BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Silopi kanser santrali:

Sağlık Bakanlığı gerçek verileri neden açıklamıyor?

Silopi kanser santrali:

🎧 Haberi dinle0:00 / –:–

Silopi’de faaliyet gösteren termik santralin hava, su ve toprak üzerindeki etkileri yeniden gündemde. Kesin rakamlar bilinmese de 4 bin kanser vakası tespit edilmiş. İlçede resmi verilere göre 6 bin 315 engelli birey bulunuyor.

HABER MERKEZİ- Şırnak’ın Silopi ilçesinde Ciner Grubu’na ait termik santrale yönelik tepkiler sürüyor. Görümlü ile Çalışkan beldeleri arasında bulunan santral yalnızca ilçeyi değil, Şırnak merkez ve Uludere’ye kadar uzanan geniş bir bölgeyi etkiliyor. 17 yıldır çalışan santralin yüksek yakıt tüketimi ve emisyonlarıyla bölgede nasıl bir hava kirliliği yarattığı ise bilinmiyor.

Şırnak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün 2024 Çevre Durum Raporu’na göre, sadece bir yıl içinde santralde  840 bin 682 ton kömür ve asfaltit kullanılırken, 455 bin 157 ton katı atık oluştu.

4 BİN KANSER HASTASI

Kömür-asfaltit ile çalışan santral nedeniyle Silopi’de her geçen gün kanser başta olmak üzere solunum yolu hastalıkları, gebelik kayıpları ve engelli çocuk doğumları artıyor.

Resmi rakamlar paylaşılmasa da ilçede yaklaşık 4 bin kanser vakasının olduğu belirtiliyor. İlçede resmi rakamlara göre 6 bin 315 engelli birey var.

MA‘ya konuşan ŞırnakEkoloji Platformu üyesi Fadıl Tay, santrale karşı yıllardır sürdürülen mücadele sonrasında Kar-Key Santrali’nin 2015’te kaldırıldığını belirtti. Ciner Grubu’na ait santralin ise faaliyetini sürdürdüğünü söyleyen Tay, bölgedeki madencilik faaliyetleri, taş ocakları ve ağaç kesimlerinin de ekolojik tahribatı büyüttüğünü söyküyor. Tay’a göre en büyük sorun ekoloji politikalarının  kapsamlı bir yasal çerçeveyele değil, tek tek projeler olarak ele alınması.

Santralin sağlık üzerindeki etkilerine ilişkin resmi bir çalışma paylaşılmış değil. Ancak bölge sakinleri, özellikle kanser ve diğer ağır hastalıkların arttığını söylüyor.

70 yaşındaki Mehmet Sahit Tümer de santralin kapatılmasını isteyenlerden. Kendisinin de kanser hastası olduğunu belirten Tümer, ailesinde de kanser vakaları bulunduğunu söyledi. Tümer, hava kirliliğinin yanı sıra tarımsal ürünlerin de santralden kaynaklanan kirlilikten etkilendiğini savunarak, “Sağlığımız her şeyden önemli” dedi.

Abdullah Tayşun ise çevresinde ağır hastalıkların daha sık görülmeye başladığını söyledi. Cudi çevresindeki ağaçların kuruduğunu belirten Tayşun, “Doğamız ve dağlarımız etkileniyor. Felaketler ve hastalıklar ortaya çıktı. Bölgede ağır hastalıkların arttığını görüyoruz” diye konuştu.

Sevgi Tay da ailesinden ve yakın çevresinden kanser ve mide hastalıkları nedeniyle yaşamını yitirenler olduğunu belirterek santralin kapatılmasını istedi.

“İSTİHDAM SAĞLIYOR” SAVUNMASININ KARŞILIĞI YOK

Santralin bölgede istihdam yarattığı gerekçesiyle savunulmasına da itiraz var.

Doğan Akın, santralde çalışanların geçimini sağlamasının önemli olduğunu ancak bunun halk sağlığının önüne geçirilemeyeceğini söyledi.

Akın, “Sağlığımız her şeyden önemlidir” diyerek yalnızca Silopiya’nın değil, Botan bölgesinin tamamının santrale ilişkin itirazlarını yükseltmesi gerektiğini ifade etti.

Ekolojistler ve bölge sakinleri, santralin faaliyetlerinin durdurulması, hava kalitesinin düzenli biçimde izlenmesi ve sağlık sorunlarıyla çevresel kirlilik arasındaki ilişkinin bilimsel araştırmalarla ortaya konulmasını talep ediyor.

Benzer Haberler

Şam’da önemli görüşme

Abdi ve Ahmed Dışişleri Bakanlığı'nda

Takip ve Değerlendirme Kurulu toplandı

Süreci yürütecek dört komisyon kurulacak

MEB’den okullara “süreç” genelgesi

Okullarda "kardeşlik hukuku" öğretilecek

Süreçte kritik gün: Yeni aşama

Takip ve Değerlendirme Kurulu ilk kez toplandı

“Süreci sabote etmeye dönük tehlikeli faaliyet”

İmralı Heyeti’nden “görüşme notu” açıklaması