5 Kasım 2026 Nûmedya24
Ekoloji

Arzoxli'deki GES’e yargı engeli

Mahkeme: ÇED kararı hukuka aykırı

Köylülerin günlerdir nöbet tuttuğu Zenkar-2 GES projesinde mahkeme yürütmeyi durdurdu. Bilirkişi raporuna göre, projenin birinci derece arkeolojik sit alanı, meraları ve tarım arazilerini tehdit eden etkileri ÇED sürecinde gereğince değerlendirilmedi.

Foto: MA

HABER MERKEZİ- Diyarbakır’ın Sur ilçesinde yapılması planlanan Zenkar-2 Güneş Enerjisi Santrali projesinin ÇED olumlu kararı mahkeme tarafından durduruldu. Bilirkişi raporu; mera kaybı, aşırı otlatma, erozyon ve arkeolojik miras üzerindeki risklere dikkat çekti.

MA'da yer alan habere göre, Diyarbakır 1’inci İdare Mahkemesi'nin verdiği karar, mahalle sakinlerinin projeye karşı tuttuğu nöbet sürerken geldi.

Ekoloji Derneği, Diyarbakır Barosu Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu ile mahalle sakinlerinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına karşı açtığı davada bilirkişi raporunu değerlendiren mahkeme, raporu kararına dayanak oluşturabilecek nitelikte buldu.

Mahkeme kararında, proje alanındaki 118 ada 63, 70 ve 72 numaralı parsellerin, Diyarbakır Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 20 Ocak 2026 tarihli kararıyla Girab Bajar Yerleşim Yeri adı altında birinci derece arkeolojik sit alanı ilan edildiğine dikkat çekildi. ÇED raporunun arkeolojik değerlerin korunması bakımından yetersiz olduğu belirtildi.

MERA ALANLARI DARALACAK, OTLATMA BASKISI ARTACAK

Bilirkişi değerlendirmesinde projenin çevresel etkileri de sıralandı.

Yaklaşık 804 bin 500 metrekarelik mera alanının 313 bin 60 metrekarelik bölümünün proje kapsamında kalıcı olarak kullanılacağı belirtildi.

Mera alanının daralmasına rağmen hayvan sayısının değişmeyecek olması, çevredeki diğer meralarda aşırı otlatma riskini artıracak.

Raporda, aşırı otlatmanın bitki örtüsünün azalmasına, çıplak toprak miktarının artmasına ve meraların verimliliğinin düşmesine yol açabileceği kaydedildi.

Ayrıca eğimli arazide kazı sırasında ortaya çıkacak hafriyatın kontrolsüz bırakılması halinde erozyon ve toprak kayması riskinin bulunduğu, bunun aşağı kesimlerdeki yerleşimleri ve tarım arazilerini etkileyebileceği belirtildi. ÇED raporunda bu risklere karşı yeterli önlem bulunmadığına dikkat çekildi.

Mahkeme, arkeolojik miras, mera alanları ve ekosistem üzerindeki olası etkiler birlikte değerlendirildiğinde projeye verilen ÇED olumlu kararının hukuka uygun olmadığı sonucuna vardı. Kararın uygulanmasının çevre ve ekosistem dengesi üzerinde telafisi güç zararlar doğurabileceğini belirterek, dava sonuçlanıncaya kadar yürütmenin durdurulmasına hükmetti.

İlgili Haberler

Doğu Ergil yazdı

Devlet aklı ile iktidar çıkarı arasındaki gerilim olabilir mi?

Bir ülkede devlet kurumları belirli bir siyasal kadronun devamlılığına bağımlı hâle gelirse, iktidar değişikliği olağan bir demokratik süreç olmaktan çıkarak kurumsal bir belirsizlik kaynağına dönüşebilir. Bu durumun iki sonucu vardır: İktidar, kendi devamlılığını devletin istikrarıyla özdeşleştirme eğilimine girebilir. Buna ilâveten, devlet kurumları, görevlerini yerine getirirken hukuktan çok siyasal beklentileri gözetmeye başlayabilir.

Sedat Ulugana yazdı

Zilan'da katliamdan sonra: Kayyum, sürgün ve gasp edilen bir memleket

Oysa Zilan'ın tarihini yazmak, yalnız öldürülenlerin izini sürmek değildir. Sağ kalanların başına gelenleri, sürgünde doğan ve büyüyen çocukları, yirmi yıl sonra harap köylerine dönen aileleri, el değiştiren arazileri ve yasak bölge ilan edilen bir memleketin yeni sahiplerini de araştırmak gerekir. Çünkü 1930 yazında Zilan'da yaşanan katliam, geride kalan Kürtlerin hayatını belirleyen uzun bir sürecin başlangıcı olmuştu.

Anasayfa