BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Suriye madenleri için imzalar atıldı

Türkiye'nin gözü fosfat, petrol ve doğalgazda

Suriye madenleri için imzalar atıldı

🎧 Haberi dinle0:00 / –:–

Ulaştırma Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ile görüşmesinin ardından yaptığı açıklama, Ankara-Şam hattında enerji ve madenciliğin yeni işbirliği alanları arasına girdiğini ortaya koydu. Türkiye, fosfat için resmi adım atarken petrol ve doğalgaz aramalarında da rol üstlenmeye hazırlanıyor.

HABER MERKEZİ- Türkiye ile Suriye arasındaki ilişkilerde ulaştırma ve yeniden inşanın yanına enerji ve madenler de ekleniyor.

Ulaştırma Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, bugün Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ile görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada, iki ülke arasında enerji ve madencilik alanlarında yeni işbirliği imkanlarını ele aldıklarını duyurdu.

Aynı gün Türkiye’nin Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü’ne bağlı MTA ve MTAIC ile Suriye’nin Jeoloji ve Maden Kaynakları Genel Müdürlüğü arasında fosfat kaynaklarının geliştirilmesine ilişkin mutabakat imzalandı. Mutabakat, henüz bir işletme sözleşmesi niteliğinde değil; ancak ortak arama ve geliştirme projelerinin önünü açıyor.

FOSFATIN ARDINDAN PATROL VE GAZ

Fosfat, Suriye’nin en önemli yeraltı kaynaklarından biri.

Ülkenin fosfat yatakları ağırlıklı olarak Humus ve Palmira çevresinde yoğunlaşıyor. Özellikle Khneifis ve Şarkiye sahaları öne çıkıyor. Suriye’nin doğrulanmış fosfat rezervlerine ilişkin tahminler yaklaşık 2 milyar ton düzeyinde. Savaş öncesinde ülke yılda milyonlarca ton fosfat üretiyor ve ihraç ediyordu.

Bu kaynakların ekonomik değeri yalnızca madenin kendisinden gelmiyor. Fosfat, gübre üretiminin temel girdilerinden biri. Dolayısıyla madencilikten limana, kimya sanayisinden gübre üretimine kadar uzanan bir tedarik zinciri yaratıyor.

Suriye bu nedenle savaş sonrasında fosfat üretimini yeniden canlandırmaya çalışıyor. 2025’in ilk üç ayında ülke, Tartus Limanı üzerinden dokuz gemiyle yaklaşık 180 bin ton fosfat ihraç etti.

Fakat burada Türkiye’nin karşısına yalnızca boş bir alan çıkmıyor.

RUSYA’NIN ARDINDAN YENİ REKABET

Türkiye’nin maden ve enerji alanındaki hamlesi, Suriye’deki savaş sonrası ekonomik düzenin yeniden kurulması sürecinde yaşanan daha geniş rekabetin parçası.

Özellikle fosfat sahaları Esad döneminde Rus şirketlerinin kontrolündeydi.  2018’de Suriye devletine ait General Company for Phosphates and Mines, Palmira çevresindeki büyük madenlerin işletilmesi için Rus şirketi Stroytransgaz ile anlaşma yapmıştı. Şirket, Rus oligark Gennady Timçenko ile bağlantılıydı ve Batı yaptırımlarına maruz kaldı.

Şimdi ise Türkiye’nin devlet şirketleriyle birlikte Körfez ülkeleri, ABD ve uluslararası enerji şirketleri Suriye’nin kaynaklarına yönelik yeni projeler geliştiriyor.

VE PETROL VE DOĞALGAZ

Bayraktar bugün Türkiye’nin Suriye’nin karadaki ve denizdeki petrol ve doğalgaz kaynaklarını araştırmaya hazır olduğunu da söyledi.

Türkiye’nin hedefi yalnızca mevcut sahalarda üretim yapmak değil. Bayraktar, sismik araştırmalar, sondaj ve Türk ve uluslararası şirketlerle ortak projelerden söz etti. Reuters’ın aktardığına göre Ankara özellikle TPAO’nun bu alanda devreye girmesine hazırlanıyor.

TPAO son yıllarda Karadeniz, Libya ve Somali’de arama faaliyetlerini genişletmiş durumda.

Suriye’nin petrol üretimi savaş öncesinde yaklaşık 300-400 bin varil/gün seviyesindeydi. Üretim savaş, altyapı tahribatı ve siyasi bölünme nedeniyle bunun çok altına geriledi. Bayraktar 2025’te, petrol sektörünün yeniden profesyonel ve uluslararası standartlarda işletilmesi gerektiğini söylemişti.

ENERJİ ALTYAPISINDA TÜRK ŞİRKETLERİ

Türkiye’nin Suriye’deki enerji varlığı petrol ve maden aramalarından önce elektrik alanında başladı.

Kilis-Halep doğalgaz hattı üzerinden Suriye’ye gaz aktarımı yapılırken, Türkiye-Suriye arasındaki Birecik-Halep elektrik hattının da yeniden devreye alınması planlanıyor. Hattın kapasitesinin yaklaşık 500 megavat olması bekleniyor.

Türkiye merkezli Kalyon ve Cengiz Enerji, Katar ve ABD şirketleriyle birlikte Suriye’nin elektrik altyapısının yeniden kurulmasını hedefleyen yaklaşık 7 milyar dolarlık projede yer alıyor.

Proje kapsamında dört doğalgaz santralının yanı sıra güneş enerjisi santralı kurulması ve toplam 5 bin megavatlık üretim kapasitesine ulaşılması öngörülüyor.

Benzer Haberler

İBB Davası:

İmamoğlu'nun savunması engellendi

TÜİK açıkladı:

Nüfus 6 ayda 228 bin arttı

Siyaset bilimci Arzu Yılmaz:

 Türkiye’nin Kürtlerle ittifakı sınanıyor

Uzmanlardan farklı yorumlar geldi

İstanbul'da gece boyu 51 sarsıntı

Pervin Buldan:

Öcalan, Silahsızlanma ve Siyasallaşma Alt Kurulu’nda görev alacak

DBP’li Uçar’dan çerçeve yasa açıklaması:

'Görevimiz hem denetlemek hem tamamlamak'

Üyelerin oylarıyla belirlenecek

Yeni Parti'de kongre takvimi belli oldu

‘Süreç, heba ve istismar edilemeyecek öneme sahiptir’

Bahçeli'den seçim sistemi çıkışı: Düzenlenmesi gerekir