Turgut’un ölümünden altı yıl sonra ortaya çıkan ATK raporu, soruşturma dosyasındaki yaralanma ve ölüm bulgularını ayrıntılandırmış durumda. Ancak olayın nasıl gerçekleştiğine ve sorumluların kim olduğuna ilişkin soruşturmadaki gizlilik kararı devam ediyor.
HABER MERKEZİ- Van’ın Çatak ilçesinde 11 Eylül 2020’de gözaltına alınan Servet Turgut ve Osman Şiban’ın helikopterden atıldığı iddiasıyla ilgili soruşturmada yeni bir belge ortaya çıktı. Adli Tıp Kurumu raporu, Turgut’un hastaneye kaldırıldığında maruz kaldığı ağır travmaları ayrıntılı biçimde ortaya koyuyor.
Mezopotamya Ajansı’ndan Adnan Bilen imzasıyla yayımlanan habere göre, 55 yaşındaki, yedi çocuk babası Turgut ile 50 yaşındaki, sekiz çocuk babası Şiban, bölgede yürütülen askeri operasyon sırasında gözaltına alındı. Aileleri iki köylüden üç gün boyunca haber alamadı. 13 Eylül’de ikisinin de Van Bölge ve Eğitim Araştırma Hastanesi’nin yoğun bakımında bulunduğu öğrenildi.
Turgut, 30 Eylül’de tedavi gördüğü hastanede öldü. Şiban ise uzun süre tedavi gördü.
KAFATASI, KABURGALAR VE OMURLAR
ATK raporuna göre Turgut hastaneye getirildiğinde bilinci tamamen kapalı ve hayati durumu kritik haldeydi. Solunumu durmuştu. Entübe edildi; kalp masajı ve yapay solunumla yeniden hayata döndürüldü.
Baş derisi, yüzü ve göz çevresinde ağır darbelere bağlı yaygın kanamalar tespit edildi. Üst çene kemiklerinde kırıklar vardı. Beyin zarları arasında ve beynin yüzeyinde ciddi kanamalar ile beyin ödemi saptandı.
Raporun sonuç bölümünde Turgut’un kaburgaları ve bel omurları dahil olmak üzere vücudundaki çoklu kırıklara, boyun kemiklerindeki kaymaya ve ağır beyin kanamasına dikkat çekildi. Bunlara bağlı organ yetmezlikleri geliştiği ve Turgut’un 19 gün boyunca ilaçlar ve tıbbi cihazlarla hayatta tutulabildiği belirtildi.
Adli Tıp Kurumu, ölüm nedenini kafa, yüz ve kafatası kemiklerindeki kırıklar, çok sayıda kaburga kırığı, beyin kanaması, akciğer sönmesi ve ayak parmaklarında soğuğa bağlı doku ölümleri ile bunların yol açtığı organ yetmezlikleri olarak sıraladı.
ALTI YILDIR KAPALI BİR SORUŞTURMA
Turgut’un ölümüne ilişkin soruşturma dosyasında gizlilik kararı hala yürürlükte. Avukatların bu kararın kaldırılması için yaptığı başvurulardan da sonuç çıkmadı.
Dosyanın avukatı Hamit Koçak, soruşturmanın etkin biçimde yürütülmediğini ve mağdurların adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini savundu. Koçak, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesindeki Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın dosyayı gündemine almasını istedi.
MA’ya konuşan Turgut’un kardeşi Naif Turgut ise olay sırasında iki köylünün de tarlada olduğunu, daha sonra askerler tarafından helikoptere bindirildiklerini söyledi.
Ailesinin üç gün boyunca kendilerinden haber alamadığını belirten Turgut, doktorların kendilerine abisinin vücudundaki kemiklerin kırıldığını söylediğini aktardı ve sorumluların yargılanmasını istedi.
ASKERLERİN İFADELERİ: LİNÇ EDİLDİLER
Soruşturma dosyasındaki asker ifadeleri de olayın başka bir yönüne işaret ediyor. Mezopotamya Ajansı’nın ulaştığı ifadelere göre, operasyona katılan 40 askerin ifadesi üst düzey bir askeri yetkilinin oluşturduğu heyet tarafından alındı.
Bu ifadelerde Turgut ve Şiban’ın helikoptere bindirildikleri sırada yaralı olmadıkları, helikopter henüz piste inmeden yüzlerce askerin bulunduğu alana bırakıldıkları ve ardından linç edildikleri anlatıldı.
Olayın ardından Şiban ve olayı haberleştiren gazeteciler hakkında da davalar açıldı.
Mersin 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi, 11 Nisan 2023’te Şiban’ı “örgüt üyesi olmak” suçlamasıyla 7 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2’nci Ceza Dairesi, yapılan istinaf başvurusunu reddederek kararı onadı.






