Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde sonuçlandırılmayı bekleyen her 10 dosyadan 4’ü Türkiye hakkında. Mahkeme, 2025’te Türkiye’ye ilişkin 74 karardan 66’sında en az bir hak ihlali tespit etti. Bekleyen dosyaların yaklaşık yüzde 85’i ise 15 Temmuz 2016 sonrası OHAL dönemine ilişkin başvurulardan oluşuyor.
HABER MERKEZİ- Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) verileri, Türkiye’nin mahkemenin iş yükündeki ağırlığını bir kez daha ortaya koydu. Türkiye, hem 2025’te incelemeye alınan başvuru sayısında hem de sonuçlandırılmayı bekleyen dosyalarda diğer ülkelerin açık ara önünde.
AİHM, 2025 yılında Türkiye hakkında 6 bin 743 başvuruyu incelemeye aldı. Türkiye’yi 3 bin 303 başvuruyla Polonya, 2 bin 421 ile İtalya, 2 bin 299 ile Ukrayna ve 1.962 ile Romanya izledi.
Türkiye, AİHM’nin 2020’den bu yana yayımladığı verilerde her yıl ilk sırada yer aldı. Mahkemenin toplam iş yükü de geçen yıl arttı. 2024’te 28 bin 800 olan incelenen başvuru sayısı, 2025’te 31 bin 800’e yükseldi. AİHM, artışta Türkiye, Polonya ve İtalya hakkındaki başvuruların önemli payı bulunduğuna dikkat çekti.
74 KARARDAN 66’SINDA İHLAL
AİHM, 2025’te Türkiye hakkında 9 bin 865 başvuruyu sonuçlandırdı. Bunların 6 bin 302’si kabul edilemez bulundu ya da dava listesinden çıkarıldı. 3 bin 563 başvuru ise hükme bağlandı.
Birden fazla başvurunun aynı kararda ele alınabilmesi nedeniyle bu dosyalar toplam 74 kararda değerlendirildi. Mahkeme, bu kararların 66’sında en az bir hak ihlali tespit etti.
İhlaller arasında ilk sırada adil yargılanma hakkı yer aldı. AİHM, Türkiye hakkında 24 kararda bu hakkın ihlal edildiğine hükmetti. Bunu 21 kararla kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının ihlali izledi.
Yargılamaların uzunluğu ve etkili başvuru hakkı konusunda sekizer kararda, ayrımcılık yasağı konusunda beş kararda, ifade özgürlüğü konusunda ise üç kararda ihlal tespit edildi.
HER 10 DOSYADAN 4’Ü TÜRKİYE’DEN
Türkiye’nin AİHM önündeki dosya yükündeki ağırlığı, bekleyen başvurularda daha belirgin hale geliyor.
30 Haziran 2026 itibarıyla AİHM önünde sonuçlandırılmayı bekleyen 56 bin 500 başvuru bulunuyordu. Bunların 22 bin 600’ü Türkiye hakkında. Böylece Türkiye, mahkemenin sonuçlandırmayı beklediği tüm dosyaların yaklaşık yüzde 40’ını tek başına oluşturdu.
Bu sayı, ikinci sıradaki Rusya hakkındaki dosyaların yaklaşık 3,4 katı.
Cumhuriyet’in AİHM’den aldığı bilgilere göre Türkiye hakkında bekleyen dosyaların yaklaşık yüzde 85’i 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL dönemine ilişkin.
Bu dosyalarda OHAL sonrasında gerçekleştirilen tutuklamalar, kötü muamele iddiaları, kamu görevinden ihraçlar, tutukluluk koşulları ve ceza yargılamalarının adilliği gibi konular öne çıkıyor. Başvurular ayrıca kanunsuz ceza olmaz ilkesi ile mülkiyet hakkına ilişkin şikayetleri de kapsıyor.
Türkiye’nin AİHM önündeki dosya sayısının bu denli yüksek olması, yalnızca mahkemenin iş yükünü değil, Türkiye’de iç hukuk yollarının insan hakları ihlali iddialarını ne ölçüde giderdiği tartışmasını da gündemde tutuyor. AİHM’ye yapılan başvuruların önemli bir bölümünün 2016 sonrası dönemdeki işlemlerden kaynaklanması, bu dosyaların etkisinin yıllar sonra da Avrupa’daki insan hakları yargısına taşındığını gösteriyor.







