Temmuz sonunda Fas’tan İspanya’nın Kuzey Afrika’daki toprağı Ceuta’ya on binlerce kişinin geçmesinin ardından Madrid’e yöneltilen eleştiriler yerini dayanışma mesajlarına bırakıyor. AB liderlerinin bu hafta görüşeceği taslak bildiride Ceuta ve Melilla’nın Birliğin parçası olduğu vurgulanıyor.
HABER MERKEZİ- Avrupa Birliği, temmuz sonunda yaşanan göç krizinin ardından Ceuta konusunda İspanya’ya desteğini açık biçimde ortaya koymaya hazırlanıyor. El País gazetesinin ulaştığı Avrupa Konseyi taslak bildirisinde, Ceuta ve Melilla’nın Afrika kıtasındaki tek kara sınırları olduğu hatırlatılarak İspanya’yla dayanışma ifade edildi.
Brüksel’de bu hafta yapılacak AB zirvesinde ele alınacak taslakta, 30 ve 31 Temmuz’da Ceuta’ya yaşanan ani ve kitlesel göç hareketine atıf yapıldı. Metin ayrıca Birliğin İspanya’ya sağladığı mali ve operasyonel desteği memnuniyetle karşılıyor.
Taslak henüz kesinleşmiş değil.
İLK TEPKİLERİ MADRİD’İ HEDEF ALMIŞTI
AB’nin bugünkü tutumu, krizin ilk günlerindeki açıklamalardan farklı.
1 Ağustos’ta İtalya’nın öncülük ettiği 27 AB ülkesinden 22’si, İspanya hükümetinin düzensiz göçmenlere yönelik düzenleme planını göçü teşvik eden bir etken olarak göstermişti. Liderler, Avrupa Komisyonu’ndan yeni önlemler alınmasını istemiş, iç sınır kontrollerinin yeniden uygulanması ihtimalini de gündeme getirmişti.
İtalya Başbakanı Giorgia Meloni yönetimi İspanya’yla Schengen kapsamındaki serbest dolaşımı geçici olarak askıya alırken Madrid de Roma’ya karşı aynı adımı atmıştı. Ancak göçmenlerin büyük bölümünün Ceuta’dan ayrılmasının ardından Avrupa başkentlerinin tutumunda değişiklik yaşandı.
ARKA PLANDA FAS GERİLİMİ
Temmuz sonunda Fas’tan Ceuta’ya 70 binden fazla kişinin geçtiği bildirilmişti. Kriz sırasında Fas donanmasına ait bir fırkateyn ile bazı devriye gemilerinin İspanya’nın egemenlik alanındaki sularda izinsiz seyrettiği de El País tarafından haberleştirildi. İspanyol donanmasının bölgeye gemi göndermesi ve iki ülke arasında üst düzey temasların ardından denizdeki gerilimin sona erdiği belirtildi.
Taslak bildiri Fas’ı doğrudan suçlamıyor ancak Ceuta ve Melilla’nın AB’nin parçası olduğu vurgulanarak, iki kenti zaman zaman kendi toprağı olarak tanımlayan Rabat’a yönelik siyasi bir mesaj niteliği taşıyor.







