Kansu Yıldırım
Türkiye kamuoyu yaklaşık bir haftadır 1 trilyon liraya yaklaşan finansal vurgunla sarsılıyor. Fonların büyüklüğü, yöneticileri, siyasi bağlantıları ve mağdur sayısı bütün dikkatleri üzerine çekmiş durumda. Ancak finansal piyasaların gelecekteki gelirleri ve servet beklentilerini bugünden sermayeleştirmesine karşılık, üretim alanında gerçek ve başka bir gelecek gasp ediliyor: Çocukların gelecekteki emek gücü bugünden sermayenin kullanımına açılıyor. Çocuklar proleterleşirken hayattan kopartılıyor.
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi’nin verilerine göre 2025-2026 eğitim öğretim yılında en az 95 çocuk çalışırken hayatını kaybetti. Çocukların 37’si tarımda, 27’si sanayide, 18’i hizmetlerde, 13’ü inşaatta çalışıyordu. 2024-2025 döneminde 72 olan çocuk işçi ölümlerinin yüzde 32 artışla 95’e yükselmesi, çocuk emeği üzerindeki sömürünün ölümcül boyutunu gösteriyor. İSİG Meclisi’nin verilerine göre MESEM kapsamında çalışırken ölen en az 6 çocuk da bulunuyor.






