Mevcut anayasanın ülkeye dar geldiğini söyleyen Akın Gürlek, “Yeni anayasa bir daha hiç kimsenin başörtüsü zulmü gibi çağ dışı uygulamalara tevessül etmesine dahi izin vermeyecektir” dedi. Yeni anayasanın tercih değil, zorunluluk olduğunu söyleyen Mehmet Uçum ise tarih olarak 2028 sonrasını işaret etti.
HABER MERKEZİ – Çankaya Köşkü’nde, Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulunun “Türkiye’nin Yeni Anayasa Gündemi” başlıklı toplantısı gerçekleştirildi.
1982 Anayasası’nın 12 Eylül 1980 darbesinin ruhunu taşıyan antidemokratik bir Anayasa olduğunu söyleyen Adalet Bakanı Akın Gürlek, ’82 Anayasası’nın hazırlanma sürecine hiçbir siyasi partinin ve toplumsal kesimin katılımına izin verilmediğini belirtti. “Anayasanın meşruluğunu, hazırlanma yönteminden, katılımcı, uzlaşmacı ve demokratik olmasından aldığını ifade eden Gürlek, “Baştan sona milletin temsilcilerinin hazırlayacağı yeni anayasaya ihtiyaç bulunmaktadır” dedi.
’82’den bu yana anayasanın birçok maddesinde değişiklik yapıldığını hatırlatan Gürlük, ‘yamalı bohça’ benzetmesi yaptı.
‘DAR GELİYOR’
Siyasi ve sosyal yapılarda köklü değişikliklerin yaşandığı bir dönemden geçildiğini söyleyen Gürlek” Bugün gelinen noktada Anayasa ülkemize dar gelmektedir. Türkiye Yüzyılı’nda, Türkiye’nin, askeri müdahale etiketini üzerinden atmış, çağın ihtiyaçlarına cevap veren demokratik yeni bir anayasaya ihtiyacı vardır” diye konuştu
Gürlek, siyasi partilerin de anayasa değişikliği veya yeni anayasa talebinde bulunduğunu söyledi.
‘BAŞÖRTÜSÜ ZULMÜNE KİMSE TEVESSÜL EDEMEYECEK’
Gürlek yeni anayasada yer alması gereken özellikleri şöyle sıraladı:
“İhtiyaç duyduğumuz anayasa, lafzı, ruhu, hacmiyle milletimizin dünyaya ve hayata bakışına, ülkemizin birikimine ve hedeflerine uygun bir anayasadır.
Ülkemizi yeni, sivil, demokratik, özgürlükçü ve kuşatıcı yeni bir anayasaya kavuşturacağız. Yeni anayasa bir daha hiç kimsenin başörtüsü zulmü gibi çağ dışı uygulamalara, zorbalık ve baskılara tevessül etmesine dahi izin vermeyecektir. Irk, din, mezhep, dil, renk, kültür farkı gözetmeksizin herkesi kuşatan, insan onuru ortak temelinde buluşturan, kucaklayıcı, bütünleştirici, çeşitlilikte birliği savunan, herkesin birinci sınıf vatandaş olduğu yapıda olacaktır.”
‘TERCİH DEĞİL ZORUNLULUK’
Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum ise yeni anayasanın Türkiye’nin her zaman olağan gündemi olduğunu söyleyerek “Zaman zaman yeni anayasanın bir ihtiyaç olup olmadığı gündeme getiriliyor. Vurgulamak isterim ki yeni anayasa aktüel siyasetin ötesinde Türkiye’nin nesnel ihtiyacıdır” dedi.
Yapılan değişikliklere rağmen Anayasa’nın vesayetçi darbe zihniyetini taşımaya devam ettiğini dile getiren Uçum, “Mevcut Anayasa miadını çoktan doldurdu. Dolayısıyla, ülkemiz için yeni anayasa tercih değil, kaçınılmaz bir zorunluluktur” dedi.
‘HALKIN ONAYINA SUNULMALI’
Yeni anayasa yapma yetkisinin, TBMM’ye ait olduğunu belirten Uçum, “Vurgulanmalıdır ki TBMM, her döneminde bu konuyu ele almaya muktedirdir. Bununla birlikte, yeni anayasa yapma hakkı aslen halka ait olduğu için Meclis’in halkın verdiği görev gereği yapacağı yeni anayasayı halkın onayına sunması da yeni anayasanın meşruiyeti açısından zorunludur” diye konuştu.
‘2028 SEÇİMİNDEN SONRA’
Yeni anayasanın hazırlık tarihi için ise Mehmet Uçum, 2028 seçimleri sonrasını işaret ederek şunları söyledi:
“TBMM’nin 28. döneminin kalan süresinde yeni anayasanın yapılma ihtimali de Meclis’imizin değerlendireceği bir husustur. Bu ihtimal asla dışlanamaz ancak bu dönemde konu muhtemelen yeni anayasanın temel yaklaşımları hususunda bir fikri olgunluk oluşturma seviyesinde kalabilir. Bu dahi önemli bir ilerleme olur. Bununla birlikte 2028 seçimlerinden sonra, yani Meclis’in 29. döneminde yeni anayasanın en geniş mutabakatla kabul edilip halkın onayına sunulması artık kaçınılmaz bir adım olarak ifade edilebilir.”







