30 Ekim 2026 Nûmedya24
Ekoloji

Biyoçeşitlilik kaybı:

Doğayı talan edenler tamir etmeye para bulamıyor

Ermenistan'daki COP17 zirvesinde yayımlanan değerlendirmeler, doğa tahribatının ekonomik sistem üzerindeki etkilerine dikkat çekiyor. Bilim insanları ve uluslararası kuruluşlar, ekosistemlerin bozulmasının gıda üretiminden su kaynaklarına, sanayiden küresel tedarik zincirlerine kadar geniş bir alanı riske attığı uyarısında bulunuyor.

HABER MERKEZİ- Dünyada biyolojik çeşitliliğin hızla azalması, yalnızca doğal yaşamı değil, küresel ekonominin işleyişini de tehdit ediyor. Ermenistan'ın başkenti Erivan'da düzenlenen Birleşmiş Milletler Biyolojik Çeşitlilik Konferansı COP17'de, ekosistemlerin bozulmasının ekonomik sonuçları ve ülkelerin doğayı koruma taahhütlerini yerine getirmekteki başarısızlığı gündeme geldi.

Tarım, balıkçılık, ormancılık ve turizm gibi doğrudan doğal kaynaklara bağlı sektörlerin yanı sıra sanayi ve uluslararası ticaret de sağlıklı ekosistemlere bağımlı. Toprak verimliliğinin azalması, tozlaşmayı sağlayan böceklerin kaybı, su kaynaklarının bozulması ve ormanların tahrip edilmesi, üretim maliyetlerini artırırken ekonomik faaliyetlerin sürdürülebilirliğini de zayıflatıyor.

Reuters'ın COP17'ye ilişkin değerlendirmesine göre ülkeler, 2030 yılına kadar biyolojik çeşitlilik kaybını durdurmak ve tersine çevirmek için belirlenen 23 hedefin 22'sinde mevcut ilerleme hızıyla hedeflerin gerisinde bulunuyor. Küresel kara alanlarının yüzde 27,5'inin 2030'a kadar koruma altına alınabileceği öngörülse de diğer hedeflerde ciddi eksiklikler var.

2030 HEDEFLERİNİN GERİSİNDE

2022'de Kanada'nın Montreal kentinde kabul edilen Kunming-Montreal Küresel Biyolojik Çeşitlilik Çerçevesi, doğa kaybını durdurmak ve tersine çevirmek amacıyla 2030'a kadar ulaşılması gereken 23 hedef belirledi.

Bunların başında kara ve deniz alanlarının en az yüzde 30'unun korunması, pestisitlerin yarattığı riskin azaltılması ve biyolojik çeşitliliğe zarar veren yıllık en az 500 milyar dolarlık teşviklerin kaldırılması geliyor.

Ancak BM Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi Sekretaryası'nın değerlendirmesine göre ülkelerin hazırladığı ulusal hedeflerin yarısından azı, 2030 taahhütlerini gerçekleştirmek için yeterli düzeyde. COP17'de ülkeler, dört yıllık uygulama sürecinin ilk kapsamlı değerlendirmesini yapıyor.

BM Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi İcra Sekreteri Astrid Schomaker, ilerleme kaydedildiğini ancak bunun 2030 hedeflerine ulaşmak için gereken hız ve ölçekte olmadığını belirtiyor.

Bilim insanlarına göre biyolojik çeşitlilik kaybının başlıca nedenleri, doğal yaşam alanlarının tarım ve altyapı projeleri için dönüştürülmesi, aşırı avlanma ve balıkçılık, kirlilik ve istilacı türlerin yayılması. İklim değişikliği ise bu baskıların etkisini artırıyor.

Biyolojik çeşitlilikteki gerileme, özellikle gıda üretimi açısından önemli riskler taşıyor. Tozlaşmayı sağlayan böceklerin azalması, tarımsal üretimin doğal süreçlere bağımlılığını daha görünür hale getiriyor. Avustralya'daki bazı badem bahçelerinde doğal tozlaştırıcıların azalması nedeniyle binlerce arı kovanının kullanılması, bu bağımlılığın örneklerinden biri.

COP17'DE FİNANSMAN TARTIŞMALARI: NEYLE KORUYACAĞIZ DOĞAYI?

19-30 Ekim tarihleri arasında Erivan'da düzenlenen COP17'nin temel gündemlerinden biri de doğayı korumak için gerekli finansmanın nasıl sağlanacağı. Özellikle gelişmekte olan ülkeler, biyolojik çeşitliliğin korunması için uluslararası finansman mekanizmalarının güçlendirilmesini talep ediyor.

Reuters'ın aktardığına göre ülkeler, 2030'a kadar biyolojik çeşitlilik için yıllık 30 milyar dolarlık kamu finansmanı hedefi ile toplam 200 milyar dolarlık kaynak seferber edilmesi konusunda ilerleme sağlamaya çalışıyor.

Kolombiya, Finlandiya ve Fransa da 26 Ekim'de doğaya zarar veren yıllık 500 milyar dolarlık teşviklerin belirlenmesi ve başka alanlara yönlendirilmesi için uluslararası işbirliğini artırma girişimini duyurdu ancak fosil yakıtlara bağımlı ülkelerin ve bazı büyük ekonomilerin finansman yükümlülükleri ile bağlayıcı mekanizmalar konusunda itirazları sürüyor.

İlgili Haberler

Anasayfa