BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Kablo Paris’ten, boru hattı Ankara’dan

Doğu Akdeniz’de enerji rekabeti kızışıyor

Kablo Paris’ten, boru hattı Ankara’dan
🎧 Haberi dinle0:00 / --:--

Güney Kıbrıs ile Yunanistan’ı elektrik kablosuyla Avrupa şebekesine bağlamayı hedefleyen Great Sea Interconnector projesi yeniden gündemde. Türkiye’nin doğal gaz boru hattı hazırlıkları sürerken Atina ve Paris, deniz tabanı araştırmalarını başlatmak için yeni bir formül arıyor. İsrail’in de dahil olduğu enerji ve savunma işbirlikleri, Kıbrıs çevresindeki deniz yetki alanları anlaşmazlığını daha geniş bir jeopolitik rekabetin parçası haline getiriyor.

HABER MERKEZİ- Doğu Akdeniz’de deniz tabanının altında iki ayrı enerji altyapısı için hazırlık yapılıyor. Türkiye, kuzey Kıbrıs’a uzanacak doğal gaz boru hattı üzerinde çalışırken Yunanistan ve Kıbrıs Cumhuriyeti, Avrupa elektrik şebekesine bağlanmayı amaçlayan denizaltı kablosunu hayata geçirmeye çalışıyor. İki proje arasındaki fark yalnızca enerji kaynağı değil: Her biri, adanın geleceğine ve Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanlarına ilişkin farklı siyasi hesaplarla bağlantılı.

Bugün Kıbrıs’ın 12 Ekim tarihli haberinde aktarılan AlphaNews analizine göre, önümüzdeki günlerde özellikle elektrik bağlantısı projesi çevresindeki gelişmeler belirleyici olabilir. Atina’nın, deniz tabanı araştırmalarını 15-26 Ekim döneminde yeniden başlatmak üzere NAVTEX adı verilen denizcilere seyir duyurusu yayımlaması bekleniyor. Bu takvim, araştırmaların kesin olarak başlayacağı anlamına gelmiyor; Ankara ile Atina arasındaki yetki tartışması ve diplomatik temaslar sürüyor.

Yunanistan merkezli eKathimerini, 7 Ekim’de yayımladığı haberde Atina’nın araştırmaların yeniden başlaması için birkaç gün içinde NAVTEX yayımlamayı planladığını bildirdi. Yunan yetkililere göre Türkiye önceden bilgilendirilecek, ancak Ankara’dan izin istenmeyecek. Türkiye ise projenin kendi kıta sahanlığı olarak değerlendirdiği alanlarda yürütülecek faaliyetlerin önceden koordine edilmesi gerektiğini savunuyor.

AVRUPA’NIN ELEKTRİK BAĞLANTISINA ANKARA’NIN İTİRAZI VAR

Great Sea Interconnector (GSI), Yunanistan ile Kıbrıs Cumhuriyeti’nin elektrik şebekelerini denizaltı kablosuyla birbirine bağlamayı hedefliyor. Projenin ileride İsrail’e kadar uzatılması da gündemde. Bağlantının tamamlanması, elektrik üretim ve dağıtımında dış bağlantıları sınırlı olan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Avrupa enerji ağıyla bütünleşmesi açısından önem taşıyor.

Proje, Avrupa Birliği’nin ortak çıkar projesi statüsünde bulunuyor ve AB tarafından 657 milyon avro destek alıyor. Ağustos ayında Fransız yatırım grubu Meridiam’ın projeyi yürüten şirkette yüzde 66 hisse edinmesiyle Fransa’nın mali ve diplomatik ağırlığı da arttı. Kabloyu sağlayacak Fransız şirketi Nexans da projenin önemli aktörlerinden biri.

Ancak yatırımın önündeki engel yalnızca finansman ve teknik zorluklar değil. Kablonun geçeceği güzergahın bir bölümü, Yunanistan ile Türkiye’nin deniz yetki alanlarına ilişkin farklı iddialarının kesiştiği sahalarda bulunuyor. Ankara, bu alanlarda yapılacak deniz tabanı araştırmaları ve kablo döşeme faaliyetleri için önceden koordinasyon gerektiğini savunuyor. Atina ise projenin kendi yetki alanlarına ilişkin haklarını zedeleyecek bir izin mekanizmasını kabul etmiyor.

eKathimerini’nin 4 Ekim tarihli haberine göre Atina ve Paris, araştırma gemisinin planlanan çalışmaları öncesinde Türkiye’nin bilgilendirilmesini içeren bir formül üzerinde duruyor. Ancak tarafların bilgilendirmeyi nasıl yorumlayacağı belirsizliğini koruyor: Yunan tarafı bunu izin istemekle eşdeğer görmezken, Ankara’nın yaklaşımı daha kapsamlı bir koordinasyon talebine dayanıyor.

KAŞOT-KERPE KRİZİNE BENZER Mİ?

Bugünkü gerilimin arka planında, Temmuz 2024’te Kaşot ve Kerpe adaları çevresinde yaşanan deniz yetki alanı anlaşmazlığı bulunuyor. O dönemde elektrik kablosu projesi için deniz tabanı araştırması yapan Ievoli Relume adlı araştırma gemisinin çevresine Türk savaş gemilerinin gönderilmesi, çalışmaların gecikmesine yol açmıştı.

Fransız gazetesi Le Monde, 20 Ağustos 2026’da yayımladığı haberde, Yunanistan ile Türkiye arasında yaklaşık üç yıl süren görece yumuşama döneminin ardından deniz alanları üzerindeki anlaşmazlıkların yeniden belirginleştiğini yazdı.

Gazeteye göre elektrik kablosunun yeniden gündeme gelmesi, iki ülke arasındaki ilişkiler açısından yeni bir sınama oluşturuyor. Fransız şirketi Meridiam’ın projeye çoğunluk hissedarı olarak katılması da bu kez Paris’i tartışmanın daha doğrudan bir parçası haline getiriyor.

Atina açısından Fransız katılımı, projeye sermaye sağlamanın ötesinde bir güvence olarak görülüyor. Yunan hükümeti, Fransa’nın diplomatik ağırlığının Ankara’nın itirazları karşısında hareket alanını genişletebileceğini düşünüyor. Paris ise projeyi Avrupa’nın enerji güvenliği ve stratejik özerkliği bakımından önemli buluyor.

Fransa’nın Atina Büyükelçisi Nicolas Kassianides, eylül sonunda eKathimeriniye verdiği röportajda GSI’nin Avrupa Komisyonu tarafından desteklenen, iki Avrupa Birliği ülkesini birbirine bağlayan bir proje olduğunu vurguladı. Paris’in gelişmeleri yakından izlediğini ve projenin hayata geçirilmesini istediğini söyledi.

DOĞAL GAZ HATTI AB GÜNDEMİNDE

Elektrik kablosu tartışılırken Türkiye’nin kuzey Kıbrıs’a yönelik doğal gaz boru hattı hazırlıkları da ilerliyor. eKathimerini, 30 Eylül’de Türkiye’nin güney kıyılarıyla adanın kuzeyini birbirine bağlayacak yaklaşık 97 kilometrelik, çift yönlü bir denizaltı boru hattı için hazırlıkların sürdüğünü bildirdi. Projeye ilişkin mutabakatın haziran ayında imzalandığı, araştırma çalışmalarının ise Oruç Reis gemisiyle yürütülmesinin planlandığı aktarıldı.

Türkiye, 1 Ekim’de boru hattıyla bağlantılı araştırmalar için Doğu Akdeniz’de NAVTEX yayımladı. Yunan basınına göre Oruç Reis’in araştırma faaliyetleri ekim ayının sonlarına kadar sürebilecek. Boru hattının inşasının, güzergâh araştırmaları tamamlandıktan sonra hızla ilerleyebileceği belirtiliyor.

Proje, Ankara’nın kuzey Kıbrıs’la ekonomik ve stratejik bağlarını güçlendirme politikasının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Türkiye daha önce adanın kuzeyine denizaltından su taşıyan bir hat kurmuştu. Doğal gaz bağlantısı da benzer biçimde enerji tedarikini Türkiye’ye bağlayacak yeni bir altyapı oluşturabilir.

Kıbrıs Cumhuriyeti ise bu projeye karşı çıkıyor. Bugün Kıbrıs’ın haberinde, Türkiye’den Girne’ye uzanması planlanan boru hattının Avrupa Birliği gündemine taşındığı da belirtiliyor. Böylece iki enerji projesi yalnızca teknik ve ticari yatırımlar olmaktan çıkarak adanın siyasi bölünmüşlüğüyle doğrudan ilişkili hale geliyor.

ENERJİ PROJELERİNİN YANINDA SAVUNMA İŞBİRLİĞİ

AlphaNews’in analizinde dikkat çekilen bir diğer gelişme, İsrail, Yunanistan ve Kıbrıs Cumhuriyeti arasındaki savunma işbirliğinin güçlenmesi. Analize göre hava savunma sistemlerinin birlikte çalışabilirliğini artırma hedefi, enerji bağlantılarıyla birlikte daha geniş bir bölgesel güvenlik mimarisinin parçası olarak ele alınıyor. ABD’nin de İsrail, Yunanistan ve Kıbrıs Cumhuriyeti’yle yürüttüğü 3+1 formatı bu çerçevede öne çıkıyor.

Bu işbirliğinin yalnızca enerji arzını güvence altına almayı amaçladığını söylemek yeterli değil. Denizaltı kabloları, doğal gaz boru hatları ve dijital bağlantılar, stratejik altyapı niteliği taşıyor. Bu altyapıların korunması, güzergâhlarının belirlenmesi ve çevresindeki deniz alanlarında hangi devletin yetkili olduğu soruları da güvenlik politikalarının parçası haline geliyor.

Türkiye ise Yunanistan ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin İsrail’le geliştirdiği askerî ilişkilerin bölgedeki güven ortamını olumsuz etkilediğini savunuyor. Ankara’nın itirazı, elektrik kablosuyla sınırlı kalmıyor; Kıbrıs Cumhuriyeti’nin silahlanması ve Yunanistan’la ortak askerî faaliyetleri de Türkiye’nin açıklamalarında yer buluyor.

Benzer Haberler

Manisa’da 11 kişinin öldüğü kaza:

Şoförler adliyede: Kaza anını anlattılar

Kablo Paris’ten, boru hattı Ankara’dan

Doğu Akdeniz’de enerji rekabeti kızışıyor

Yıldız: Kasım sonuna kadar sonuç alınır

Yaklaşık 2 bin 800 kişi yasadan yararlanacak

Figen Yüksekdağ:

Süreç için ortak mücadele hattı kritik bir ihtiyaç

“Türkiye için bir tehdit değiliz”

Karayılan: Devlet hâlâ güven oluşturmuş değil

Seçim yapıldı

Birçok kentte yeni dönem baro yönetimleri belirlendi