2 Kasım 2026 Nûmedya24
Köşe Yazısı

Bir katliam bir şiir

Hicri İzgören Tarihin tozlu sayfalarında yer alan ama zamanla unutulan acılar vardır. Yaz mevsimi katliam mevsimidir sanki.bu topraklarda.Yıllar önce 1943 yazında Van-Özalp’ta 33 köylünün kurşuna dizildiği ‘Muğlalı Olayı’ da bu vahşetlerden biridir.

Hicri İZGÖREN

Tarihin tozlu sayfalarında yer alan ama zamanla unutulan acılar vardır.

Yaz mevsimi katliam mevsimidir sanki.bu topraklarda.Yıllar önce 1943 yazında Van-Özalp’ta 33 köylünün kurşuna dizildiği ‘Muğlalı Olayı’ da bu vahşetlerden biridir.

“Bu dağ Mengene dağıdır / Tanyeri atanda Van’da / Bu dağ Nemrut yavrusudur / Tanyeri atanda Nemruda karşı / Bir yanın çığ tutar, / Kafkas ufkudur / Bir yanın seccade Acem mülküdür /…/ Yiğitlik inkar gelinmez / Teke-tek döğüşte yenilmediler / Bin yıllardan bu yan, bura uşağı / Gel haberi nerden verek / Turna sürüsü değil bu / Gökte yıldız burcu değil / Otuzüç kurşunlu yürek / Otuzüç kan pınarı / Akmaz, / Göl olmuş bu dağda.”

Muğlalı olayı veya Kürtçe adıyla ‘Geliyê Sefo’, 1943 yılı yaz mevsiminde Van’ın Özalp ilçesinde, 33 kişinin hayvan kaçakçılığı iddiası ve 3. Ordu komutanı Orgeneral Mustafa Muğlalı’nın emriyle yargısız olarak kurşuna dizilmesi ve 32’sinin ölümü, birinin kaçması ile sonuçlanan bir olay. Bu olayı yıllar sonra Ahmed Arif ‘33 Kurşun’ adlı şiirinde dile getirir. Sonrasında Günay Aslan, ‘Yas Tutan Tarih’, İsmail Beşikçi de ‘Orgeneral Mustafa Muğlalı Olayı’ Neşe Özgen,’ Van-Özalp ve 33 Kurşun Olayı Toplumsal hafızanın hatırlama ve unutma biçimleri’ başlıklı çalışmalarıyla olayı gündeme getirdiler.

YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN

İlgili Haberler

Faik Bulut yazdı

Çakal Carlos: Dünyanın en ünlü militanının paralı askere dönüşünün hikâyesi (1)

Çakal Carlos’un “devrim adına” yapıp ettiklerinden çıkarılacak en büyük ders bence şudur: İster bireysel isterse grup halinde olsun; öncü vuruşlara dayalı kitlesiz şiddet, halktan kopuk silahlı eylemler ve bilhassa dogmatizme dayalı radikalizm en masum militanları bile asıl amacından saptırıp devletlerarası büyük güçlerin oyuncağı, kiralık katili, paralı askeri, vurucu gücü haline getirmektedir. Varılan sonuç çoğu zaman hüsrandır ve halkın menfaatlerine aykırıdır.

Akın Olgun yazdı

Baro seçimlerinden taşan şey

DEM Parti’nin, demokratik siyasetteki boşluğu dolduracak şekilde bir hat kurma ve bu hattı muhalefetin merkezi haline getirme politikasından ve bunu son dönemde görünür kılmasından, en çok ana muhalefet içindeki İYİ Partili hücrelerin ve İmamoğlu çevresinin rahatsızlık duyduğu malum. Çerçeve yasa için “hayır” kampanyası örgütleyen aklın nereye ait olduğunu ve bu tavrın nasıl karşıtlık havuzuna akıtıldığını bilenler için bu bir tartışma konusu da değil ayrıca. O havuzdan Kocasakal çıktı işte…

Ercan Jan Aktaş yazdı

Sırbistan’da gençlerin zaferi

Fransa, Almanya ve Sırbistan başta olmak üzere farklı ülkelerde ortaya çıkan bu hareketler, karar alma süreçlerini belirli bir liderliğin ya da merkezi yapının tekelinde toplamak yerine, yerel inisiyatifler, özerk örgütlenmeler, yatay koordinasyon ağları ve öğrenci meclisleri aracılığıyla ilerlemektedir. Bu pratiklerde doğrudan demokrasi, yalnızca siyasal taleplerden biri değil, mücadelenin örgütlenme biçimini belirleyen temel bir ilke olarak öne çıkmaktadır.

Faik Bulut yazdı

Çakal Carlos: Dünyanın en ünlü militanının paralı askere dönüşünün hikâyesi (1)

Çakal Carlos’un “devrim adına” yapıp ettiklerinden çıkarılacak en büyük ders bence şudur: İster bireysel isterse grup halinde olsun; öncü vuruşlara dayalı kitlesiz şiddet, halktan kopuk silahlı eylemler ve bilhassa dogmatizme dayalı radikalizm en masum militanları bile asıl amacından saptırıp devletlerarası büyük güçlerin oyuncağı, kiralık katili, paralı askeri, vurucu gücü haline getirmektedir. Varılan sonuç çoğu zaman hüsrandır ve halkın menfaatlerine aykırıdır.

Anasayfa