Washington’dan Lahey’deki mahkemeye yönelik baskı yeni bir aşamaya taşınıyor. Trump yönetiminin hazırladığı yaptırım paketi, daha önce olduğu gibi yalnızca yargıç ve savcıları değil, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin (UCM) tamamını hedefliyor.
HABER MERKEZİ- ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, savaş suçları ve insanlığa karşı suçları kovuşturan Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin tamamına yönelik kapsamlı yaptırımlar uygulamaya hazırlanıyor.
Reuters’a konuşan iki kaynağa göre yaptırım paketi hazırlandı ve Washington’ın bunu yakında açıklaması bekleniyor. Ancak açıklamanın kesin tarihi henüz belirlenmiş değil. Wall Street Journal ise kararın bu hafta New York’ta yapılacak Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantıları sırasında kesinleştirilebileceğini bildirdi. ABD Dışişleri Bakanlığı şu ana kadar yaptırım planını doğrulamadı.
Önerilen önlemler, Washington’ın daha önce UCM yargıçları ve savcılarına uyguladığı kişisel yaptırımlardan çok daha geniş kapsamlı olacak. Reuters’a göre ABD vatandaşları ve şirketlerinin, özel bir lisans olmadan mahkemeyle mali işlem yapmasının yasaklanması gündemde. Bu durum UCM’nin banka işlemlerinden bilgi teknolojisi hizmetlerine, sigortadan soruşturmaların finansmanına kadar günlük faaliyetlerini doğrudan etkileyebilir.
Wall Street Journal‘ın aktardığı ABD’li yetkililer ve belgelere göre yaptırımların yürürlüğe girmesinden önce altı ila yedi aylık bir geçiş süresi öngörülüyor. Tedbirlerin mahkemenin ABD doları üzerinden işlem yapmasını da büyük ölçüde engelleyebileceği belirtiliyor.
NETANYAHU HAKKINDAKİ TUTUKLAMA KARARLARI GERİLİMİ TIRMANDIRDI
Washington ile UCM arasındaki gerilim, mahkemenin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında tutuklama kararı çıkarmasıyla daha da büyüdü. Trump yönetimi, UCM’nin ABD ve İsrail gibi mahkemeye taraf olmayan ülkelerin vatandaşları üzerinde yetki kullanmasına karşı çıkıyor.
ABD, UCM’nin kurucu Roma Statüsü’ne taraf değil. Washington yönetimi ayrıca mahkemenin Afganistan’daki ABD askerlerinin eylemlerine ilişkin soruşturmasına da itiraz ediyor.
Trump, Şubat 2025’te imzaladığı başkanlık kararnamesiyle UCM’ye karşı ulusal acil durum ilan etmiş ve mahkemenin belirli yetkililerine yaptırım uygulanmasının önünü açmıştı. Kararname, UCM’nin ABD veya müttefiklerine yönelik soruşturma, tutuklama, gözaltı ya da kovuşturma girişimlerinde bulunan kişilerin ABD’deki mal varlıklarının dondurulmasına ve ABD’ye girişlerinin kısıtlanmasına olanak tanıyor.
ABD yaptırımları Ağustos ayında da genişletmişti. Washington, UCM Başkanı Tomoko Akane ile kıdemli dava avukatı Abdoulaye Seye’yi yaptırım listesine aldı. Reuters’a göre Seye, Netanyahu hakkında tutuklama kararı çıkarılması için çalışan savcılık ekibinde görev yapıyordu.
BASKI SADECE YAPTIRIMLARLA SINIRLI DEĞİL
Trump yönetimi son aylarda UCM üzerindeki diplomatik baskıyı da artırdı. Washington, mahkemenin üyesi olan ülkelere UCM’den çekilmeleri yönünde çağrılar yaparken, mahkemeye verilen uluslararası desteğin azaltılmasını hedefleyen bir kampanya yürütüyor. Reuters’ın aktardığına göre UCM’nin mevcut ve eski yönetim kurulu başkanları, bu girişimlerin mahkemenin uluslararası alandaki konumunu zayıflatmayı amaçladığını savundu.
Mahkemenin kendisi ise ABD’nin Ağustos ayındaki yaptırımlarını yargı bağımsızlığına yönelik bir tehdit olarak değerlendirdi. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres de ABD’nin UCM Başkanı Akane ve savcı Seye’ye yönelik yaptırımlarından ciddi endişe duyduğunu açıkladı.







