Eski Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Kürtçe anadilde eğitime izin verilmemesinin sebebi olarak “devletin ırkçı reflekslerine” işaret etti ve Kürtçenin seçmeli olarak okutulmasının yeterli olmadığını belirterek, “Anadilde eğitim insan hakkıdır” dedi.
HABER MERKEZİ – AKP’nin kurucularından ve eski Milli Eğitim Bakını Prof. Dr. Hüseyin Çelik, Nûmedya24’e dikkat çekici açıklamalarda bulundu.
Namık Kemal Dinç’in hazırladığı Gündem Özel‘e konuk olan Çelik, Kürtçe eğitim konusunda önemli değerlendirmeler yaptı.
Kürtçenin seçmeli olarak okutulmasının yeterli olmadığını belirten Çelik, şunları dile getirdi:
דCumhuriyet kurulduğunda ötekileştirilen gruplar var. Mesela gayri Müslimler ötekileştirilmiştir, Aleviler ötekileştirilmiştir, Kürtler ötekileştirilmiştir, dindar mütedeyyin insanlar ötekileştirilmiştir ve bunlar devletten ciddi manada dayak yemişlerdir.
Kürtçe neden müfredata girmedi? Bunu devletimin kuruluş kodlarında aramamız gerekiyor. Devlet topyekün Kürtlerin varlığını yok saydığı için haliyle onların diline de yer vermesi, onların kültürlerine de yer vermesi söz konusu değildi.
AK Parti zamanında bazı güzel adımlar atıldı, ancak bunlar yeterli mi? Bence yeterli değil. Yani gıdım gıdım yapılması hoş değil. Demokratik hukuk devleti kendi vatandaşlarına bir şeyi böyle koklata koklata yapmaz, bir lütuf gibi vermez bunları. Bu bir insan hakkıdır kardeşim.
Ulus devlet farklı etnik unsurları kendi varlığına tehdit olarak görüyor. Anadilde eğitimin böyle gıdım gıdım verilmesinin sebebi de maalesef devletimizin ırkçı reflekslerinden kaynaklanıyor.”
ANADİLDE EĞİTİM ÜLKEYİ BÖLER Mİ?: İNGİLTERE ÖRNEĞİNİ VERDİ
Namık Kemal Dinç’in “Kürtçe anadilde eğitim memleketi böler, diyorlar. Gerçekten böler mi?” şeklindeki sorusuna Çelik, İngiltere örneğini vererek şunları söyledi:
“Bölünmemiş ülkelerden bazı örnekler vereyim. Bakın İngiltere’nin uluslararası diplomaside dört tane adı var. İngilizlerin yaşadığı bölgenin adı England’dır, İskoçya dahil olduğunda adı Britain’dır, Galler dahil olduğunda adı Great Britain’dır, Kuzey İrlanda ve dünyadaki diğer ufak tefek yerler dahil olduğunda adı United Kingdom’dır. Şimdi buradaki dört isim İngiltere’de bölücülüğe yol açıyor mu?
Mesela Galler dediğimiz bir bölge, ki başkenti Cardiff’tir. Kendi parlamentosu var, kendi başbakanı var, kendi bakanları var, kendi içinde özerktir. Fakat dışişlerinde İngiltere’ye bağlıdır. Galce diye bir dilleri var. Şimdi bu Galce İngiltere’yi bölmüyor, eğitim dili olarak da Galce kullanılıyor. Çocuklar İngilizce de öğreniyorlar, Galce de öğreniyorlar.”
HÜKÜMETİ ELEŞTİRDİ: TÜRKİYE YENİDEN GÜVENLİKÇİ REFLEKSLERE DÖNDÜ
Çelik, hükümetin politikalarını da eleştirdi. Çelik, “Türkiye bütün özgürlükleri güvenlikçi politikalara feda etti. İnsanları yargı ve asker eliyle terbiye edemezsiniz. Gazeteciyi içeri atan, öğretim üyesini susturan, mahkemeleri giyotin gibi çalıştıran, hukuku sopa gibi kullanan bir düzen olamaz. Yargı eliyle, asker eliyle insanları terbiye etmeye çalışmak, günün sonunda bumerang gibi sizin aleyhinize döner.. Biz otokratik, totaliter bir cumhuriyet olarak kurulduk. Ellili yıllardan sonra bürokratik bir cumhuriyet olduk. Sivil ve askerî bürokrasi ne diyorsa Türkiye’de o hâkim oldu. Bugün, Türkiye tamamen yeniden güvenlikçi reflekslere döndü. Biz bütün özgürlükleri güvenlikçi reflekslere feda etti. Şimdi kendimizi aldatmanın manası yok. Devletin bekası falan filan değil; bu devletin bekasından söz edenler aslında kendi saltanatlarının ve iktidarlarının bekasından söz ediyorlar” diye konuştu.
Programın tamamını şuradan izleyebilirsiniz:







