20 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi Meclis’e sunuluyor. DEM Parti ise bütçenin halkla birlikte hazırlanması gerektiğini savunuyor ve bunun için saha çalışmalarını esas alan bir kampanyaya hazırlanıyor. DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı Karahalı, çözüm önerilerini açıkladı.
HABER MERKEZİ – Hükümet bugün 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifini Meclis’e sunacak. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz 21 Ekim’de TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda teklifin sunumunu yapacak ve teklifle ilgili görüşmeler 28 Ekim’de başlayacak.
Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde “2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Bağlama Töreni”nde yaptığı konuşmada, “Bütçemiz, üretim gücünü ve rekabet kapasitesini dönüştüren, kazanımları kalıcı sosyal refaha taşıyan ‘dayanıklılık, refah ve dönüşüm’ bütçesidir” dedi.
DEM PARTİ KAMPANYAYA HAZIRLANIYOR
DEM Parti ise, ekonomik krizle ağırlaşan yoksulluğa dikkat çekmek için bütçeyi temel alan kampanya yürütmeye hazırlanıyor. Bütçenin halkın temel sorunlarından hareketle hazırlanması gerektiğini kaydeden DEM Parti, kampanya kapsamında Türkiye genelinde saha çalışmaları yapacak.
DEM Parti Emek Komisyonundan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Sevtap Akdağ Karahalı, kampanyanın hedeflerini, sahada yürütülecek çalışmaları ve partinin bütçeye ilişkin alternatif önerilerini ANKA Haber Ajansı’na anlattı.
Akdağ Karahalı, bütçe taslağının ellerine ulaşmasının ardından daha ayrıntılı değerlendirme yapacaklarını belirterek, bütçenin yalnızca Meclis’te milletvekilleri arasında yürütülen bir tartışma olarak görülmemesi gerektiğini söyledi. Bütçe tartışmalarında emeklilerin, emekçilerin, borç batağına sürüklenenlerin, çiftçilerin ve esnafın sorunlarının öne çıkarılması gerektiğini ifade eden Karahalı, şunları kaydetti:
“Bu mesele sadece Meclis’in meselesi değil, sadece milletvekillerinin meselesi değil, milletin tamamının, bu ülkede yaşayan 82 milyon insanın sorunu. Yaşadığımız coğrafyada emekliler, emekçiler, borç batağına sürüklenenlerin, kirasını, faturaları ödemekle ya da çarşı pazar alışverişi yapmak arasında büyük bir gerilim yaşayarak bunların öncelik sırasını belirlemeye çalışanların, çiftçinin, esnafın her gün borç batağına sürüklendiği koşullarda onlara teşvik verilmezken, son fon soygununun ortaya dökülmesinde açığa çıktığı gibi kurulan çeşitli zincirlerle büyük kaynak transferlerinin organize şekilde gerçekleştirildiği koşullarda, yoksulların, ezilenlerin sesinin çok daha güçlü duyulması gerektiğini düşünüyoruz. Bulunduğumuz her yerde tüm bütçe görüşmeleri çerçevesinde halkın içerisinde olacağız, emekçilerin içerisinde olacağız. Onlarla beraber sorunları, talepleri ifade etmeye ve bunları örgütlemeye çalışacağız.”
‘ASIL TALEPLER HALK TARAFINDAN DİLE GETİRİLMELİ’
Türkiye genelinde saha çalışmaları yürüteceklerini anlatan Karahalı, bütçeye ilişkin asıl taleplerin halk tarafından dile getirilmesi gerektiğini dile getirdi. Karahalı, şöyle devam etti:
“Bütün bütçe görüşmeleri boyunca, bulunduğumuz, örgütlü olduğumuz yerlerde, illerde, ilçelerde, köylerde, mahallelerde, evlerde bu bütçe karşısında gerçek talepleri, sorunları açığa çıkarmayı ve bunları bir talep olarak örgütlemeyi, bunları önümüzdeki dönem mücadelesinin temel zeminleri olarak inşa etmeyi öngörüyoruz. Bunu yaparken de sadece DEM Parti olarak değil, toplumsal muhalefetin bütün bileşenleriyle yan yana gelmeye çalışarak bu mücadeleyi, geçim mücadelesini, adalet mücadelesini ve barış mücadelesini birlikte kotarmak gerektiğini düşünen tüm kesimlerle de aynı zamanda yan yana geleceğiz.”
‘TÜM TÜRKİYE’NİN İNSANCA YAŞAYACAĞI KOŞULLAR NASIL SAĞLANABİLİR?’
Karahalı, bütçenin genel yaklaşımını eleştirerek, şu değerlendirmede bulundu:
“Bütçenin bütün mantığının yoksulluğu derinleştirdiğini düşünüyoruz. Milli Eğitim bütçesine baktığımızda personel giderleri dışında kayda değer bir bütçenin gerçekleşmemiş olması, sağlık giderlerinin de bu şekilde görülüyor olması, tarımsal yatırım alanlarına gerçek anlamda bir kaynak ayrılmıyor olması, silahlanma ve savaş sanayine yapılan yatırımın en ön sırada gerçekleşen artışa sahip olması, sermayeye kaynak transferinin her yıl artarak devam ediyor olması, teşviklerin ve indirimlerin devam etmesi, bütçenin bütün mantığının altüst edilmesi anlamına geliyor. Yani ‘ayakların başa, başın ayağa’ alınarak önce tüm Türkiye vatandaşlarının, 82 milyonun insanca yaşayacağı koşulları nasıl sağlayabilir sorusunu en başa koyan ve hem gelir kalemlerini ve vergilendirme sistemini hem de bütün bunların günlük yaşamı inşa edecek olan Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı gibi gibi tüm bakanlıkların halka hizmet ve sosyal haklar başlığının iyileştirilmesi çerçevesinde inşa edilmesi gerektiğini düşünüyoruz.”
DEM PARTİ’NİN ÖNERİLERİ
İktidarın bütçe politikalarına karşı DEM Parti’nin de kendi önerileri olduğunu kaydeden Karahalı, çiftçilerin kredi ve borçlarının silinerek desteklenmesini, işsizliği ortadan kaldırmaya yönelik istihdam politikalarının uygulanmasını, istihdam edilemeyen 18 yaş üstü bireylere temel gelir aktarılmasını, kadınların sosyal güvenlik ve emeklilik haklarının devlet desteğiyle güvence altına alınmasını, açlık ve yoksulluk sınırının altındaki hanelere fatura ve temel gider desteği verilmesini istediklerini bildirdi.
Bu önerilerin hayata geçirilmesi için adil bir vergi sistemine ihtiyaç olduğunu vurgulayan Karahalı, “Çünkü bütçede belirlenen gelir vergisi ve dolaylı vergilerin kimlerden nasıl alınacağı meselesiyle bu kaynakların nasıl dönüştürüleceği meselesi eş zamanlı olarak görüşülüyor. Biz hem gelir üretimi sürecinde özellikle servetten ve büyük rant gelirlerinden vergi alınmasını ve bunların çalışanlara, düşük ücretli kesimlere aktarılmasını, yoksul sofralarındaki temel giderlerden alınan dolaylı vergi miktarlarının düşürülmesini sağlayan bir bütçe kompozisyonuna sahibiz” dedi.
Karahalı, çocuklara okullarda bir öğün ücretsiz ve hijyenik yemek verilmesini, eğitim hayatları boyunca ulaşım, barınma ve okul giderlerinin ücretsiz karşılanmasını hedeflediklerini de söyledi.







