Mezarın yüzyıllar boyunca yağmalandığına ilişkin izlere rağmen çok sayıda eserin korunmuş olması, arkeologlara Etrüsklerin toplumsal hiyerarşisi, ticaret bağlantıları, giyim kültürü ve cenaze ritüelleri hakkında yeni veriler sunuyor.
HABER MERKEZİ- İtalya’daki antik Vulci kentinde yürütülen kazılarda, MÖ 7. yüzyılın sonlarına tarihlenen üç odalı anıtsal bir mezar bulundu. Mezardan altın ve bronz eserlerin yanı sıra savaş arabası parçaları, seramikler ve yaklaşık 2 bin 700 yıllık bir kadın ayakkabısı çıkarıldı. Mezarın bazı bölümlerinin yıkılması, yağmacıların ulaşamadığı eserlerin binlerce yıl korunmasını sağladı.
MA‘da yer alan habere göre, Orta İtalya’daki Vulci antik kentinin Polledrara nekropolünde yürütülen kazılarda bulunan mezar, MÖ 7’inci yüzyıla tarihleniyor.
“Taş Oda Mezarı” olarak adlandırılan yapının üç mezar odasından oluştuğu ve içinde çok sayıda değerli eşyanın bulunduğu belirlendi.
Kazılarda altın ve bronz objeler, silahlar, mücevherler, savaş arabasına ait parçalar ve seramiklerin yanı sıra nadir bir kadın ayakkabısı ortaya çıkarıldı.
Yan odalardan birinde ise Yunan adası Rodos’ta üretilmiş bronz bir üçayak ile büyük ölçüde korunmuş bir ziyafet takımı bulundu. Bazı kapların, mezara bırakıldıkları konumda kaldığı tespit edildi.

1889’DA BAŞLAYAN ARAŞTIRMA 137 YIL SONRA TAMAMLANABİLDİ
Mezarın bulunduğu höyük ilk kez 1889’da Fransız arkeolog Stéphane Gsell tarafından tespit edilmişti.
Gsell, mezar höyüğünün sınırlarını belirlemesine rağmen kazıyı tamamlayacak zaman ve maddi kaynağa sahip olamadı.
Return to Vulci projesi kapsamında yürütülen yeni kazılarda ise Gsell’in işaret ettiği höyüğün altında mezar odalarına ulaşıldı. Araştırmacılar, bulunan silahlar, altın eşyalar, savaş arabası parçaları ve kaliteli seramiklerin mezarın dönemin üst düzey bir kişisine ait olduğunu gösterdiğini belirtiyor.
Mezarın yüzyıllar boyunca yağmalandığına ilişkin izlere rağmen çok sayıda eserin korunmuş olması, arkeologlara Etrüsklerin toplumsal hiyerarşisi, ticaret bağlantıları, giyim kültürü ve cenaze ritüelleri hakkında yeni veriler sunuyor.
Araştırmacılar, önümüzdeki yıl tümülüsün boyutlarını ve çevresindeki diğer mezarları belirlemek amacıyla kazıları genişletmeyi planlıyor.







