İncir tezgâha geldiğinde kimileri siyah inciri seçiyor, kimileri ise yeşil incirin tadından vazgeçmiyor. Besin değerlerine bakıldığında iki incir arasında sanıldığı kadar büyük bir fark bulunmuyor.
Siyah ve yeşil incir lif, doğal şeker, potasyum ve çeşitli bitkisel bileşenler içeriyor. Siyah incirin ayrıldığı noktalardan biri ise koyu renkli kabuğu.
SİYAH İNCİRİN RENGİ KABUĞUNDAN GELİYOR
Siyah ve mora çalan incirlerin kabuğunda antosiyanin adı verilen doğal pigmentler bulunuyor. Böğürtlen, yaban mersini ve mor üzümde de bulunan bu maddeler antioksidan özellikleriyle biliniyor.
Siyah inciri kabuğuyla yemek de burada önem kazanıyor. İyice yıkanan incirin kabuğunu soymadan tüketmek mümkün.
YEŞİL İNCİR DE LİF BAKIMINDAN ZENGİN
Yeşil incirin renginin açık olması besin değerinin düşük olduğu anlamına gelmiyor. Yeşil incir de lif ve potasyum başta olmak üzere çeşitli besin öğeleri içeriyor.
İncirin şeker oranı ise yalnızca rengine bağlı değil. Çeşidi ve ne kadar olgunlaştığı da tadını değiştiriyor. Bu yüzden her siyah incirin yeşil incirden daha tatlı olduğunu söylemek mümkün değil.
TAZE İLE KURU İNCİR ARASINDAKİ FARK DAHA BÜYÜK
İncir seçerken renkten çok taze mi kuru mu olduğuna bakmak daha anlamlı.
Kurutma sırasında meyvenin içindeki su azalıyor. Böylece kuru incirin şekeri ve kalorisi aynı ağırlıktaki taze incire göre daha yoğun hale geliyor. Kuru incir yerken porsiyonun daha küçük tutulmasının nedeni de bu.
SİYAH İNCİR BİR ADIM ÖNE ÇIKIYOR MU?
Koyu kabuğundaki antosiyaninler siyah incirin dikkat çeken tarafı. Fakat yalnızca buna bakıp yeşil inciri ikinci plana atmak gerekmiyor. İki incir de mevsiminde sofraya rahatlıkla girebilir.
Pazarda seçim yaparken renginden önce tazeliğine bakın. Hafif yumuşamış incir yenmeye hazırdır. Fazla ezilmiş, su salmış veya ekşi kokmaya başlamış incir ise beklemiş olabilir.
Siyah inciri seviyorsanız koyu renkli kabuğunu da yiyin; yeşil inciri seviyorsanız ondan vazgeçmek için bir neden yok. İncirin rengi değişse de her iki çeşidin de sofradaki yeri var.




