BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Dersim Tertelesi’ne ilişkin yeni belge:

"Gaz doldurma tesisatı” için Alman firmayla temas

Dersim Tertelesi’ne ilişkin yeni belge:

🎧 Haberi dinle0:00 / –:–

Dışişleri Bakanlığı Türk Diplomatik Arşivi’nde bulunan ve gizliliği 2020’de kaldırılan belge, Dersim’de kullanılmak üzere alınması planlanan “komple otomatik gaz doldurma tesisatı” için Almanya’daki Hagenuk firmasıyla temasa geçildiğini ortaya koydu.

HABER MERKEZİ – Dersim Tertelesi sırasında zehirli gaz kullanıldığına ilişkin tartışmalara yeni bir arşiv belgesi eklendi. Dersim Gazetesi’nin yayımladığı ve ilk kez kamuoyuna sunduğu 20 Ağustos 1938 tarihli belge, 1937’de Almanya’dan satın alınmasına karar verilen “komple otomatik gaz doldurma tesisatı” için Kiel merkezli Hagenuk firmasına işaret ediyor.

Belge, tesisatın “Kiel’de Hagenuk firmasından satın alınacağını” ve bedelinin Almanya ile Türkiye arasındaki ticarette kullanılan kliring yöntemiyle ödeneceğini bildiriyor.

Dersim Gazetesi’nde Mahsuni Gül ve Nesimi Aday imzasıyla yayımlanan haberde, arşiv belgesinin gizliliğinin 20 Kasım 2020 tarihli kararla kaldırıldığı belirtiliyor.

1937’DE FAZ VE DOLDURMA TESİSATI İÇİN KARAR ALINMIŞTI

Daha önceki belgeler, 1937’de Türkiye’nin Almanya’dan kimyasal savaş maddeleri ve bunların bombalara doldurulması için otomatik bir tesisat satın alınmasına yönelik resmi karar aldığını gösteriyor. 7 Ağustos 1937 tarihli Bakanlar Kurulu kararında, hava silahlanma programı kapsamında Chloracetophenon, İperit ve benzeri gazlardan yaklaşık 20 ton ile bunların bombalara doldurulmasına yarayacak “komple otomatik doldurma tesisatı” alınması öngörülüyordu.

Kararda alımın Almanya’daki firmalardan yapılması, işlemin ise Berlin Büyükelçiliği üzerinden ve kliring yoluyla gerçekleştirilmesi belirtiliyordu.

Dersim Gazetesi’nin 2019’da yayımladığı belgeler, bu kararın ardından Almanya’dan alınan gaz ve askeri teçhizatın izini sürmüştü. Yeni yayımlanan 1938 tarihli belge ise 1937 kararında adı belirtilmeyen Alman firmasını somutlaştırıyor.

ARŞİV BELGESİ NE SÖYLÜYOR?

Dışişleri Bakanlığı Türk Diplomatik Arşivi’nde bulunan ve 501 32137 127587 1 arşiv numarasını taşıyan belge, Milli Müdafaa Vekâleti’ne gönderilmiş.

20 Ağustos 1938 tarihli yazıda, Berlin Büyükelçiliği üzerinden Alman makamlarından alınan bilgi aktarılıyor. Buna göre gaz doldurma tesisatının Kiel’deki Hagenuk firmasından satın alınacağı ve bedelinin kliring yoluyla ödeneceği bildiriliyor.

Belgede ayrıca ilgili Alman firmasıyla “hemen temasa geçilmesi” isteniyor.

Ancak belgenin dayandığı 19 Nisan 1938 tarihli ve 445/131 sayılı yazıya araştırmacıların ulaşamadığı belirtiliyor. Bu nedenle yeni belge, satın alma sürecinin hangi aşamaya geldiği konusunda tek başına kesin bir sonuç vermiyor.

Dolayısıyla arşivdeki mevcut kayıt, “Hagenuk’tan tesisat satın alınmıştır” demekten ziyade, tesisatın Hagenuk’tan satın alınmasının kararlaştırıldığını ve bunun için Alman makamlarıyla yazışıldığını ortaya koyuyor.

ALMANYA MERKEZLİ HAGENUK NASIL BİR FİRMAYDI?

Belgede adı geçen Hagenuk, Kiel merkezli Hanseatische Apparatebau-Gesellschaft Neufeldt und Kuhnke adlı şirketin kısaltılmış adıydı.

1899’da kurulan şirket, deniz teknolojisi, telsiz ve telefon cihazları, radyo alıcıları ve çeşitli teknik ekipmanlar üretiyordu. Dersim Gazetesi’nin aktardığı şirket ve Alman Federal Arşivi kayıtlarına göre firma, İkinci Dünya Savaşı döneminde mayın, bomba ve kimyasal savaş maddeleriyle bağlantılı üretim faaliyetlerinde de bulundu.

Bu nedenle 1938 tarihli belge, daha önce yalnızca “Alman firmalarından” söz edilen gaz doldurma tesisatının olası tedarikçisini ilk kez somut bir şirket ve kentle ilişkilendiriyor: Kiel’deki Hagenuk.

DERSİM’DE ZEHİRLİ GAZ KULLANILDIĞINA İLİŞKİN BELGELER

Dersim’de zehirli gaz kullanıldığına ilişkin anlatımlar ve belgeler yeni değil.

Nuri Dersimi 1952’de yayımlanan Kürdistan Tarihinde Dersim kitabında gaz kullanımından söz etmiş; dönemin devlet görevlilerinden İhsan Sabri Çağlayangil de 1986’da Kemal Kılıçdaroğlu’na verdiği röportajda, mağaralara sığınan insanların gaz kullanılarak öldürüldüğünü anlatmıştı.

2014’te ise Dersim Araştırmaları Merkezi tarafından kamuoyuna sunulan 19 Şubat 1942 tarihli bir telgraf, dönemin Başbakanı İbrahim Refik Saydam’ın Dersim’de sivillere karşı gaz kullanılmasına ilişkin değerlendirmelerini ortaya çıkarmıştı.

Ancak önceki belgelerde kullanılan gazın kaynağı ve bunların hangi kanaldan temin edildiği konusunda doğrudan bir bilgi bulunmuyordu.

2019’DA ALMANYA BAĞLANTISINA İLİŞKİN BELGELER YAYIMLANMIŞTI

Gazların Almanya’dan temin edildiğine ilişkin daha somut belgeler ise 2019’da yine Dersim Gazetesi tarafından yayımlandı.

Mahsuni Gül ve Hüsnü Gürbey tarafından hazırlanan çalışmada, 1937 tarihli Bakanlar Kurulu kararı ile Almanya’dan kimyasal savaş maddeleri ve gazların bombalara doldurulmasını sağlayacak tesisatın satın alınmasına ilişkin belgeler kamuoyuna sunuldu.

Bu belgeler daha sonra Almanya Federal Meclisi’ne de taşındı.

2019’da Sol Parti milletvekilleri tarafından verilen soru önergesinde, Dersim’de Alman yapımı kimyasal silahların kullanıldığı iddiaları ve Türkiye-Almanya arasındaki silah ticareti gündeme getirildi. Federal Hükümet ise o dönem, tarihsel ve siyasi araştırmanın öncelikle Türkiye’de yürütülmesi gerektiğini belirterek ayrıntılı bir değerlendirme yapmadı.

2026’DA BUNDESTAG RAPORUNDA DA YER ALDI

Dersim’deki askeri operasyonlara ilişkin tartışma bu yıl Almanya Federal Meclisi Bilimsel Servisi’nin hazırladığı bir rapora da girdi.

22 Haziran 2026 tarihli “Dersim 1937/38’de Askeri Operasyonlar ve Direniş: Tarihsel ve Uluslararası Hukuki Değerlendirme” başlıklı rapor, Dersim’deki operasyonları tarihsel ve uluslararası hukuk açısından inceliyor. Rapor, Alman-Türk ekonomik ilişkileri kapsamında Türkiye’ye yapılan silah sevkiyatları arasında zehirli gaz kullanımına yönelik silah ve savaş teknolojisinin de bulunduğuna ilişkin belgeleri ele alıyor. (Deutscher Bundestag)

Raporda, ilgili askeri arşivlerin tamamına erişilememesi nedeniyle Almanya’nın Dersim’deki kimyasal silah kullanımındaki rolünün bugüne kadar sınırlı biçimde araştırıldığı belirtiliyor. Raporda 2019’da yayımlanan belgeler de kaynak olarak gösteriliyor.

Belgenin yeni ortaya koyduğu nokta ise burada önem kazanıyor: 1937 tarihli kararda yalnızca Almanya’daki firmalardan söz edilirken, 20 Ağustos 1938 tarihli belge tesisat için Kiel’deki Hagenuk firmasının adını veriyor.

×

DERSİM KATLİAMI HAKKINDA

Dersim Katliamı, 1937-1938 yıllarında dönemin Dersim bölgesinde yürütülen askerî operasyonlar, toplu öldürmeler, idamlar, sürgünler ve zorunlu iskân politikalarıyla anılıyor.

Sürecin hukuki ve idari zemini, 25 Aralık 1935 tarihli ve 2884 sayılı “Tunceli Kanunu” ile oluşturuldu. Bu kanunla bölge özel bir idari ve askeri yönetime bağlandı. 4 Mayıs 1937 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla Dersim’e yönelik askeri harekat başlatıldı.

1937 baharından 1938 sonbaharına uzanan süreç, resmi belgelerde “tedip” ve “tenkil” harekatları olarak adlandırıldı. Operasyonlar sırasında köyler yakıldı, siviller topluca öldürüldü ve sürgün edildi.

Seyit Rıza ve oğlu Reşik Hüseyin’in de aralarında bulunduğu yedi kişi, Dersim İsyanı davaları kapsamında 15 Kasım 1937’de Elazığ Buğday Meydanı’nda idam edildi. 1938’de ise operasyonlar daha da genişletildi. Bölgedeki nüfus, zorunlu göç, sürgün ve iskân politikalarıyla dağıtıldı.

Dersim halkı, 1937-1938’de yaşananları “Tertele” olarak adlandırıyor. Tertele, Dersim hafızasında yalnızca askeri operasyonları değil, toplu ölümleri, yerinden edilmeyi, kayıp çocukları, zorunlu asimilasyonu ve kuşaklar boyunca aktarılan travmayı ifade ediyor.

Benzer Haberler

‘Tutanak ve pasaportlarda aile oldukları ortada’

Êzidî tutuklu Qoto, eşi ve çocuklarıyla görüştürülmüyor

‘Sosyopat liderler çağındayız’ demişti

İngiliz ekonomist Ash'e ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ soruşturması

Dersim Tertelesi’ne ilişkin yeni belge:

"Gaz doldurma tesisatı” için Alman firmayla temas

Yıldırım’a hastane yatağında kelepçe

İzmir Barosu: Yaşam hakkı için derhal tahliyesi zorunludur

MHP’li Feti Yıldız’dan süreç açıklaması:

Sürecin ruhuna uygun özenli bir dil kullanalım

Osman Kavala’dan AİHM kararı açıklaması:

Karara uyulması hukuk devletinin yükümlülüğüdür

Bakırhan’dan ‘çerçeve yasa’ açıklaması:

Tutsak arkadaşlarımızın siyaset yapmasını sağlayacak