Anayasa Mahkemesi, 2016 yılında Cizre’deki sokağa çıkma yasağı sırasında hayatını kaybeden Azadiya Welat gazetesi çalışanı Ömer Baran’ın ailesinin başvurusunda, kolluk kuvvetlerinin güç kullanımını “orantılı ve zorunlu” bularak yaşam hakkının ihlal edilmediğine hükmetti.
HABER MERKEZİ- Anayasa Mahkemesi (AYM), Şırnak’ın Cizre ilçesinde 14 Aralık 2015’te ilan edilen sokağa çıkma yasağı sürecinde Cudi Mahallesi’ndeki bodrumlarda hayatını kaybeden kapatılan Azadiya Welat gazetesi çalışanı Ömer Baran’ın (25) ölümüne ilişkin bireysel başvuruyu karara bağladı.
MA‘da yer alan habere göre Yüksek Mahkeme, olayda yaşam hakkının hem maddi hem de usul boyutunun ihlal edilmediği sonucuna vardı.
TAKİPSİZLİK KARARI VERİLMİŞTİ
Ömer Baran’ın yaşamını yitirmesinin ardından Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına (takipsizlik) karar verilmişti. Ailenin itirazı üzerine Şırnak Sulh Ceza Hakimliği 1 Temmuz 2020’de eksik incelemeler gerekçesiyle takipsizliği kaldırdı.
Ancak Başsavcılık, 1 Ekim 2021’de yeniden takipsizlik kararı vererek kolluk kuvvetlerinin “yetkili merciden aldıkları emri yerine getirirken meşru müdafaa kapsamında” hareket ettiklerini savundu. Ailenin bu karara yaptığı ikinci itiraz da 24 Kasım 2021’de reddedildi.
AYM: KOLLUK GÜCÜ KULLANIMI ORANTILI
Soruşturmanın eksik yürütüldüğü, telsiz kayıtları ve kamera görüntülerinin incelenmediği ve silah kullanan personelin ifadesinin alınmadığı gerekçesiyle aile 24 Aralık 2021’de AYM’ye başvurdu. Başvuruyu değerlendiren Yüksek Mahkeme şu kararları verdi:
- Soruşturma Süresi ve Etkinlik: Yaklaşık 5 yıl 9 ay süren soruşturmanın “etkili yürütülmediği” iddiasını reddeden AYM, her olayda kolluk personelinin ifadesinin alınmasının otomatik bir zorunluluk olmadığını savundu.
- Güç Kullanımı: Baran’ın cenazesinin çatışma bölgesinde bulunmasını esas alan mahkeme, güç kullanımının “silahlı ayaklanmanın bastırılması kapsamında zorunlu ve orantılı” olduğunu ileri sürdü.
- Karar: Başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar veren Yüksek Mahkeme, Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkının maddi ve usul boyutunun ihlal edilmediğine hükmetti.
HAYATINI KAYBETTİKTEN SONRA HAPİS CEZASI VERİLDİ
Hukuk sürecine dair dikkat çeken bir diğer ayrıntı ise Baran hakkındaki ceza davası oldu.
Gazete dağıtımı yaptığı gerekçesiyle 2014 yılında “örgüt üyeliği” iddiasıyla yargılanan Baran hakkında Cizre Ağır Ceza Mahkemesi, 9 Mart 2016’da 5 yıl 5 ay hapis cezası verdi. Bu karar, Baran’ın 26 Şubat 2016’da defnedilmesinden 12 gün sonra açıklandı.
×NE OLMUŞTU?
Şırnak’ın Cizre ilçesinde 14 Aralık 2015 tarihinde ilan edilen ve 79 gün süren sokağa çıkma yasağı dönemi, operasyonların en yoğun yaşandığı evrelerden biri oldu. İnsan hakları örgütlerinin (İHD, TiHV) raporlarına göre, sokağa çıkma yasağı boyunca ilçede 200’den fazla kişi hayatını kaybetti.
Cudi ve Sur mahallelerinde bulunan üç ayrı binanın sığınak/bodrum katlarında mahsur kalan, aralarında yaralı siviller, gazeteciler ve üniversite öğrencilerinin de yer aldığı 170’e yakın kişi, günlerce tahliye edilmeyi bekledikten sonra düzenlenen operasyonlarda yaşamını yitirdi.
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği (OHCHR), Cizre’deki sokağa çıkma yasağı sırasında yaşanan binaların yıkımı, ağır silah kullanımı ve insan hakkı ihlallerine ilişkin bağımsız inceleme çağrısında bulunmuş; Türkiye makamları ise yapılan operasyonların “terörle mücadele ve kamu düzenini sağlama” kapsamı dahilinde hukuk çerçvesinde yürütüldüğünü ileri sürmüştü.






