İsrail’in Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü’ne yönelik saldırısına tepki gösteren MHP lideri Bahçeli, uluslararası yaptırım çağrısında bulunarak 7 maddelik bir plan açıkladı. Adalet Bakanı Akın Gürlek ise Gazze’ye insani yardım taşıyan Küresel Sumud Filosu’na uluslararası sularda düzenlenen saldırıya ilişkin dava kapsamında Netanyahu hakkında kırmızı bülten çıkarılmasının talep edildiğini duyurdu.
HABER MERKEZİ – MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Suriye’nin Türkiye sınırındaki İdlip kırsalında Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü’ne yönelik saldırısına tepki gösterdi. Yazılı bir açıklama yapan Bahçeli, saldırıyı “hukuka, barışa ve bölgesel huzura yönelik kabul edilemez bir saldırı” olarak nitelendirdi.
“İsrail yönetimine çağrımız nettir; Türkiye’yi kışkırtmaktan, Türkiye’nin sabrını sınamaktan, ülkemizin millî güvenlik alanlarına dolaylı veya doğrudan müdahale anlamına gelebilecek teşebbüslerden ve Türkiye karşıtı çevreleri cesaretlendiren söylemlerden vazgeçilmelidir” diyen Bahçeli, Ortadoğu’da yeni bir güvenlik ve barış mimarisi kurulması için 7 maddelik plan önerdi.
Bahçeli, İsrail’in saldırgan politikalarına karşı uluslararası yaptırım sürecinin başlatılması gerektiğini vurguladı.
‘MEKKE ANLAŞMASI GENİŞLEMELİ’
Bahçeli’nin önerdiği planının ilk maddesini, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın genişletilmesi oluşturdu. Bahçeli, iş birliğinin daha fazla ülkenin katılımıyla büyütülmesini ve daha önce gündeme getirdiği “Kudüs Paktı” fikrine dönüştürülmesini önerdi.
Bu yapının, İsrail saldırganlığının hedefi olduğunu belirttiği ülkeleri ve bölgeleri kapsayacak şekilde genişletilerek bir “İslam Barış Gücü” haline getirilmesini istedi.
Bahçeli ikinci maddede ise ABD, Rusya, Çin ve Avrupa Birliği’nin yer alacağı geçici bir “Ortadoğu Barış Koalisyonu/Konseyi” kurulmasını önerdi.
7 MADDELİK PLAN
Bahçeli’nin açıkladığı 7 maddelik plan şöyle:
2. Üye ülkelerle birlikte daha önce önerdiğimiz Dünya Barış Konseyi’nden mülhem geçici bir ABD, Rusya, Çin ve AB’den oluşan Ortadoğu Barış Koalisyonu/Konseyi oluşturulmalı, süratle bölgede istikrar sağlanması hedeflenmelidir.
3. Orta Doğu’da yaşanan krizler, geçici ateşkes girişimleriyle çözülemeyecek kadar derin ve çok boyutlu bir hâl almıştır. Bu nedenle bölgesel güvenliği bütüncül bir yaklaşımla ele alacak, sürekliliği olan bir diyalog mekanizmasının oluşturulması gerekmektedir. Bu kapsamda Türkiye’nin girişimiyle, Birleşmiş Milletler himayesinde ve Ortadoğu Barış Koalisyonu/konseyiyle dirsek temasında olan Ortadoğu Güvenlik ve Barış Konferansı toplanmalı; Filistin’de iki devletli kalıcı barışın tesis edilmesi ve Ortadoğu’nun barış ve istikrar iklimine kavuşması için yol haritası belirlenmelidir.
4. Türkiye tarafından bölgesel güvenlik anlayışına yön veren ilkeleri ortaya koyan, barış ve huzur iklimini merkeze alan “Ankara Deklarasyonu” ilan edilmelidir. Ayrıca Türkiye, İsrail’den kendisine yönelik olası bir hasmane saldırıya karşı asla tepkisiz kalmayacağını, doğabilecek sonuçlardan Türkiye’nin sorumlu olmayacağını ilan etmelidir. Aynı zamanda, dünya Yahudiliğine zor zamanlarında kucak açmış bir millet olarak, İsrail yönetiminin bir katilin eline kalmasından üzüntü ve endişe duyulduğu da vurgulanmalıdır.
5. Geçmiş çatışma tecrübeleri göstermektedir ki uluslararası denetim mekanizması bulunmayan ateşkesler uzun ömürlü olamamaktadır. Bu nedenle Birleşmiş Milletler çatısı altında oluşturulacak tarafsız bir “Uluslararası Ateşkes Gözlem Misyonu” oluşturulmalıdır. Bu misyon; ateşkes ihlallerini kayıt altına almalı, insani yardım koridorlarının güvenliğini denetlemeli, sivillerin korunmasına ilişkin gelişmeleri düzenli olarak raporlamalı, uluslararası kamuoyunu şeffaf biçimde bilgilendirmelidir.
6. Münferit devletlerin girişimleriyle yürütülen arabuluculuk faaliyetleri yerine kurumsallaşmış ve çok taraflı bir yapı, diplomatik girişimlerin sürekliliğini sağlayacaktır. Bu doğrultuda geçmişte de karmaşık krizlerin yönetiminde etkili olan “Uluslararası Arabuluculuk Temas Grubu” kurulmalıdır.
7. Yaptırımların veya yalnızca diplomatik çağrıların tek başına kalıcı sonuç üretmediği dikkate alınarak “Kademeli Diplomatik Baskı ve Teşvik Mekanizması” oluşturulmalıdır. “Barış için İsrail’in Çevrelenmesi” politikası uygulanmalı ve başta bölge ülkeleri olmak üzere İsrail üzerinde siyasi ve ekonomik baskılar arttırılmalı, askeri caydırıcılık mekanizması etkinleştirilmelidir. Buna karşılık; ateşkesin kalıcı hâle getirilmesi, yayılmacılığın ve yerleşim faaliyetlerinin durdurulması, müzakere sürecine geri dönülmesi, uluslararası hukuka uyum sağlanması durumunda diplomatik ve ekonomik teşvik mekanizmaları da devreye sokulmalıdır.”
Bibi’den Ebu Zuhur açıklaması: Türkiye’ye bir mesaj ilettik
‘İSRAİL YAKIN TARİHTE YAPTIĞIMIZ UYARILARI GÖRMEZDEN GELMİŞTİR’
“Bu hususlar, İsrail’in bölgede ve uluslararası kamuoyunda yalnızlaşması ve İsrail’deki politik iklimin değişmesi açısından önem arz etmektedir” diyen Bahçeli, Türkiye’nin öncü bir aktör alması gerektiğine işaret ederek şunları ifade etti:
“Kalıcı çözüm, İsrail’in hukuk dışı ve saldırgan politikalarının etkisizleştirilmesi ile eş zamanlı olarak bölgesel barış mimarisinin güçlendirilmesini gerektirmektedir. Türkiye bu çerçevede çatışmaların sona erdirilmesine ve kalıcı barış düzeninin kurulmasına öncülük eden bir aktör olmalıdır. Tarihî tecrübesi, askerî caydırıcılığı, diplomatik kapasitesi ve bölgesel bağlarıyla Türkiye, barış düzeninin en güçlü taşıyıcılarından birisidir.”
GÜRLEK: NETANYAHU HAKKINDA KIRMIZI BÜLTEN TALEP EDİLDİ
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu aktivistlerine yönelik müdahaleyle ilgili yürütülen yargı süreci kapsamında Netanyahu hakkında kırmızı bülten talep ettiklerini duyurdu.
Bakan Gürlek, “Dosya kapsamında Binyamin Netanyahu ve Afek Moskovitch hakkında “soykırım” suçundan 14 Temmuz’da verilen yakalama emirleri doğrultusunda, adalet bakanlığımızca uluslararası seviyede aranmaları amacıyla kırmızı bülten yayımlanması içişleri bakanlığımızdan talep edilmiş, ilgili evrak dışişleri bakanlığımıza iletilmiştir” dedi.
ÖZEL, HEM NETANYAHU’YA HEM DE ERDOĞAN’A TEPKİ GÖSTERDİ
Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel de Netanyahu’nun açıklamalarına tepki gösterdi. Özel, “İsrail seçimlerinde Netanyahu Erdoğan’la kayıkçı kavgası yaparak kendisine orada güç kazanmaya çalışıyor. İçeride mücadele ederiz ama katil İsrail bizi iç politikasına alet ederse 87 milyon dimdik ayakta oluruz!” ifadelerini kullandı.
Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslenerek, “Bir yandan Trump‘la iş tutup, onun Büyükelçisi Barrack’ın olmadık fantezilerine uyup, bir yandan da Trump‘ın savaş kahramanı ilan ettiği Netanyahu ile kayıkçı kavgasının bu memlekete de bir faydası yoktur. Bu yaşanan her şeyin ne kadar samimiyetsiz olduğu ortadadır” dedi.







