AİHM Büyük Dairesi, 1 Kasım 2017’den beri cezaevinde bulunan Osman Kavala’nın 2019’daki kararın ardından süren tutukluluğu ve ağırlaştırılmış müebbet cezasına ilişkin ikinci başvurusunda kararını yarın açıklayacak. Türkiye, AİHM’in 2019 ve 2022’de verdiği ihlal kararlarına uymamıştı.
HABER MERKEZİ – Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi, 1 Kasım 2017’den bu yana cezaevinde bulunan iş insanı Osman Kavala’nın ikinci başvurusuna ilişkin kararını yarın açıklayacak.
AİHM’in “Kavala v. Türkiye (no. 2)” davasında vereceği karar, Kavala’nın 2019 tarihli AİHM kararından sonraki tutukluluğu ile ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla sonuçlanan yargılama sürecine ilişkin ihlal başvurusunu kapsıyor.
KAVALA BAŞVURUDA HANGİ MADDELERE İŞARET ETMİŞTİ?
Kavala, başvurusunda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin özgürlük ve güvenlik, adil yargılanma, kanunsuz ceza olmaz, ifade özgürlüğü, toplantı ve örgütlenme özgürlüğü ile insanlık dışı ve aşağılayıcı muamele yasağına ilişkin maddelerinin ihlal edildiğini belirtti.
Başvuruda ayrıca, AİHS’nin hak ve özgürlüklere getirilen kısıtlamaların öngörülen amaçlar dışında kullanılmasını yasaklayan 18’inci maddesinin de ihlal edildiği kaydedildi.
Büyük Daire, Kavala’nın ikinci başvurusuna ilişkin duruşmayı 25 Mart’ta Strazburg’da gerçekleştirmişti. Karar, yarın saat 10.00’da Strazburg’daki İnsan Hakları Binası’nda kamuya açık oturumda açıklanacak.
AİHM DAHA ÖNCE İKİ KEZ İHLAL KARARI VERMİŞTİ
AİHM, 2019 yılında Kavala’nın tutukluluğunun hukuka aykırı olduğuna ve serbest bırakılması gerektiğine hükmetmiş, ancak Kavala tahliye edilmemişti.
2022 yılında ise Büyük Daire, Türkiye’nin söz konusu karara uyma yükümlülüğünü yerine getirmediğine karar vermişti.
OSMAN KAVALA HAKKINDAKİ YARGI SÜRECİ
Osman Kavala, 1 Kasım 2017’de İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliği’nce “cebir ve şiddet kullanarak Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçlamasıyla tutuklandı.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) 10 Aralık 2019’da Kavala’nın tutukluluğunun Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne aykırı olduğuna ve derhal serbest bırakılması gerektiğine hükmetti. Buna rağmen 18 Şubat 2020’de Gezi davasından beraat eden Kavala, cezaevinden çıkmadan yeniden gözaltına alındı ve “casusluk” suçlaması ile başka bir dosyadan tekrar tutuklandı.
Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi 29 Eylül 2020’de Türkiye’ye Kavala’yı serbest bırakma çağrısı yaptı. Aynı gün İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı yeni bir iddianame düzenledi. 29 Aralık 2020’de ise Anayasa Mahkemesi bireysel başvuruyu reddetti. Ocak 2021’de Bölge Adliye Mahkemesi, Gezi davasındaki beraat kararını bozdu. Yıl boyunca yapılan duruşmalarda Kavala’nın tutukluluğu devam ettirildi.
Ekim 2021’de bu kez diplomatik bir kriz patlak verdi. Aralarında ABD, Almanya, Fransa ve Hollanda’nın da bulunduğu 10 ülke büyükelçisi Kavala’nın serbest bırakılmasını istedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, söz konusu büyükelçilerin “persona non grata” ilan edilebileceğini söyledi.
2022 yılı başında Gezi ve Çarşı davaları birleştirildi. Savcı, Mart ayında ağırlaştırılmış müebbet istedi. 25 Nisan 2022’de İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, Kavala’yı “casusluk” suçlamasından beraat ettirdi ancak “hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs”ten ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı.
AİHM, Temmuz 2022’de Türkiye’nin Kavala kararını uygulamadığını tespit ederek ihlal kararı verdi. 28 Eylül 2023’te Yargıtay, Kavala’ya verilen ağırlaştırılmış müebbet cezasını onadı.
24 Temmuz 2024’te dönemin Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Kavala’nın avukatlarının yeniden yargılama talebini reddetti. Böylece Kavala’nın tahliyesi yönündeki girişimler sonuçsuz kaldı.







