Ender İmrek
1 Ekim 2026 tarihi itibarıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı’na kapılarını açarken, ülkenin üzerine çöken finansal ve yönetimsel karanlık, parlamento çatısı altındaki törenleri ve iktidar eliyle kurgulanan gündemleri çoktan aşmış durumdadır.
Milyonlarca yurttaş; açlık sınırının altındaki asgari ücret ve onun altında emekli maaşlarıyla, çocuklarına kalem, defter, çanta alamayan, bir öğün yemek koyamayan anne babaların feryatlarıyla, üreticiler tarlada kalan mahsulüyle baş başa kalmışken, iktidar koridorlarından beslenen bir avuç imtiyazlı elite ait fon vurgunu, “asrın yolsuzluğu” olarak tarihteki yerini almıştır.
Verilere göre, borsa üzerinden yürütülen ve 16 Eylül 2026 tarihinde patlayan bu organize soygunun ekonomiye ve dolayısıyla halka maliyeti tam 90 milyar dolardır. Maliyeti 100 milyar dolar olarak açıklanan 11 ilimizi yıkan 6 Şubat depremiyle kıyaslandığında, bu finansal depremin bir doğa felaketi değil, taammüden inşa edilmiş siyasi ve ekonomik bir vurgun mekanizması olduğu apaçık ortadadır.






