ABD ile Kanada arasında ‘tarife’ gerilimi sürüyor. ABD’nin Kanada’nın ürünlerine yüzde 50 gümrük vergisi uygulaması üzerine, Kanada 8 Eylül’den itibaren ABD’ye misilleme yapacağını açıkladı. Trump ise Kanada hakkında “ABD’nin bir eyaleti olmadan eyalet olmanın getirilerinden yararlanmak istiyorlar” açıklaması yaptı.
HABER MERKEZİ – ABD Başkanı Donald Trump, tarife gerilimine ilişkin Kanada’nın “ABD’nin bir eyaleti olmadan eyalet olmanın getirilerinden yararlanmak istediğini” savundu.
Trump, sosyal medya hesabından Kanada ile tarife gerilimine ilişkin açıklama yaptı.
Kanada’nın ABD’li çiftçilerden uzun yıllardır para aldığını ve onları tarifelere tabi tuttuğunu, artık buna izin vermeyeceklerini belirten Trump “Kanada, (ABD’de) bir eyalet olmadan eyalet olmanın faydalarından yararlanmak istiyor” ifadesini kullandı.
KANADA’DAN MİSİLLEME YANITI: ‘ÇOK FAZLA ŞEY İSTEDİLER, ÇOK AZ ŞEY SUNDULAR’
ABD Başkanı Donald Trump’ın imzaladığı kararname ile Kanada’ya ait yaklaşık 20 milyar dolarlık ürünlere yüzde 50 oranında gümrük vergisi getirildi.
Gümrük vergilerinin uygulanmaya başlamasından önce iki ülke arasında başlayan müzakerelerden sonuç alınamazken, ABD’nin gümrük vergileri 25 Ağustos’tan itibaren yürürlüğe girecek. Müzakerelerin olumsuz sonuçlanmasının ardından Kanada da ABD’ye misilleme yapma kararı aldı.
Kanada Başbakanı Mark Carney yaptığı açıklamada, “Önümüzdeki günlerde yürürlüğe girecek olan bu yeni gümrük vergisi önlemlerinin ayrıntılarını açıklayacağız” dedi. Carney, birebir uygulanacak misillemede; çelik, süt ürünleri, ev aletleri, tarım ekipmanları, kağıt hamuru ve kağıt ile elektronik sektörlerinin hedef alınacağını açıkladı. ABD’nin son taleplerinin çok ileri gittiğini söyleyen Carney, “Çok fazla şey istediler, çok az şey sundular” dedi.
ABD, Kanada ve Meksika arasında daha önce imzalanan ve sanayi için hayati önem taşıyan Kuzey Amerika ticaret anlaşmasının geleceğinin de riske girdiği belirtilirken, Carney, anlaşmanın bozulmasından Trump yönetimini sorumlu tutarak, “ABD’nin önerdiği şartlarda son dakika yapılan değişiklikler adil değildi, ekonomik değildi ve herhangi bir anlaşmanın güvenilirliğini sorgulattı” dedi.