Bağdat’ın silahları devlet kontrolünde toplama girişimi, İran’a yakın gruplardan birinin sert çıkışıyla yeni bir aşamaya girdi. Irak Hizbullah Tugayları, hükümetle silahlarının geleceğini görüşmenin önüne üç koşul koydu.
HABER MERKEZİ- Bağdat’ın ülkedeki silahların devlet kurumlarının denetiminde toplanması yönündeki girişimi, Irak’ın en güçlü silahlı Şii gruplarından Hizbullah Tugayları’nın (Ketaib Hizbullah) sert tepkisiyle karşılaştı.
Tugayların güvenlik sorumlusu Ebu Mücahid el-Assaf, 17 Ağustos gecesi yayımladığı açıklamada, hükümetle silahların düzenlenmesi konusunda herhangi bir uzlaşma için üç koşul öne sürdü.
İlk koşul, ABD güçlerinin Irak topraklarından ve hava sahasından “tam ve gerçek anlamda” çekilmesi ve bir daha geri dönmeyeceğinin güvence altına alınması. Grup ayrıca Irak’ın siyasi ve ekonomik kararlarının ABD etkisinden kurtarılmasını istedi.
İkinci koşul, “Türk güçlerinin Irak’tan çekilmesi.”
Üçüncü koşul ise “Peşmerge güçlerinin feshedilmesi.”
“PEŞMERGE EN TEHLİKELİ GÜÇ”
Irak merkezli Şafaq News, Alsumaria ve diğer bölgesel medya kuruluşları tarafından aktarılan açıklamada, Peşmerge “Irak’ın birliği açısından en ağır silahlı ve en tehlikeli milis güç” olarak nitelendirildi.
Kürdistan Bölgesi yönetiminin kendi savunma gücünü oluşturan Peşmerge Bakanlığı’na bağlı birliklerin bir bölümü Irak Savunma Bakanlığı ile koordinasyon içinde hareket ediyor. Ancak Peşmerge’nin siyasi ve askeri yapısı, Bağdat ile Erbil arasındaki yetki paylaşımının en hassas başlıklarından biri olmaya devam ediyor.
Hizbullah Tugayları ise Peşmerge’yi yalnızca Irak içindeki bir güvenlik gücü olarak değil, Irak’ın toprak bütünlüğüne yönelik tehdit olarak tanımlıyor ve feshedilmesini istiyor.

Hizbullah Tugayları’nın açıklamasındaki Türkiye bölümü özellikle dikkat çekiyor.
Türkiye’nin Federe Kürdistan’daki askeri varlığı, Ankara’nın PKK’ye karşı yürüttüğü operasyonlar nedeniyle yıllardır Bağdat ile Erbil arasındaki tartışmalı başlıklardan biri. Türkiye, sınır ötesi operasyonlarının gerekçesini PKK’nin Irak topraklarından Türkiye’ye yönelik saldırılarını önlemek olarak açıklıyor. Bağdat ise zaman zaman Türk askeri operasyonları ve üslerinin Irak’ın egemenliğini ihlal ettiğini savunuyor.
HÜKÜMETE YÖNELİK TEHDİT
Şafaq News, açıklamada örgütün hükümetin bazı operasyonlarının silahlı grupların üyelerinin ve ailelerinin evlerine yönelik baskınlara ve yıldırmaya dönüştüğünü ileri sürdüğünü aktardı. El-Assaf, grubun “sabrının tükenmeye başladığını” söyleyerek misilleme ihtimaline de işaret etti.
Irak medyasına göre hükümet son dönemde Hizbullah Tugayları’nın etkili olduğu bazı bölgelerde de devlet otoritesini güçlendirmeye yönelik adımlar atıyor. Bunlardan biri, Babil vilayetinin kuzeyindeki Curf el-Sakhr bölgesine ilişkin hükümet komisyonunun çalışmaları.
“IRAK’IN GERÇEK EGEMENLİĞİNİN SAĞLANMASI”
İmar ve Kalkınma İttifakı yöneticilerinden Ali el-Fetlavi ise silahların devletin elinde toplanması sürecinin belirli bir grubu hedef alacak biçimde yürütülmemesi gerektiğini söyledi. Fetlavi, Irak’ın egemenliğinin ihlal edildiğini savunduğu ABD ve Türk askeri varlığının da aynı çerçevede ele alınmasını istedi.
Irak merkezli Al-Maalouma haber ajansına konuşan Fetlavi, Türkiye’nin Irak topraklarındaki askeri varlığını “açık bir egemenlik ihlali” olarak nitelendirdi. ABD güçlerinin ise Irak’tan kara ve hava yoluyla “tam ve fiili” biçimde çekilmediğini savundu.
Fetlavi, İran’a yakın “İslami direniş gruplarının” hükümet ve siyasi süreç açısından tehdit oluşturmadığını, aksine bu grupların “güvenlik supabı” işlevi gördüğünü ileri sürdü. Buna rağmen silahların devlet kontrolüne alınması ilkesine karşı olmadıklarını, ancak bunun “Irak’ın gerçek egemenliğinin sağlanması” koşuluyla gerçekleşmesi gerektiğini söyledi.
İRAN FAKTÖRÜ
Silahlı grupların tutumu, Irak’ın iç siyaseti kadar İran ile ilişkileri açısından da önem taşıyor.
Şafaq News, son günlerde Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kani’nin Bağdat’a gerçekleştirdiği bildirilmeyen bir ziyarette Koordinasyon Çerçevesi’ne bağlı siyasi aktörler ve silahlı gruplarla görüştüğünü yazdı. Habere göre Kani, gruplara bu aşamada silahlarını teslim etmemeleri yönünde mesaj verirken, aynı zamanda hükümetle silahlı çatışmaya sürüklenmemeleri ve siyasi bir çözüm aramaları çağrısında bulundu.
Vekil güçleri ve siyasi etkisi güçlü ABD-İran geriliminde kritik bir yer: Kalibaf, Irak’a gidiyor







