2 Kasım 2026 Nûmedya24
Köşe Yazısı

Klik savaşlarının kıymetsiz kurbanları

Fatih Polat Evrensel’in de aralarında bulunduğu birçok basın kurumunu ve gazeteciyi hedef göstermiş olan Cem Küçük, kendisiyle benzer duruşa sahip Rasim Ozan Kütahyalı’nın tutuklanmasının ardından “Rasim Ozan Kütahyalı’nın AK Parti’li olduğunu düşünmüyorum! Ben AK Parti’liyim” demişti. Ancak, düşen arkadaşa vurulan tekme ve muktedire yaltaklanmak da yetmedi.

Fatih POLAT

Evrensel’in de aralarında bulunduğu birçok basın kurumunu ve gazeteciyi hedef göstermiş olan Cem Küçük, kendisiyle benzer duruşa sahip Rasim Ozan Kütahyalı’nın tutuklanmasının ardından “Rasim Ozan Kütahyalı’nın AK Parti’li olduğunu düşünmüyorum! Ben AK Parti’liyim” demişti. Ancak, düşen arkadaşa vurulan tekme ve muktedire yaltaklanmak da yetmedi. Veyis Ateş, Mehmet Akif Ersoy, Rasim Ozan Kütahyalı’dan sonra o da benzer sonu yaşayan faniler arasına katıldı.

Hakkında “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “şantaj” suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Cem Küçük, sevk edildiği Çağlayan’daki İstanbul Adliyesinde “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçundan tutuklandı. Küçük’ün canlı yayında, İBB davasında İmamoğlu’na en yakın isim olarak tutuklu bulunan İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş ile ilgili olarak, “Fatih Keleş’in evindeki parkeden 2 milyon dolar para çıktı.” şeklinde haber yaparak yanlış bilgiyi alenen yayması, diğer canlı yayın programında ise “Berkay Gezgin İBB’den 1 milyon liraya yakın para aldı, MASAK raporlarında var.” diyerek yanlış bilgiyi alenen yaydığının tespit edilmiş olması tutuklanma gerekçesi. Fatih Keleş, 23 Mart 2025 tarihinden itibaren yani16 aydır tutuklu. Ağabeyi Zafer Keleş geçtiğimiz yılın mayıs ayında, oğlu Mustafa Keleş ve yeğeni Murat Keleş de geçtiğimiz yılın haziran ayında tutuklanmıştı. Fatih Keleş, Silivri’de Temmuz 2026’daki savunmasında, “Abimi, oğlumu, yeğenimi tutukladılar” demişti. 28 yaşındaki Genç Mühendis Mustafa Keleş de, yine salondan izlediğimiz İBB davasının 34. gününde şu ifadeleri kullandı: “Baba-oğul olmak örgüt için yeterli gözüküyorsa o zaman Allah beni örgüt üyesi olarak mı yarattı?”

YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN

İlgili Haberler

Faik Bulut yazdı

Çakal Carlos: Dünyanın en ünlü militanının paralı askere dönüşünün hikâyesi (1)

Çakal Carlos’un “devrim adına” yapıp ettiklerinden çıkarılacak en büyük ders bence şudur: İster bireysel isterse grup halinde olsun; öncü vuruşlara dayalı kitlesiz şiddet, halktan kopuk silahlı eylemler ve bilhassa dogmatizme dayalı radikalizm en masum militanları bile asıl amacından saptırıp devletlerarası büyük güçlerin oyuncağı, kiralık katili, paralı askeri, vurucu gücü haline getirmektedir. Varılan sonuç çoğu zaman hüsrandır ve halkın menfaatlerine aykırıdır.

Akın Olgun yazdı

Baro seçimlerinden taşan şey

DEM Parti’nin, demokratik siyasetteki boşluğu dolduracak şekilde bir hat kurma ve bu hattı muhalefetin merkezi haline getirme politikasından ve bunu son dönemde görünür kılmasından, en çok ana muhalefet içindeki İYİ Partili hücrelerin ve İmamoğlu çevresinin rahatsızlık duyduğu malum. Çerçeve yasa için “hayır” kampanyası örgütleyen aklın nereye ait olduğunu ve bu tavrın nasıl karşıtlık havuzuna akıtıldığını bilenler için bu bir tartışma konusu da değil ayrıca. O havuzdan Kocasakal çıktı işte…

Ercan Jan Aktaş yazdı

Sırbistan’da gençlerin zaferi

Fransa, Almanya ve Sırbistan başta olmak üzere farklı ülkelerde ortaya çıkan bu hareketler, karar alma süreçlerini belirli bir liderliğin ya da merkezi yapının tekelinde toplamak yerine, yerel inisiyatifler, özerk örgütlenmeler, yatay koordinasyon ağları ve öğrenci meclisleri aracılığıyla ilerlemektedir. Bu pratiklerde doğrudan demokrasi, yalnızca siyasal taleplerden biri değil, mücadelenin örgütlenme biçimini belirleyen temel bir ilke olarak öne çıkmaktadır.

Faik Bulut yazdı

Çakal Carlos: Dünyanın en ünlü militanının paralı askere dönüşünün hikâyesi (1)

Çakal Carlos’un “devrim adına” yapıp ettiklerinden çıkarılacak en büyük ders bence şudur: İster bireysel isterse grup halinde olsun; öncü vuruşlara dayalı kitlesiz şiddet, halktan kopuk silahlı eylemler ve bilhassa dogmatizme dayalı radikalizm en masum militanları bile asıl amacından saptırıp devletlerarası büyük güçlerin oyuncağı, kiralık katili, paralı askeri, vurucu gücü haline getirmektedir. Varılan sonuç çoğu zaman hüsrandır ve halkın menfaatlerine aykırıdır.

Anasayfa