DEM Parti Eş Genel Başkan Yadımcısı Tayip Temel, Kürt meselesiyle ilgili devam eden sürecin durmadığını ancak bazı sorunların olduğunu söyledi ve hızla atılması gereken adımları açıkladı.
HABER MERKEZİ – DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı Tayip Temel, Kürt meselesiyle ilgili devam eden süreç hakkında Al-Araby Al-Jadeed gazetesine konuştu.
×Kürt meselesiyle ilgili süreçte 10 Ağustos’ta Meclis’te Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun kabul edildi ve ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında Takip ve Değerlendirme Kurulu kuruldu. Bu kurulun dört alt komisyonla çalışmalarını sürdüreceği duyurulurken, Cumhurbaşkanı Danışmanı Mehmet Uçum 17 Eylül’de Abdullah Öcalan’ın Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu’nda yer alacağını söyledi.
Bununla birlikte henüz somut bir gelişme yaşanmış değil. Bunun nedeni de Meclis’te kabul edilen yasanın yürürlüğe girebilmesi için Milli Güvenlik Kurulu’nun (MGK) onay vermesi şartı. MGK’nin yasayı onaylaması için silahların bırakıldığına ilişkin tespit ve onayı vermesi gerekiyor. Ekim ayı başında MGK toplantısı olacak ve bu toplantıda herhangi bir kararın çıkıp çıkmayacağı henüz belli değil.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan 19 Eylül’de NTV’de yaptığı açıklamada “Örgüt, Mayıs 2025’te dağıldığını ve silahlı mücadelesinin sona erdiğini ilan etti ve şimdi Eylül 2026’dayız, bir yıldan fazla zaman geçti ve silah bırakma konusunda henüz somut adımlar atılmadı. Bunu gelecekte başarmak için belirli mekanizmaların uygulanması gerekiyor ve bence zaman çok önemli. Daha hızlı olabilir, ancak ihtiyatlı olmak gerekiyor. Bazı açıklamalar ve niyet ifadeleri oldu, ancak pratikte bu tehdidin kendiliğinden ortadan kalkması ve tehdit olmaktan çıkması önemli ve bu da çok yakından izlemeyi gerektiriyor” dedi.
KCK Eşbaşkanı Cemil Bayık ise 17 Eylül’de Nuçe TV’de yayınlanan röportajında, şunları dile getirdi:
“Bizim açımızdan en önemli olan, Öcalan’ın bu aşamayı hayata geçirmesi ve başarılı kılması için gerekli koşulların ve fırsatların sağlanmasıdır. Çıkarılan yasa, Kürt sorununun çözümü için temelleri içermiyor. Öcalan’ın yolu açılırsa ve çalışmasına izin verilirse, bu süreci başarılı kılabilir.
Hem siyasi hem de hukuki alanda somut adımlar atılmalı. Gazeteciler ve akademisyenler Öcalan ile görüşmeli. Türk toplumuna seslenirse korkular dağılır. Bazı siyasetçiler ve akademisyenler de İmralı’yı ziyaret etmeli. Bunlar önümüzdeki günlerde gerçekleşmeli. Hem Kürt hem de Türk toplumunda büyük bir şüphecilik var ve Öcalan’ın konuşması bu şüpheciliği ortadan kaldıracaktır. Bu olmazsa süreç sorunsuz ilerlemez.
Kürtler Türk hukukundan dışlanmış durumda ve bu değişiklikler olmazsa Kürtlere yönelik baskı ve yok etme girişimleri devam edecek. Siyasi tutuklular henüz serbest bırakılmadı. Hapishaneler boşaltılmalı. Terör listesinden kimse çıkarılmadı ve eski siyasi sistemden hiçbir şey değişmedi. Bu nedenle, bu korkuları gidermek için somut adımlar atılmalıdır.”
‘SÜREÇ DURMUŞ DEĞİL, BAZI SORUNLAR MEVCUT’
DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı Tayip Temel, Fidan’ın değerlendirmelerinden hareketle şunları dile getirdi:
“PKK silah bırakma kararı aldı; ancak yasa henüz yürürlüğe girmediği için silahlar fiilen teslim edilmedi. Dolayısıyla süreç durmuş değil, yine de bazı sorunlar mevcut.
Çerçeve yasa kabul edildi, ki biz de buna olumlu oy verdik, ancak birçok PKK yöneticisini ve kadrosunu kapsam dışı bıraktığı için yasayı eksik buluyoruz. Bu bir sorun teşkil ediyor. Şu anki asıl engel, yasanın uygulanması için gereken Milli Güvenlik Kurulu onayı; yani tespit ve onaylama olarak bilinen aşamadır. Bu sürecin daha da gecikeceği düşünülüyor ve bu tür gecikmeler güvensizlik ortamını derinleştiriyor.”
TEMEL: SÜRECİ SEKTEYE UĞRATAN ENGELLER BELLİDİR
Devam eden süreçte ilerleme kaydedilebilmesi için atılması gereken adımlar konusunda Temel, şöyle konuştu:
“Bana göre süreci sekteye uğratan engeller bellidir: Belediyelere atanan kayyumlar görevlerine devam ediyor, siyasi tutuklular serbest bırakılmadı, İmralı’daki Öcalan ile iletişim kısıtlı tutuluyor ve yasa, Kürt meselesini çözüme kavuşturmadan silahsızlanmayı ele alıyor. ‘Önce silahlar, sonra haklar’ yaklaşımı süreci yavaşlatıyor.
Hızlı bir ilerleme kaydetmek için; İmralı’daki Öcalan ile iletişim kanallarının açılması, atanan kayyumların görevlerine son verilmesi, siyasi tutukluların serbest bırakılması ve demokratik siyasi faaliyetlerin önünün açılması dahil olmak üzere ortak adımlar atılmalıdır. Belirlenen komite derhal çalışmalarına başlamalı ve bu çalışmalar şeffaf ve açık bir şekilde yürütülmelidir.”
TEMEL ATILMASI GEREKEN ADIMLARI SIRALADI
Temel, Bayık’ın açıklamalarına ilişkin olarak ise şunları ifade etti:
“Bu sözler, Kürt siyasi hareketinin uzun süredir dile getirdiği talep ve değerlendirmeleri yansıtmakta ve birtakım uyarılar içermektedir; özellikle de Öcalan ile iletişim kanallarının açılması gerekliliğine dikkat çekmiştir. Biz DEM Parti olarak, Öcalan’ın bu sürecin öncüsü olduğuna, Meclis ve hukukun ise diyalogun tarafları olduğuna inanıyoruz; Devlet ile Kürt hareketi arasındaki müzakerelerde güven tesis edilmeden somut bir ilerleme sağlanamaz. Bu nedenle; kayyum atamaları, yasaların uygulanması, anadilin kullanımı ve eşit yurttaşlık konularında yeni yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesini umuyoruz. Nihai hedef çıkarılan çerçeve yasa değildir; asıl önemli olan, silahlar sustuğunda demokrasi sesinin gür ve net bir şekilde duyulmasıdır.
Şu adımlar hızla atılmalıdır: kayyum sistemini sona erdiren ve yerel demokrasiyi güçlendiren yasal düzenlemelerin çıkarılması ve siyasi suçlar, umut hakkının güvence altına alınması, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanması, ana dil de dahil olmak üzere kültürel haklar, vatandaşlık eşitliği ve inanç özgürlüğünün hem anayasal hem de yasal düzeyde güvence altına alınması ve ifade özgürlüğü, dernek kurma özgürlüğü ve siyasi faaliyet yasağının kaldırılması konularında ek düzenlemeler yapılması gerekmektedir.
Kalıcı bir çözümün temeli anayasal eşit vatandaşlıktır. Kürt sorununun tek çözümü budur ve DEM Parti bu yolun garantörüdür. Bu aşamayı sabote edenlere ve onu sadece silah teslimine indirgeyenlere karşı kararlılıkla durmaktadır.”







