5 Kasım 2026 Nûmedya24
Dünya

Demokratlar hedef belirledi, Cumhuriyetçiler 'suçlu' arıyor

Savaş ve pahalılık etkili oldu, ABD'yi 'kilitlenme' bekliyor

ABD Kongresi’nin iki kanadını da kazanan Demokratlar, Trump ile gerilimli iki yıla hazırlanıyor. Büyük kaybeden Cumhuriyetçilerde ise günah keçisi aranıyor, Trump’ın yardımcısı Vance isyan bayrağını açan ilk isimlerden oldu, 2028’deki başkanlık seçimine hazır olduğunun mesajını da verdi.

HABER MERKEZİ - ABD’de 3 Kasım’da yapılan ara seçimler ABD Başkanı Donald Trump’ın partisi Cumhuriyetçilerde deprem etkisi yaratmış durumda. Demokratların Kongre’nin iki kanadı olan Temsilciler Meclisi ve Senato’da çoğunluğu elde etmesi, politikada belirleyici kararlar alabilme kabiliyeti sınırlandığı için Trump’ı “topal ördek” haline getirirken, bu durumun Trump’ın kalan iki yıllık başkanlık dönemini de çalkantılı hale getirebileceği kaydediliyor.

Kongre’de artık Demokratlar egemen: Trump 'topal ördek' ABD’de ne değişecek, seçim sonuçları neye işaret ediyor?

Şimdiye kadar ortaya çıkan tabloya göre, Demokratlar Teksas, Kansas, Güney Carolina, Maine, Iowa gibi Cumhuriyetçilerin kalesi olarak değerlendirilen eyaletlerde de büyük başarı elde etti ve kritik önemdeki Senato üyeliklerini kazandı. Senato’da Demokratların şimdiye kadar 54 koltuğu elde ederek çoğunluğu oluşturduğu kesinlik kazandı. Oy sayımının devam ettiği Alaska ve Mississippi eyaletlerinde de Demokrat adaylar önde görünüyor ve buralarda da seçimi önde bitirmeleri halinde Demokratların Senato’daki koltuk sayısı 56’yı bulacak ve bu Trump’a karşı kazanılan avantajı perçinleyecek.

Seçimden önce 214 koltuğa sahip oldukları Temsilciler Meclisi’nde de Demokratlar büyük başarı elde etti. Sabah saatlerine kadar Temsilciler Meclisi’nin 435 koltuğundan  387'si için oylar sayılmış durumdaydı ve buna göre, Demokratlar 240, Cumhuriyetçiler ise 147 sandalye elde etmişti. Sayının Demokratlar lehine artması bekleniyor. Bu da Demokratların Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu elde etmek için gerekli olan 218’i farkla elde ettiklerini gösteriyor.

SEÇİMİ BELİRLEYEN İKİ ÖNEMLİ ETKEN: DEMOKRATLAR HEDEFLERİNİ BELİRLEDİ

Demokratların seçim zaferinin ardından yaptıkları açıklamalara bakılırsa, önümüzdeki dönemde ABD iç siyasetinde öne çıkan konulara ağırlık verecekleri anlaşılıyor. Burada iki başlık özellikle öne çıkıyor: Artan fiyatlar ve ağırlaşan yaşam maliyetleri ile İran’daki savaş.

ABD’de artan petrol fiyatlarından ve maliyetlerden büyük ölçüde İran’daki savaşın sorumlu tutulduğu kaydediliyor. Kamuoyu araştırmaları ve anketler de bu iki durumun seçmenin tercihi üzerinde önemli ölçüde etkili olduğuna işaret ediyor.

Temsilciler Meclisi'ndeki Demokrat lider ve muhtemelen ilk siyah başkan olacak Hakeem Jeffries, partisinin uygun fiyatlılık ve hesap verebilirliğe odaklanacağını ve kontrolden çıkmış bir yürütme organı üzerinde denetim görevi göreceğini söyledi.

"Donald Trump için çalışmıyoruz" diyen Jeffries, "JD Vance için çalışmıyoruz. Yüksek Mahkeme için çalışmıyoruz. Biz Amerikan halkı için çalışıyoruz. Ve Temsilciler Meclisi'nin Trump yönetiminin tamamen sahip olduğu bir yan kuruluşu gibi işlev gördüğü günler sona erdi" diye devam etti.

Demokratların Senato lideri Chuck Schumer ise, İran'la savaşı sona erdirmeyi öncelik haline getireceğini dile getirdi. Schumer, savaşı hızla sonlandırmanın tek yolu buysa, Savunma Bakanlığı'na (Pentagon) ayrılan fonların kesilmesinin de düşünülebileceğini belirtti.

Demokratların önde gelen iki isminin bu açıklamaları, Kongre’de elde ettikleri zaferin ardından Trump’a karşı nasıl bir siyaset izleyeceklerini ortaya koyuyor. Ancak analistlere göre, Demokratların ABD halkına verdikleri sözleri nasıl yerine getireceklerine dair bir yol bulmaları gerekecek, zira çok farklı eğilimleri temsil eden isimlerin ortak bir politika üzerinde uzlaşmasının zor olabileceği belirtiliyor.

Bununla birlikte İsrail'e yönelik politika konusunda da Demokratlar arasında önemli görüş ayrılıkları bulunuyor ve bu da Demokratların verdikleri sözleri yerine getirmelerini zorlaştırabilir.

KARŞILIKLI GERİLİM ARTACAK: GELECEK İKİ YILDA "GRIDLOCK" ÖNGÖRÜLÜYOR

ABD basınına yansıyan değerlendirmelere bakıldığında, Trump ile Demokratlar arasında gelecek iki yılda gerilimli bir dönem yaşanması bekleniyor.

Demokratların Kongre’nin her iki kanadını da kontrol etmesiyle, Hakeem Jeffries ve Chuck Schumer liderliğindeki Kongre'nin Trump yönetimine karşı agresif yasal denetimler başlatacağı, belgeler talep edeceği ve bütçe yetkisini kullanarak Trump’ın dış politika maceraları ile tarife rejimini frenleyeceği belirtiliyor.

Buna karşın ABD basınında Trump'ın tamamen felç olmayacağına, Demokratların hamlelerine karşılık olarak hala güçlü kararnameler çıkarma yetkisine sahip olduğuna ve veto yetkisiyle Demokratların yasama hamlelerini engelleyebileceğine işaret ediliyor. Nitekim Trump sosyal medyada paylaştığı "VETO" yazılı kırmızı şapka ile bu politikasının sinyallerini verdi.

Bu gerilimli ilişkinin gelecek iki yılda ABD’de tam bir siyasi kilitlenmeye (gridlock) yol açabileceği öngörülüyor.

CUMHURİYETÇİLER GÜNAH KEÇİSİ ARIYOR

Seçim yenilgisi Cumhuriyetçiler arasında da gerilimlere yol açmış görünüyor. Tarihi kaybın sorumlusunun kim, esas nedenlerinin ne olduğuna dair tartışmalar Cumhuriyetçi isimler ve yakın medyada da tartışılıyor.

Seçimden önce katıldığı mitinglerde "Ben sandıktaymışım gibi oy verin" çağrısı yapan Trump, desteklediği adayların, üstelik Cumhuriyetçilerin kaleleri görülen eyaletlerde bile kaybetmesi ardından tamamen farklı bir tutum sergiledi. Trump, mağlubiyeti "Adayları beğenmediler, eğer listede ben olsaydım ezici bir zafer kazanırdık" diyerek adayların üzerine atmaya ve sorumluluktan kurtulmaya çalıştı. Trump bu iddiasını daha sonra  New York Times'a verdiği demeçte de yineledi: "Seçim listesinde yer almıyordum ve listede olmadığım için yeterli sayıda insanı oy kullanmaya teşvik edemedik."

Ancak ABD medyasına yansıyan değerlendirmelere bakıldığında, Cumhuriyetçiler arasında pek çok ismin düşen onay oranları ve şahsi projeleri nedeniyle faturayı doğrudan Trump'a kesmeye başladığı görülüyor.

Bu durum, 2028 seçimleri öncesinde Cumhuriyetçiler arasında sert tartışmaların devam edeceğine işaret ediyor.

İLK İSYAN BAYRAĞI VANCE’TEN GELDİ: 2028 BAŞKANLIK YARIŞI ÖNCESİNDE KONUM ALDI

Cumhuriyetçi kanattan en dikkat çekici çıkış ise Başkan Yardımcısı JD Vance’den geldi. Vance, sosyal medya hesabında yaptığı açıklamada, seçimin kaybedilmesinin nedenleri üzerinde durdu ve ne yapılması gerektiğine dair mesajlar verdi.

Bazı yorumculara göre, Vance’in bu çıkışı 2028 seçimleri öncesinde bir adaylık deklarasyonuydu.

Trump’a yakınlığıyla bilinen Fox News’te yer alan özel habere göre, Beyaz Saray'da seçimden sonraki gün bir toplantı yapıldı ve seçim sonrası yapılacak açıklamalarda yönetimde bir uyum sağlanması amaçlandı. Ancak buna rağmen Vance, dış politikada Trump'tan ayrılan mesajını sosyal medya üzerinden paylaştı ve habere göre, böylece Vance, “ara seçimlerdeki ezici kayıpların ardından Trump'tan uzaklaşan seçmenlerle yeni bir ittifak aramaya” yöneldi.

Vance, doğrudan Trump’ın ismini vererek suçlamalarda bulunmadı, ancak seçimin kaybedilmesinin nedenlerine işaret ederken bir bakıma Trump’ın politikalarını hedef aldığı görülüyor.

Seçim mağlubiyetinin nedenini açıkça “savaş” olarak ortaya koyan Vance, hemen ardından Trump’ın da aynı görüşte olduğunu özellikle vurguladı. Vance’in bu şekilde seçim yenilgisinin siyasi sorumluluğunu Trump'a yüklemeye, buna karşın kendisini ise seçmenden gelen tepkilerin sesi olarak konumlandırmaya çalıştığı kaydediliyor.

Özellikle İran ile savaş ve İsrail ile olan yakınlık konusunda mesafeli bir siyaset tercih edilmesi gerektiğini mesajında dile getiren Vance, kaybedilen seçmeni geri getirmenin mümkün olduğunu ve bunun için şu dört şeyin yerine getirilmesi gerektiğini belirtti:

  • Savaşı bitirin.

  • Hayat pahalılığına ve enflasyona odaklanın.

  • Önce Amerika.

  • İsrail’le ilişkileri değiştirin.

Trump, seçim yenilgisi sonrasında basına yaptığı açıklamada, Vance’in İran savaşıyla ilgili yorumlarını değerlendirdi ve kendisine hak verdi. "Bence bu büyük ölçüde doğru, çünkü kısa vadede benzin fiyatlarını biraz yukarı çekti, dolayısıyla muhtemelen bu doğru" diyen Trump, ardından İran ile ilgili tutumunu korudu ve "Savaşın bu konuyu [seçimleri] etkileyeceğini biliyordum. Ancak etkilesin ya da etkilemesin, İran’ın nükleer silaha sahip olması mümkün değil" ifadelerini kullandı.

X'te izle ↗

İlgili Haberler

Anasayfa