BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Sosyal medya çılgınlığından organize suça

Kaktüs ve sukulent kaçakçılığı doğayı tüketiyor

Sosyal medya çılgınlığından organize suça

🎧 Haberi dinle0:00 / –:–

Sosyal medyada beğeni rekorları kıran, salonlarımızı süsleyen ve bakımı kolay olduğu için tercih ettiğimiz kaktüs ile sukulentler, perdenin arkasında küresel bir çevre felaketine ve uluslararası bir suç ağına hizmet ediyor.

HABER MERKEZİ- Kaktüs ve sukulentler son yıllarda sosyal medyanın en popüler bitkileri arasında. Susuzluğa dayanıklı olmaları, küçük alanlarda yetiştirilebilmeleri ve çok farklı biçimlerde bulunmaları onları özellikle kentlerde yaşayan bitki meraklıları için cazip hale getiriyor. Ancak koleksiyon tutkusu, dünya çapında bir çevre felaketini ve milyarlarca dolarlık yeni bir kaçakçılık ağını besliyor.

Şehir hayatında doğayla bağ kurma arzusuyla başlayan bu trend, yüzyıllardır kurak çöllerde hayatta kalmayı başaran nadir bitki türlerini organize suç şebekelerinin hedefi haline getirerek yok oluşun eşiğine getirdi.

Instagram’da her gün binlerce kaktüs ve sukulent fotoğrafı paylaşılıyor.

Facebook’ta da bu bitkilere ayrılmış çok sayıda grup bulunuyor. Fransızca yayın yapan Plantes grasses et cactées passions grubunun yaklaşık 320 bin üyesi var.

ÇÖLLERİN YÜZYILLIK TANIKLARI ORTADAN KALDIRILIYOR

Kaktüslerin dayanıklı görüntüsü yanıltıcı. Milyonlarca yıl boyunca aşırı sıcak ve kurak koşullara uyum sağlayan bu bitkiler, iklim değişikliği karşısında artık sınırlarına ulaşıyor. Büyümesi onlarca yıl alan bu hassas canlıların doğal ortamlarından koparılması, ekosistemlerin çökmesine neden oluyor.

Reporterre haber sitesinde yer alan habere göre, Uluslararası Doğayı Koruma Birliği (IUCN) verilerine göre, iklim değişikliği ve yasa dışı toplama faaliyetleri kaktüs türleri üzerinde onarılamaz tahribatlar yaratıyor. IUCN Başkan Yardımcısı Maud Lelièvre, sukulentlerin estetik özelliklerinin yanı sıra koleksiyon değeri nedeniyle sosyal medyada özellikle görünür hale geldiğini belirtiyor.

Doğal yaşam alanlarının hayvancılık, yol yapımı, madencilik ve kentleşme nedeniyle daralması ve iklim değişikliği de bu bitkiler üzerindeki baskıyı artırıyor.

UYUŞTURUCU AĞI GİBİ İŞLEYEN KÜRESEL KARA BORSA

Uzmanlar, bitki kaçakçılığının artık bireysel bir merak olmaktan çıkıp uyuşturucu ve silah ticareti kadar organize işleyen küresel bir yapıya dönüştüğünü vurguluyor.

Güney Amerika, Güney Afrika, Tanzanya ve Mozambik gibi zengin floraya sahip bölgelerde yerel halk kullanılarak bitkilerin yerleri GPS ile işaretleniyor. Doğadan sökülen bitkiler, rüşvet ve sahte CITES (Tehlike Altındaki Türlerin Ticaretine İlişkin Sözleşme) belgeleriyle “serada yetiştirilmiş” gibi gösterilerek Asya ve Avrupa pazarlarına sokuluyor.

Tayland gibi merkezlerden internet üzerinden dünyaya pazarlanan bu bitkilerin fiyatları da dudak uçuklatıyor. Sıradan nadir bir tür 100 avroya alıcı bulurken, doğadan sökülmüş yaşlı bir Copiapoa kaktüsünün karaborsa fiyatı 1.500 avroyu geçebiliyor.

EL KONULAN BİTKİ SAYILARINDA KORKUTAN ARTIŞ

Dünya genelinden gelen gümrük verileri, kaçakçılığın boyutunu göstermesi açısından çarpıcı:

  • Güney Afrika yetkilileri, son beş yılda (2021-2025) 1,1 milyon adet kaçak sukulente el konulduğunu, ancak bu rakamın gerçek kaçakçılığın yalnızca yüzde 15’ini oluşturduğunu belirtiyor.
  • Fransa gümrüklerinde yasa dışı yollarla ülkeye sokulmaya çalışılırken el konulan bitki sayısı 2024’te 505 iken 2025’te 905’e çıkarak hızlı bir tırmanış gösterdi.
  • Kanada’da yayımlanan akademik raporlar ise çevre bilincine sahip veya biyoloji eğitimi almış bazı koleksiyoncuların dahi nadir türlere ulaşma hırsıyla yasa dışı ticarete göz yumduğunu ortaya koyuyor.
400 KAKTÜS TÜRÜNDEN 90’I YOK OLMAK ÜZERE

Arizona Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmaya göre iklim değişikliği, incelenen 400 kaktüs türünün yüzde 60 ila 90’ı için yok olma riskinde belirleyici bir faktör olabilir.

Kaynak: wikimedia.org

Şili’nin Atacama Çölü kıyısına özgü Copiapoa türlerinde de durum kötüleşiyor. IUCN’nin 2024 verilerine göre bu türlerin yüzde 82’si yok olma tehdidi altında. Bu oran 2013’te yüzde 55’ti. İklim değişikliğinin yanı sıra yasadışı toplama da başlıca tehditlerden biri.

Yaklaşık 30 kaktüs türü, nesli tehlike altındaki hayvan ve bitkilerin uluslararası ticaretini düzenleyen CITES sözleşmesinin en sıkı koruma kategorisi olan Ek 1’de yer alıyor. Bu türlerin doğadan toplanmış örneklerinin ticareti yasak.

Buna karşılık bitkinin serada üretildiğinin, kendi tohumlarından ya da çeliklerinden çoğaltıldığının belgelenmesi halinde ticaret belirli koşullarla mümkün. Avrupa’da da yıllardır büyük ölçekli sukulent üretimi yapılıyor. Hollanda’da onlarca hektarlık seralarda üretim yapan işletmeler, İspanya ve İtalya’da ise büyük fidanlıklar bulunuyor.

Benzer Haberler

İBB Davası:

İmamoğlu'nun savunması engellendi

TÜİK açıkladı:

Nüfus 6 ayda 228 bin arttı

Siyaset bilimci Arzu Yılmaz:

 Türkiye’nin Kürtlerle ittifakı sınanıyor

Uzmanlardan farklı yorumlar geldi

İstanbul'da gece boyu 51 sarsıntı

Pervin Buldan:

Öcalan, Silahsızlanma ve Siyasallaşma Alt Kurulu’nda görev alacak

DBP’li Uçar’dan çerçeve yasa açıklaması:

'Görevimiz hem denetlemek hem tamamlamak'

Üyelerin oylarıyla belirlenecek

Yeni Parti'de kongre takvimi belli oldu

‘Süreç, heba ve istismar edilemeyecek öneme sahiptir’

Bahçeli'den seçim sistemi çıkışı: Düzenlenmesi gerekir