Kızıldeniz kıyısında stratejik yerleri ele geçiren Husiler ile Suudi Arabistan arasındaki gerilim karşılıklı saldırılarla sürüyor. ABD, Suudi Arabistan ve Yemen hükümetinin destek çağrılarına olumlu yanıt vermezken, Husilerle Umman’da doğrudan görüşme gerçekleştirdi.
HABER MERKEZİ – Yemen, son haftalarda ABD-İsrail ve İran arasında 28 Şubat’ta başlayan savaşın önemli bir cephesi haline gelmiş durumda. 2014’ün sonlarından bu yana Yemen’in başkenti Sanaa ve Kızıldeniz kıyısındaki kritik noktaları kontrol eden İran destekli Husi milisleri ile Yemen hükümetini destekleyen Suudi Arabistan arasında gerilim devam ediyor.
Hürmüz’den sonra Babu’l Mendeb | Husiler boğazda: ABD-İran savaşında dengeler sarsıldı
Husilerin 10 Eylül’de Muha ve Dhubab kentlerini ve ardından Perim Adasını kontrol altına almasıyla birlikte Kızıldeniz’i Aden Körfezine bağlayan Babu’l Mendeb Boğazı yeniden gündeme girdi.
Suudi Arabistan, Hürmüz Boğazı’ndaki krizden sonra önemli ölçüde petrol ihracatını Babu’l Mendeb üzerinden gerçekleştiriyordu. Küresel petrol ihracatının yüzde 7’si ve Suudi Arabistan’ın ise petrol ihracatının yüzde 70’nin gerçekleştiği Babu’l Mendeb Boğazı’ndaki yeni kriz, hem İran’daki savaşta yeni bir cephenin açılması hem de küresel petrol krizinin derinleşmesi anlamına geliyor.
HUSİLER İLE ARABİSTAN ARASINDA KARŞILIKLI SALDIRILAR SÜRÜYOR
Yemen’deki İran destekli Husilerin Sözcüsü Yahya Sari yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan’a ait savaş uçaklarının Yemen’i bombaladığını ve Husi milislerinin de Suudi şehirlerine insansız hava araçları ve füzeler fırlattığını duyurdu.
Husi kaynakları, dün gece Suudi destekli güçlerden zırhlı araçları ele geçiren milislerin görüntülerini yayınladı.
Husi askeri sözcüsü Sari, milislerin Suudi Arabistan’ın Kızıldeniz’deki önemli petrol limanı Yanbu’ya ve güneydeki Khamis Mushait hava üssüne yeni insansız hava aracı ve füze saldırıları düzenlediğini söyledi. Ancak saldırıların ne zaman gerçekleştiğine dair bilgi verilmedi. Her iki şehir de dün Suudi Arabistan’ın alarm verdiği çok sayıda yer arasındaydı, ancak bugün benzer bir duyuru yapılmadı.
Bu arada Sari daha önce, Husi milislerinin bir Suudi F-15 savaş uçağını düşürdüğünü de ileri sürmüştü. Bu olaya dair henüz herhangi bir kanıt sunulmadı.
Suudi Arabistan’dan da bu iddialar hakkında herhangi bir açıklama yapılmadı.
Sari ayrıca Suudilerin bu hafta Yemen’e 450’ye yakın hava saldırısı düzenlediğini söyledi. Güney Yemen’i kontrol eden Suudi destekli hükümet yetkilileri, kendi güçlerinin ve Suudi Arabistan güçlerinin Husi mevzilerine hava saldırıları düzenlediğini kabul etti, ancak Riyad’dan doğrulama gelmedi.
Husi milisleri geçen hafta Suudi Arabistan’a defalarca ateş açarak güney ve batıdaki şehirlerde alarma neden oldu. Geçen hafta Irak’ta İran destekli savaşçılara atfedilen bir saldırı da Suudi Arabistan’ın, abluka altındaki Hürmüz Boğazı’ndan petrol ihracatını yönlendirmek için kullanılan ana güzergah olan Doğu-Batı Petrol Boru Hattı’nı devre dışı bıraktı.
Riyad, ayrıca dün Mekke’nin güneyinde, kutsal şehir üzerindeki yasaklı hava sahasına girmeden önce bir Husi insansız hava aracının düşürüldüğünü ve bu saldırının tüm Müslümanlar için kutsal olan türbeleri tehdit eden “kırmızı çizgiyi” aştığını söyledi. Husi sözcüsü Sari, Mekke’yi hedef aldıklarına ilişkin iddiayı reddetti ve Suudi haberlerinin propaganda amaçlı bir kurgu olduğunu savundu.
ABD, UMMAN’DA HUSİLERLE YÜZ YÜZE GÖRÜŞTÜ
Reuters haber ajansı, konuyla ilgili bilgi sahibi beş kaynağa dayandırdığı haberinde, ABD’li yetkililerin hafta sonu Umman’ın başkenti Muskat’ta, ABD Büyükelçiliğinde Husilerin temsilcileriyle görüştüğünü duyurdu.
Bu görüşme, Husilerin Kızıldeniz kıyısındaki stratejik bölgeleri ele geçirmesinden sonra gerçekleşti. Kamuoyuna açıklanmayan bu toplantının gerçekleşmesi için Umman’ın arabuluculuk yaptığı kaydedildi.
Toplantıda ABD’yi büyükelçilik personeli temsil ettiği belirtilirken, Husiler adına ise ABD yaptırımlarına tabi olan Muskat’ta görevli üst düzey bir yetkili Muhammed Abdülsalam ve bir diğer üst düzey Husi yetkilisi Abdelmalik el-Aciri’nin toplantıya katıldığı ifade edildi.
Toplantıda Husilerin, ABD yetkililerine Amerikan gemilerine saldırma niyetlerinin olmadığını ve ABD ile 2025 ateşkesine bağlı olduklarını söyledikleri bildirildi. Husi yetkililerinin ayrıca Suudi Arabistan’a ait olanlar hariç, İsrail gemilerine veya herhangi bir ticari gemiye saldırmayacaklarını söylediğini de aktarıldı.
Bu arada ABD Suudi Arabistan için seyahat uyarısını sıkılaştırdı ve hükümet çalışanlarının Yemen sınırından yaklaşık 30 kilometre mesafeye kadar seyahat etmesini yasakladı.
ABD, HUSİLERLE ATEŞKESE VARMIŞTI
Trump yönetimi Mart 2025’te Husileri “yabancı terör örgütü” olarak tanımladı. Bu durum, Husilere destek vermeyi suç haline getirdi. Bu kararın ardından ABD iki ay boyunca Yemen’de Husilere yönelik saldırılara dahil oldu. Bununla birlikte Washington o zamandan beri grupla müzakerelerde bulundu ve nihayetinde Mayıs 2025’in başında Husiler ile bir ateşkes anlaşmasına vardı.
ABD Başkanı Donald Trump 12 Eylül’de yaptığı açıklamada, Husi milislerinin ABD’yi arayarak Yemen savaşına karışmamasını istediklerini söyledi. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ise 14 Eylül’de yaptığı açıklamada, ABD’nin grupla doğrudan temas halinde olduğunu söyledi, ancak ayrıntı vermedi.
Yemen’de 2014’ün sonlarından beri Suudi Arabistan destekli Yemen hükümeti ile İran destekli Husi milisleri arasında çatışmalar yaşanıyor. Suudi Arabistan öncülüğündeki Arap koalisyonunun aktif olarak dahil olduğu savaş 2022’de varılan ateşkesle görece sakin bir döneme girmişti. Ancak İran’daki savaşla birlikte Yemen’de gerilim ve çatışmalar yeniden baş gösterdi. Temmuz ayında İran ile görüşmelerin tıkanması ve 18 Haziran’da imzalanan mutabakat zaptının çökmesinin ardından ABD Başkanı Donald Trump’ın ateşkesin sona erdiğini duyurmasıyla Babu’l Mendeb Boğazı da yeniden gündeme gelmeye başladı. İran destekli Husiler, İran’a yönelik ABD deniz ablukası nedeniyle Babu’l Mendeb Boğazı’nda gemi geçişlerini durduracağını duyurdu. Bu hamle, İran’ın şartlarını kabul ettirmek için Hürmüz’de uyguladığı stratejinin Suudi Arabistan’ın öbür yakasında da devreye girmesi anlamına geliyordu.
Husi milislerinin Hürmüz Boğazı’nın karşısındaki Arap Yarımadası’ndaki su yolunun kontrolünü ele geçirmesi, destekçileri İran’a ABD ile olan savaşta kritik bir avantaj sağlayabilir ve bu, ikinci büyük transit koridorundan yapılan tedarikleri azaltarak petrol fiyatlarının fırlamasına neden olabilir.
Bu durum, Trump’ın Kasım ayındaki ara seçimler öncesinde Cumhuriyetçi Parti’nin seçim şansını zedeleyen savaştan çıkış yolu bulmasını da zorlaştırabilir.
ABD HUSİLERİ VURDU, ANLAŞMA İLAN ETTİ, AMA İRAN’DAN SONRA YENİ BİR DURUM VAR
Husilerle sadece Suudi Arabistan çatışmadı. 2023’ten sonra İsrail birçok kez Husileri bombaladı ve aralarında Husi hükümetinin başbakanı ve genelkurmay başkanının da olduğu çok sayıda üst düzey yetkilisini öldürdü. Coğrafi mesafe nedeniyle de Husilerin, Hizbullah veya Hamas kadar, İsrail’i tehdit edebilme kapasitesini engelliyor.
Başbakanları da vurulmuştu | Husiler: Genelkurmay Başkanımız öldürüldü
ABD de Husileri bombaladı. En şiddetli saldırılar ise Mayıs 2025’in başında görüldü. Ancak 6 Mayıs’ta ABD Başkanı Trump, Husiler ile ateşkes anlaşmasına varıldığını duyurdu. Trump, Yemen’deki Husilerin artık savaşmak istemediklerini kendilerine ilettiklerini belirterek “Biz de buna saygı duyacağız ve onları bombalamayı durduracağız. Teslim oldular, artık gemileri havaya uçurmayacaklarını söylüyorlar” ifadelerini kullanmıştı.
Hürmüz’den sonra Babu’l Mendeb: Somaliland ve Eritre daha da ‘kıymetli’







