “Kaç ay sürer, yıl mı sürer, bizim için önemli değil” dedi.






