MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Kürt sorununun çözümü için devam eden sürece ilişkin yaptığı açıklamada, adımların ciddiyet ve samimiyetle atılmaya devam edeceğini belirtti, “En kısa zamanda nihayete erdirilecektir” dedi.
HABER MERKEZİ – MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Meclis’te partisinin haftalık grup toplantısında gündemdeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Konuşmasında Kürt sorunun çözümü için devam eden süreç hakkında konuşan MHP lideri Bahçeli, “Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge girişimi, Türkiye hasımları ve bölgede hakimiyet kurma heveslerini endişeye sürüklerken, tarihimizin her döneminde olduğu gibi Türkiye’yi zayıflatmaya dönük sistemli çabalar da devreye sokulmaktadır. Nasıl geçmişte kimi zaman ekonomik kimi zaman siyasi ve sosyal, kimi zaman da terör ve şiddeti esas alan yollarla milletimiz ayrıştırılmak, ekonomimiz istikrarsızlaştırılmak, devletimiz güçsüzleştirilmek istendiyse, yakaladığımız huzur ve güven ortamını sabote etmek isteyenler de yine devrededir” dedi.
SÜREÇTE ADIMLAR CİDDİYETLE ATILMAYA DEVAM EDECEK
Süreçte adımların ciddiyetle atılmaya devam edeceğini belirten Bahçeli, şu ifadeleri kullandı.
דTerörsüz Türkiye adımları, ciddiyetle ve samimiyetle atılmaya devam edecek ve en kısa zamanda nihayete erdirilecektir. Aynı zamanda terörsüz bölge yolunda önemli gelişmelerin yaşandığı bir dönemde ise İsrail’in bölgeye dönük saldırganlıkları, yaklaşan seçimleri de bahane edilerek devam etmekte. Kışkırtıcılık seviyesi artmaktadır. İlk kıblemiz olan Mescid-i Aksa’ya yönelik provokasyonlar, İsrail barbarlığının geldiği seviyeyi göstermektedir. Diğer yandan kutsal topraklara yönelik Husi saldırıları bölgeyi istikrarsızlaştırma hedefinin aynı amaca hizmet eden farklı bir unsurudur. Söylemler farklı olsa da hizmet ettikleri şey farksızdır.”
FON SORUŞTURMASI
Bahçeli konuşmasında muhalefet belediyelerine dönük operasyonlar, fon krizi ve soruşturması ile hakemlere dönük operasyonlara da değindi.
Bahçeli, şunları söyledi:
“Belediyelerde yaşanan yolsuzluk ve ahlaksızlıkların ülke düzeyinde yayıldığı bir dönemde siyaset adına bunların üstünün örtülmesine yahut olduğundan farklı gösterilmek suretiyle kamu malına zarar verenlerin, yetim hakkını el uzatanların masumlaştırılmasına fırsat verilmemelidir. Sermaye piyasalarında yaşanan gelişmelerle birlikte veya futbolda, hakemlik camiasında yaşananlar da soruşturulmalı.
Türkiye her bakımdan gayri hukuki ve gayri ahlaki unsurlardan ayıklanmalıdır. Hiçbir yolsuzluk, usulsüzlük hukuk önünde koruma görmemelidir.
Fon soruşturması kapsamında devletimizin kurulları gerekli adımları atmakta, yargı süreci işlemekte, küçük yatırımcıyı korumaya dönük yasal süreçler de başlatılmış bulunmaktadır. Kurumlarımıza ve Türk adaletine güveniyor, adaletin doğru aynı zamanda da hızlı tecelli etmesini milletimiz adına bekliyoruz.”
FON KRİZİ: MUHALEFETE YÜKLENDİ
Fon krizi ile ilgili muhalefetin eleştirilerine tepki gösteren Bahçeli, şunları dile getirdi:
Bununla birlikte dikkatlerini çekmek isteriz, isteriz ki bu süreçte özellikle muhalefet çevresinde elma ile armut aynı kefede tartılmaya kalkılmakta, kamuoyu yanıltılmak, yönlendirilmektedir. Ve tahrik etmek amacıyla organize suç şebekesi haline gelmiş, kamu mallarına el uzatmış, milletimizin üzerine çökmüş, belediyelerdeki ahlaksızlıklar milletimizden saklanmaya üstü örtülmeye çalışılmaktadır.
Belediyelerdeki rüşvet ve yolsuzluk operasyonlarına karşısında fon rövanşizmi politik antitezi, sentezi olarak siyasi kültürün damarlarına zerk edilmek istenmekte, bu şekilde olayın mahiyetini anlamaktan ziyade Türk toplumunun hal-i pür mealini suni bir gündeme hapsetmek arzu edilmektedir.
Nitekim muhalefet yönetimindeki belediyelere yönelik rüşvet, yolsuzluk ve diğer ahlâka mugayir eylemler karşısında fon krizini bir kaçış rampası olarak görmekte, ahlâkî zafiyetlerinin üstünü örtmeye yönelik bir fırsata dönüştürmek çabasına girmektedir.
YOLSUZLUKLA ETKİLİ MÜDAHELE EDİLMEK DURUMUNDA
Yolsuzlukla mücadelede etkin ve hukuka uygun bir biçimde mücadele edilmesi gerektiğini belirten Bahçeli, şöyle devam etti:
“Türkiye’nin birlik ve düzeni her şeyin üstünde her türlü siyasi mülazanın önceliğindedir. Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu sorunların gerektiğini inkar etmeden vatandaşlarımızın sosyoekonomik beklentilerini dikkate alan bununla birlikte yolsuzluk usulsüzlük ve yozlaşmayla etkin ve hukuka uygun biçimde mücadele edildiğine ilişkin kamuoyunun ikna olacağı bir yaklaşımı hep birlikte sergilemek durumundayız. Türkiye hepimizin hep birlikte Türkiye’yiz. Milletçe kederimiz kıvancımız bir, geleceğimiz birdir. Yapmamız gereken olayları siyasal çatışmanın aracı haline getirmek değil hukuk ve demokrasi temelinde kurumsal dayanıklılığı arttırarak gelecek perspektifimizi güçlendirmektir.”
FRANSA’DA LİSELİLERİN PROTESTOLARI
Bahçeli’nin gündeminde Fransa’da lise öğrencilerinin eğitim koşullarına karşı başlattığı protestolar da vardı.
Bahçeli, konu hakkında şunları söyledi:
“Fransa’da yaşanan öğrenci eylemleri Avrupa’nın toplumsal huzur ve istikrar bakımından karşı karşıya bulunduğu sorunları bir kez daha gözler önüne sermiştir. Okulların fiziki şartlarının iyileştirilmesi öğretmen açığının giderilmesi ve eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması talebiyle sokaklara inen gençler esasen geleceklerinden kaygı duyduklarını ortaya koymaktadır. Avrupa’nın artan ırkçılık ve yabancı düşmanlığı gibi ağır sorunlarla yüzleştiği bir dönemde gençlerin kitlesel şekilde sokaklara inmesi toplumsal huzur ve dayanışma ikliminin giderek bozulacağına işaret etmektedir. Göstericilerin Bastil Meydanı’nda toplanması Fransız Devrimi’ne yapılan bir gönderme olmaktan öte olayların daha geniş kitleleri sokağa dökme potansiyeli taşıdığına işaret etmektedir. 1968 olaylarını ve 2018’deki sarı yeleklileri hatırlatan gösteriler gerekçe gösterilen sorunların çözülememesi halinde eylemlerin Fransa’dan başlayarak dalga dalga diğer Avrupa ülkelerine de yayılma potansiyeli taşımaktadır.
Diğer taraftan gösterilere yönelik polis müdahalelerinde yaşanan ağır yaralamalar ve binlerce kişinin gözaltına alınması başka ülkelere demokrasi ve insan hakları konusunda ders vermeyi alışkanlık haline getirenlerin aynı ülkeleri kendi vatandaşları söz konusu olduğunda nasıl görmezden gelebildiğini göstermiştir. Benzer durumlar Türkiye’de yaşansa insan hakları ve demokrasi çağrısı yapacak Avrupalı liderlerin Fransa’daki şiddete ses çıkarmaması Avrupa’nın ikiyüzlülüğünü bir kez daha ifşa etmiştir.”
FRANSA’YA HEVESLENMEYİN
Konuşmasının sonunda gençlere seslenen Bahçeli, “Gençlerimize de sesleniyorum. Fransa’ya heveslenmeyin. Batı emperyalizmine kapılmayın. Türkiye’ye sahip çıkın. Türkiye’siz olsun” ifadelerini kullandı.







