Ceren Ergenç
Coen kardeşlerin Okuduktan Sonra Yak filminin ünlü kapanış repliği “Sorunu en sonunda çözdük ama sorun neydi anladıysam ne olayım”, Çin ve AB arasında geçen hafta varılan ticaret anlaşmasına rahatlıkla uygulanabilir. Sorunun ne olduğu konusunda bırakın Çin ve AB yönetimlerinin aynı fikirde olmasını, AB kurumları ve üye ülkelerin hükümetleri, sermayesi ve iş gücü bile aynı fikirde olmadığı için, sorunun çözülüp çözülmediği konusu da büyük tartışma yarattı. Türkiye de güncellenmeyen Gümrük Birliğinin üzerine “Avrupa’da üret” kuralına dahil edilmeme ihtimali nedeniyle diken üzerinde olduğu için, sorunun ve çözümün ne olduğuyla doğrudan dahil olmalı.
Sorunu anlamak için üzerinde anlaşılan çözümün ne olduğuyla başlayalım. AB Ticaret Komiseri Maroš Šefčovič ile Çin Ticaret Bakanı Wang Wentao 8-9 Ekim’de Pekin’de bir araya geldi ve üç başlıkta uzlaştı. İlki, Çin’in AB’ye hibrit ve şarj edilebilir hibrit araç ihracatını sınırlaması. AB 2024’te Çin’den gelen elektrikli araçlara toplamda yüzde 45’i bulan vergi koyunca Çinli üreticiler yalnızca standart yüzde 10 gümrük vergisine tabi hibritlere yöneldi ve aylık hibrit ithalatı ekim 2024’teki 3 bin 800’den temmuz 2026’da 50 bine çıktı. Çin gönüllü bir sınırlamayı başta reddetmişti ve Avrupa Komisyonu ani ithalat artışlarına karşı kota koymaya imkan veren korunma önlemini masaya getirmişti. Varılan uzlaşmaya göre önümüzdeki dört yılda Çin’den gelecek hibrit hacmi, Avrupa Komisyonunun öngördüğü düzeyin yarısının altında kalacak. Bu, bugünkü ithalatın yarıya inmesi anlamına gelmiyor ve Çin’in açıklaması herhangi bir rakam içermiyor .






