BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Abbas Abbas yazdı

Suriye'de mühimmat depolarındaki patlamaların sebebi ne?

Abbas Abbas yazdı
🎧 Haberi dinle0:00 / --:--

Eylül ayı başından beri Suriye’nin farklı bölgelerindeki silah ve mühimmat depolarında 5 büyük patlama meydana geldi, 36 kişi yaşamını yitirdi. Daha önce de benzer 12 patlama yaşanmıştı. Şam’ın konuyla ilgili henüz tatmin edici bir açıklaması yok, ancak analistler farklı ihtimallere dikkat çekiyor.

Abbas Abbas

Eylül ayının başından bu yana Suriye’nin farklı bölgelerinde silah veya mühimmat kaynaklı beş patlama meydana geldi ve hayatını kaybeden 36 kişiden 11’inin Savunma Bakanlığı personeli olduğu doğrulandı.

Olaylar, Suriye’deki geçiş yönetiminin eski rejim ve silahlı gruplardan silahları bir araya getirmesi ve büyük miktarda mühimmatı transfer ederek depolaması ile birlikte tekrarlanan patlamalara neyin sebep olduğu konusunda soruları gündeme getirdi.

  • 21 Eylül’de Halep’in güneyindeki El-Eis kasabası yakınlarında bir askeri mühimmat deposunda patlama meydana geldi ve dört sivil yaralandı.
  • 18 Eylül’de Deyrezor’un batısındaki Eyaş bölgesinde bir askeri tesiste patlamalar oldu; 11 Savunma Bakanlığı personeli öldü ve 10 kişi yaralandı.
  • 12 Eylül’de Şam kırsalındaki El-Dumayr’da patlama oldu, herhangi bir can kaybı bildirilmedi.
  • 9 Eylül’de İdlib kırsalındaki Sarmada yakınlarındaki patlamada 20 kişi öldü ve 13 kişi yaralandı.
  • 1 Eylül’de Binniş kırsalında mühimmat taşıyan bir araç patladı; 5 kişi öldü ve 8 kişi yaralandı. Binniş ve Sarmada’daki can kayıplarının durumu teyit edilemedi.

Eylül ayındaki olaylar, Aralık 2024’te Esad rejiminin devrilmesinden bu yana silah depolarında meydana gelen 12 benzer patlamaya eklendi. Sebebi hala belirsizliğini koruyor ve resmi soruşturmalar devam ediyor. The Amargi’nin görüştüğü analistler, silah kontrolü ve depolamasındaki başarısızlıklar, Savunma Bakanlığı içindeki anlaşmazlıklar ve Türkiye ile İsrail’i de kapsayan daha geniş bölgesel gerilimler de dahil olmak üzere çeşitli olasılıklara işaret ediyor. Resmi bulguların olmaması, depoların kimin kontrolünde olduğu ve nasıl güvence altına alındığı konusundaki belirsizliği artırdı.

Açıklanamayan patlamalarda artış  

Suriyeli araştırmacı ve gazeteci Lamar Arkandi, The Amargi’ye verdiği demeçte, Eylül ayındaki beş olayın “iddia edildiği gibi sadece bir dizi teknik arıza olarak değerlendirilmesinin zor olduğunu” söyledi. Olayların ölçeği ve sıklığına dikkat çeken Arkandi, Suriye’nin askeri geçiş sürecinde silahların nasıl depolandığı ve yönetildiği konusunda daha yakından inceleme yapılması gerektiğini belirtti.

Askeri ve stratejik analist ve Baasçı Suriye rejiminden firar eden eski general Ahmed Rahhal, The Amargi’ye yaptığı açıklamada, yetkililer resmi saha araştırmalarının sonuçlarını beklerken “ortak bir neden belirlemek için henüz çok erken” olduğunu söyledi. Rahhal, “Bu mühimmatın eski rejimin devrilmesinden sonra hükümet tarafından ele geçirilmiş olması veya grupların elinde bulunan eski stoklar olması fark etmeksizin, bu depolama tesislerinin hiçbir koşulda sivil alanlarda veya yerleşim bölgelerinde bulunmaması gerekir” dedi.

Silah kontrolünde kriz mi?

Arkandi, Suriye’nin şu anda “Rus, İran, Türk, Ukrayna ve Amerikan silahlarının yanı sıra eski rejime ait silahlar da dahil olmak üzere çeşitli kaynaklardan elde edilmiş devasa bir silah cephaneliğine” sahip olduğunu açıkladı. Arkandi’ye göre, “bu cephanelik yeni yetkililere devredildi ve yeniden dağıtım, askeri yapılanma içindeki nüfuzun da yeniden dağıtılması anlamına geliyor.”

Suriye ordusundaki geçiş sürecindeki çeşitli fraksiyon ve gruplara işaret eden Arkandi, iç çekişmelerin “patlamalarla bağlantılı faktörlerden biri” olabileceğini söyledi. Durumu “silah kontrolü ve yönetimi krizi” olarak nitelendiren Arkandi, patlamalar sırasında Suriye Savunma Bakanlığı içindeki etkili liderlerden bazılarının ölümünün suikast olabileceğini belirtti.

Rahhal ise hükümetin güvenliği sağlamak için daha pratik önlemler alması gerektiğini söyledi.“Birincisi, uygun depolama protokolleri ve yanlış depolamadan kaynaklanan patlamaların önlenmesi, ikincisi ise bu depoların güvenliğinin sağlanması ve korunmasıdır” diyen Rahhal, Suriye’nin uluslararası müttefiklerinin, izleme ve uyarı sistemleri gibi araçlar ve kaynaklar sağlayarak yardımcı olabileceğini kaydetti.

Jeopolitik gerilimler

Arkandi, İsrail’in olaya karışmış olabileceği ihtimalini gündeme getirdi. Ona göre, “bu gelişmeler bölgesel bağlamdan ayrı düşünülemez, İsrail de göz ardı edilemez; zira İsrail, Suriye’deki her türlü Türk askeri yığılmasına şüpheyle bakmaktadır. Bu nedenle, bu patlamaların veya saldırıların bazıları -diğer olasılıkların yanı sıra- Türk veya Suriye taraflarına yönelik mesajlar olabilir.”

Esad sonrası dönemde Suriye ordusu yeniden yapılandırılıyor ve çeşitli güçler entegre ediliyor. Bu süreçte Türkiye’nin Suriye’ye olan etkisi ve askeri yardımı İsrail’in endişelerini artırdı. Ağustos ayında Tel Aviv, Suriye’deki bir askeri üsse düzenlenen hava saldırılarını, Türk birliklerinin orada konuşlandığı iddiasıyla gerekçelendirdi. Ankara bu iddiaları reddetti. BM Güvenlik Konseyi’nin Suriye ile ilgili son toplantısında İsrail Büyükelçisi Danny Danon, Türkiye’nin “Suriye içindeki askeri kapasitesini genişletmeyi ve ülkeyi ele geçirmeyi amaçladığını” belirterek, Ankara’nın “Suriye’de 20.000 askeri ve 100’den fazla üssü” olduğunu söyledi.

Rahhal, “Tel Aviv’den duyduklarımızı dikkate almak son derece doğal; Tel Aviv, aşırılıkçı olarak nitelendirdiği bir hükümetin elinde herhangi bir silah bulunmasına izin vermeyeceğini söylüyor. Bu tehlikeli bir işaret” dedi.

Arkandi, patlamaların meydana geldiği depoların bazılarının Türk askeri varlığıyla bağlantılı bölgelerde bulunduğunu belirtti:

“Örneğin, Deyrezor’da birkaç gün önce çok güçlü bir patlama oldu ve can kayıplarına yol açtı. Türk askerlerinin orada köprü inşa etmek için bulunduğunu biliyoruz – belki de Türk ve Suriye savunma bakanlıkları arasındaki anlaşmaların veya ortaklıkların bir parçası olarak. Türk etkisinin veya Türk varlığının olduğu bölgelerdeki patlamalar ek soruları gündeme getiriyor.”

Şam’da sessizlik

Suriye medyası, patlamaların nedenleri ve çevresindeki koşullar hakkında yaygın spekülasyonlar olduğunu bildirdi. Bu ay olaylardaki hızlı artış soruları yoğunlaştırdı; yetkililer ise henüz soruşturmalarının sonuçlarını açıklamadı veya etkilenen yerler ve tesisler hakkında ayrıntılı bilgi vermedi.

Arkandi, Şam’dan gelen bilgi eksikliğinin “sorunun bir parçası haline geldiğini” belirterek, “bu durum, bir güvenlik ve idari başarısızlıkla mı yoksa bu depolara erişebilecek ve onları hedef alabilecek tarafların mı söz konusu olduğunu belirlemeyi zorlaştırıyor” dedi. Arkandi, patlamaların nedenlerini anlamak için depoların sorumlusunun ve kontrolünün kimde olduğunun tespit edilmesinin çok önemli olduğunu vurguladı:

“Benim için en önemli soru sadece bu depoları kimin havaya uçurduğu değil, aynı zamanda bu silahların kime ait olduğu ve bu silahları kontrol edenlerin bu tekrarlanan patlamalar sonucunda kimlerin zarar gördüğüdür. Bu gerçekler, devasa bir askeri cephaneliğin yönetiminde bir çöküşle mi yoksa Suriye’deki güç dengesinin yeniden şekillenmesiyle mi karşı karşıya olduğumuzu ortaya koyabilir.”

Şam iç sürtüşmeleri, dış müdahaleleri, iktidar mücadelelerini ve güvenlik açıklarını açıklamaya isteksiz olabilir, ancak devam eden patlamalar kamuoyunda cevap talebini artıracaktır.

Bu makale The Amargi internet sitesinden alınmıştır.

×Abbas Abbas: Suriye’nin kuzeydoğusundaki (Rojava) Qamişlo’da The Amargi için gazeteci ve foto muhabiri olarak çalışıyor. Al-Youm TV ve Ornina Media ile çalıştı, bölgedeki insani gerçeklere ve saha haberlerine odaklanarak yerel ve uluslararası yayın organlarına haberler ve görsel öyküler sundu.

Benzer Haberler

Milli Savunma Bakanlığı şikayetçi olmuştu

Yeni Yaşam Gazetesi yöneticilerine soruşturma

Yenilik Partisi 5 Ekim’e kadar süre tanıdı

AYM 'Yeni Parti' için kararını verecek

Bakan Gürlek duyurdu

Adliyelerde dijital ortam büroları kurulacak

Erdoğan’dan BM dönüşü ‘süreç’ açıklaması

'Uzak olmayan bir zamanda neticeye ulaşacağız'

Adaylar 19 maddelik taahhütnameyi imzalayacak

Yeni Parti 973 ilçede ön seçim yapacak

Yenilik Partisi 5 Ekim’e kadar süre tanıdı

AYM 'Yeni Parti' için kararını verecek

Bakan Gürlek duyurdu

Adliyelerde dijital ortam büroları kurulacak