BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Büyük depremin habercisi mi?

İstanbul'da deprem fırtınası sürüyor

Büyük depremin habercisi mi?

🎧 Haberi dinle0:00 / –:–

İstanbul Adalar açıklarında denizde art arda meydana gelen düşük büyüklükteki deprem fırtınası, “fayın aktif olduğunun göstergesi” olarak değerlendirilirken, mevcut hareketliliğin tek başına büyük bir depremin habercisi olmadığı belirtildi.

HABER MERKEZİ – İstanbul açıklarında Marmara Denizi’nde iki gün önce başlayan sismik hareketlilikte yüzlerce mikrodeprem kaydedildi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) son depremler verilerine göre, sarsıntıların önemli bölümü Adalar açıklarında kaydedilirken, depremlerin derinlikleri yaklaşık 7 ila 15 kilometre arasında değişti.

Verilere göre, bölgedeki en büyük deprem saat 17.43’te Adalar açıklarında meydana gelen 3,2 büyüklüğündeki sarsıntı oldu. Aynı bölgede 2,9, 2,8, 2,7 ve 2,6 büyüklüğünde depremler de kayıt altına alındı.

‘FAYIN DİRİ OLDUĞUNUN GÖSTERGESİDİR’

AA’ya konuşan Jeoloji Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Okan Tüysüz, söz konusu depremlere ilişkin, “Fayın aktif olduğunun dışında herhangi bir belirti yok. Bu, fayın ölü değil diri olduğunun, deprem üretme potansiyelinin olduğunun göstergesidir. Herhangi bir büyük depremin işaretçisi olarak değerlendirilemez” ifadelerini kullandı.

Devam eden hareketlilik hakkında Tüysüz, “Bunlar fayın enerji boşalttığı anlamına da gelmez çünkü depremler çok küçük. Yalnızca o fay üzerinde stres biriktiğini, fayın küçük küçük kırıldığını gösteriyor ama büyük bir deprem olur olmaz yönünde bir işaret vermiyor” dedi.

‘BÜYÜK DEPREMİ GETİRECEK BÜYÜKLÜKTE DEĞİL’

İstanbul Arel Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Mehmet Fatih Altan da mikro depremlerin oluştuğunu, bunların da büyük depremi getirecek büyüklükte olmadığını söyledi.

Büyüklüğün 3’ün altında olmasının sevindirici olduğunu dile getiren Altan, “Eğer 4-5’lere gelseydi, biraz daha dikkat etmemiz gerekiyordu. Çünkü bu Kuzey Anadolu Fay Hattı, dikkat etmemiz gereken, önemsediğimiz, en büyük, en tehlikeli fay hattımız. Ondan dolayı buradaki bütün hareketlilikleri takip edip dikkate almamız gerekir. Buradaki hareketlilik bizim için gayet önemli ama şimdiye kadar 3’ten küçük olduğu için korkulacak ya da büyük deprem oluşturacak bir durum yok” değerlendirmesinde bulundu.

Altan, “Fayın enerji boşaltma diye bir durumu söz konusu değil. Bu depremler gayet normal depremler, korkulacak bir durum yok” diye konuştu.

KANDİLLİ RASATHANESİ: TAKİP EDİLİYOR

Kandilli Rasathanesi’nden yapılan açıklamada da “Bu tür küçük depremler zaman zaman görülebilmektedir” denildi

Mevcut hareketliliğin, “Zamansal ve mekânsal olarak kümelenmiş bir mikrodeprem dizisi niteliğinde” olduğu belirtilen açıklamada, şu değerlendirmelere yer verildi:

“Bu tür küçük deprem kümeleri aktif tektonik bölgelerde zaman zaman gözlenebilmektedir. Bölgedeki sismik aktivite; depremlerin konum, derinlik, büyüklük ve kaynak mekanizması özellikleri açısından KRDAE Bölgesel Deprem-Tsunami İzleme ve Değerlendirme Merkezi (BDTİM) tarafından 7/24 izlenmekte ve ayrıntılı olarak değerlendirilmektedir.”

’99’DAN BERİ ARALIKLARLA DEVAM EDİYOR’

Deprem Bilim Kurulu üyesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir de, yaşanan hareketliliği şöyle değerlendirdi:

“Bugün elimizde, bir mikro deprem kümesinin büyük depremin habercisi olduğunu önceden ayırt edebilecek güvenilir bir yöntem yoktur. Bir depremin ‘öncü şok’ olduğu ancak arkasından büyük deprem geldiğinde geriye dönük olarak anlaşılabilir. Bölgedeki mikro deprem aktivitesi 1999 Kocaeli-Düzce depremlerinden beri, belirli aralıklarla devam ediyor, tabii ki belirli ölçeklerde gerilimi ve stresi azalttığını söyleyebiliriz.”

‘ÖNCEDEN BİLMEK MÜMKÜN DEĞİL’

Deprem Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Şükrü Ersoy,  Marmara Denizi’nde son günlerde meydana gelen sarsıntıların Adalar fayı üzerinde yoğunlaştığını belirterek, “Faylar dönemsel olarak bu tür küçük depremler ve sarsıntı kümeleri üretebilir. AFAD gelişmeleri titizlikle takip etmektedir. Vatandaşlarımızın paniğe kapılmasını gerektirecek bir durum bulunmamaktadır” şeklinde konuştu.

Sosyal medyada bu sarsıntıların büyük bir depremin habercisi olduğuna yönelik paylaşımlara değinen Ersoy, “Bu tür söylemler etkileşim amacıyla maalesef sıkça kullanılmakta. Küçük bir hareketliliğin ardından hemen büyük bir deprem geleceğini öne sürmek spekülatiftir. Depremin kesin zamanını önceden bilmek bilimsel olarak mümkün değildir” ifadesini kullandı.

Ersoy, sözlerini şöyle tamamladı: “Tartışmamız gereken konu fayların ne zaman kırılacağı değil, yapı stoklarımızın olası bir sarsıntıya ne kadar hazır olduğudur. Güçlü ve depreme dayanıklı yapılara sahip olduğumuz sürece endişe edilecek bir durum kalmayacaktır.”

 

Benzer Haberler

Şam’da önemli görüşme

Dışişleri Bakanlığı'ndaki üçlü toplantı sona erdi

Takip ve Değerlendirme Kurulu toplandı

Süreci yürütecek dört komisyon kurulacak

MEB’den okullara “süreç” genelgesi

Okullarda "kardeşlik hukuku" öğretilecek

Süreçte kritik gün: Yeni aşama

Takip ve Değerlendirme Kurulu ilk kez toplandı

“Süreci sabote etmeye dönük tehlikeli faaliyet”

İmralı Heyeti’nden “görüşme notu” açıklaması