BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

DEM Parti’den Kurtulmuş’a İzleme Kurulu çağrısı

Özel: Kayyumlar, AİHM-AYM kararları, hâlen hiçbir adım yok

DEM Parti’den Kurtulmuş’a İzleme Kurulu çağrısı
🎧 Haberi dinle0:00 / --:--

DEM Parti Eş Genel Başkanları Hatimoğulları ve Bakırhan, Yeni Parti Genel Başkanı Özel’i ziyaret etti. Muhalefet ve basına yönelik baskıları eleştiren Bakırhan, Meclis Başkanı Kurtulmuş’a İzleme Kurulu için “sorumluluk alma” çağrısında bulundu. Kayyumlar, uyulmayan AİHM ve AYM kararlarına dikkat çeken Özel de, “Düşünün ki seçilmişler hâlen hapiste yatıyorlar ve bu konuda atılan hiçbir adım yok” dedi.

HABER MERKEZİ – DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür ile bir araya geldi. Yeni Parti Genel Merkezi’nde yapılan görüşmede Hatimoğulları ve Bakırhan’a partinin grup başkanvekillerinden Sezai Temelli de eşlik etti.

DEM Parti heyetini, Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir kapıda karşıladı. Görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenlendi.

BAKIRHAN’DAN KURTULMUŞ’A İZLEME KURULU İÇİN ‘SORUMLULUK ALMA’ ÇAĞRISI

Toplantıda ilk sözü alan DEM Parti Eş Genel Başkanı Bakırhan, çerçeve yasaya değinerek, “Çerçeve yasayla birlikte yeni bir döneme girdik. Bu yeni dönemde toplum, artık uygulama aşamasını görmek istiyor. Yapılması gereken ikincil düzenlemeleri toplum bekliyor. Dolayısıyla bu yasanın uygulanması için başta topluma, emek ve meslek örgütlerine, sendikalara, siyasi partilere, Meclis’e büyük görev ve sorumluluk düşüyor. Meclis Başkanımız da bu konuda bir sorumluluk almalı, bir an önce bu yasanın uygulanması için gerekli adımların atılmasına artık biraz yol açmalıdır. Yine Meclis’te bir İzleme Kurulu oluşturulacaktı, o da henüz oluşmadı. Bu İzleme Kurulu’nun bir an önce artık oluşturulması gerekiyor ve Meclis’te bulunan bütün siyasi partilerin de bu kurulda bulunmasının bence bir yolu bulunmalı” dedi.

‘YENİ PARTİ, DÜNYA KADAR BASKIYA RAĞMEN SÜREÇTE DOĞRU YERDE DURDU’

Muhalefet ve gazetecilere yönelik baskılara işaret eden Bakırhan, “Barış, iktidarla muhalefet arasında bir rekabet başlığı olmamalıdır. Bu süreç sadece iki parti arasında yürüyen bir süreç değil. Yasanın sadece bölgeyi, Kürtleri ya da DEM Parti’yi ilgilendiren bir yasa değil, barışımızı ve demokrasimizi ilgilendiren bir süreç olduğu için bu konuda siyasi partilerin de büyük sorumluluk alması gerekiyor. Bu konuda Yeni Parti hep yapıcı ve olumlu bir rol oynadı. Bu vesileyle Sayın Özgür Özel Başkan ve yeni yönetimine de teşekkürlerimi iletmek istiyorum. Dünya kadar baskıya maruz kalmalarına rağmen, bu konuda bir dışarıdan direnç olmasına rağmen doğru yerde durdular, iyi yerde durdular. Çünkü barış iyi bir şeydir. İnsanların yaşamını yitirmemesi iyi bir şeydir. İki yıldır gençlerimizin işte yaşamını yitirmedikleri bir süreçte yaşamamız çok değerli ve kıymetli bir şeydir. Bu süreç partiler üstü bir süreçtir” ifadelerini kullandı.

‘KALICI BARIŞ, DEMOKRATİKLEŞMEYLE MÜMKÜNDÜR’

Hükümete baskılardan vazgeçme çağrısında bulunan Bakırhan, “Bir barış süreci yürütüyorsak muhalefete, basına, ifade özgürlüğüne dönük uygulamaları bence bir kenara bırakmak gerekiyor. Barışın kalıcı olması, bu demokratik toplum ve barış sürecinin başarıya ulaşması, içinin siyasetin biraz yumuşaması ve demokratikleşmesiyle mümkündür. Biz bu konudaki bu talebimizi, bu değerlendirmelerimizi her zeminde dile getireceğiz. Türkiye’nin en acil ihtiyacı ortak akılla, diyalogla, müzakereyle hareket ederek başta bu süreç olmak üzere kendi meselelerini ortak bir akılla çözmektir diyoruz. Partiler arasında siyasi diyaloğu önemsiyoruz. DEM Parti bugünden itibaren daha fazla siyasi partilerle, toplumun örgütlü kesimleriyle buluşacak. Bu sürecin kazasız belasız bir şekilde ilerleyerek bir demokratikleşme sürecine evrilmesi için de dün olduğu gibi bugün de büyük bir çaba ortaya koyacaktır” diye konuştu.

ÖZEL: BARIŞ SÜRECİNDE HERKES KÂRLI ÇIKAR

Ardından söz alan Yeni Parti Lideri Özgür Özel, muhalefet arasındaki diyalogun önemine dikkat çekerek, “Muhalefetin diyalog içinde olduğu bir düzlemde ülkenin temel meselelerinin göğüslenebildiği ve kaybedeninin olmayacağı kazanımların ülkeye kazandırılması önemlidir. Bu anlamda Türkiye’deki barış süreci, terörün sona ermesi, silahların bırakılması, çatışmaların bir daha geri gelmemek üzere son bulmasında bu topraklar üzerinde yaşayan hiç kimsenin zararı yoktur. Herkes faydalı çıkar, kârlı çıkar. Hem ülke yeni acıları yaşamaz hem de bundan sonra silahlanmaya, savunma harcamasına, terörle mücadeleye değil, kalkınmaya bütçe ayrılır. Ülkenin geleceğine yatırım yapılır. Ülkede yaşayan herkesin tüm farklılıklarıyla kardeşçe yaşayabileceği bir ortam için önemlidir. Biz bu noktada ‘Tarihin doğru tarafında yer almak gerekir’ dediğimiz ilk günkü tutumumuzu son ana kadar değiştirmedik ve bu tutumumuzu tekrar teyit ediyoruz” dedi.

KAYYUMLAR, UYGULANMAYAN AİHM-AYM KARARLARI: ‘HÂLEN HİÇBİR ADIM YOK’

Meclis Komisyonu raporunu hatırlatan Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

×

Komisyon raporunun 6. kısmına ilişkin bir yasama faaliyeti ağustos ayının 10’unda gerçekleşti. Ama bunun devamında yapılması gerekenler, yani esas olarak raporun 7. kısmı, demokratikleşme adımları, Meclis’te altında imzası bulunan herkesin gayretini ve bir an önce harekete geçmesini bekliyor. Düşünün ki seçilmişler hâlen daha hapiste yatıyorlar ve bu konuda atılan hiçbir adım yok. Kayyumlar görevine devam ediyor. Sayın Kavala hakkında kaçıncı AİHM kararı çıktı? Hâlâ bir mahkeme düşünün ki diyor ki ‘Uluslararası anlaşmalar kanunla çelişirse kanundan bile üstündür.’ AİHM kararlarını tanımak bir uluslararası anlaşmanın gereğidir. AİHM kararlarının uygulanmaması müeyyideye tabidir. Kavala hakkında çıkmış AİHM kararını mahkeme uygulamıyor.

Diğer taraftan en sonuncusu Sayın Kahraman’la ilgili verilmiş olan Anayasa Mahkemesi kararı var ve 2. kez Anayasa Mahkemesi karar veriyor. Anayasa Mahkemesi kararlarının ne kadar bağlayıcı olduğunu hatırlatarak Tayfun Kahraman kararını, dosyasını da aşacak bir gerekçe yazarak vermiş. Yapılması gereken iş derhâl uygulamak ve benzer dosyaları uygulamak. Altında da AKP ve MHP’nin imzaları var ve zaten imzaya bile gerek olmayan bir konuda son kez bu yaza girerken taahhütte bulunmuş ‘Biz bunları yerine getireceğiz’ diye, hâlen daha duruyor.

‘TÜRKİYE, RAPORUN YAZILDIĞI GÜNE GÖRE BİLE DAHA GERİDE’

“Her gün gazetecilere operasyon yapıyor” diyen Özel, “İktidar partisinin sözcüsünün talimatıyla ‘Buradan sonra tavizsiz olarak hukuken ve siyaseten sahaya iniyoruz’ dedikten sonra 2 gazeteci hapise, 2 gazeteci ev hapsine gidiyor ve bütün akademisyenlerin, gazetecilerin, yani muhalefet eden kim varsa hem de düşünce özgürlüğü sınırlarının içinde kimseye hiçbir söz söylemeyen paylaşımları bile saatler içinde erişim engeline tabi tutuluyor. Ve hatırlatmak isterim ki bugün 1 kamera eksik burada, 1 muhabir eksik burada. Muhalefete en çok alan açan Halk TV’de şu anda bant yayın yapılıyor. Yani muhalefetin tüm renklerine, seçilmiş tüm renklerine alan açan, meşruiyetini kendi üyesinden, kendi seçmeninden alan muhalefetin tüm aktörlerine alan açan Halk TV şu anda susturulmuş durumda” dedi ve ekledi:

“Biz muhalefet partilerinin genel başkanları, eş genel başkanları olarak itirazlarımızı söylüyoruz. Ama durum bundan ibaret. Yani burada iktidar partisinin, bir iktidar bloğunun bir samimiyet sorgulaması geçiriyor olması, toplum nezdinde güven bunalımının yaşanıyor olması iktidara karşı tesadüfi meseleler değil. Bir yanda yönetme kabiliyetini yitirmiş, ülkeyi fon vurguncularına soydurmuş beceriksizlikler ya da kötü niyet dururken; diğer yanda kendi attıkları imzaya dahi sahip çıkmayan, demokratikleşme adımlarını atmayan, aksine raporun yazıldığı güne göre bile çok daha geride bir Türkiye’ye Türkiye’yi taşıyan bir iktidarla karşı karşıyayız.”

ÖZEL’DEN UÇUM’A YANIT: ‘BİZ O KURŞUN ASKERLER İÇİNDE DEĞİLİZ’

Özel, bir gazetecinin Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un seçim tarihi verdiği açıklamasına ilişkin sorusu üzerine şunları dile getirdi:

×AKP‘nin 280 milletvekili var. MHP’ninkini ilave ettiğinizde erken seçim kararı alınabilmesi için 40’a yakın milletvekilinin bir desteği gerekiyor Cumhur İttifakı’nın dışında. Ben diyorum ki bizden böyle bir şey konuşulmadı, konuşulması da mümkün değil. Zaten biz seçimlerin birkaç hafta ya da 1 ay öne alınmasını erken seçim değil, Anayasa’nın seçimlerin öne alınması maddesinin arkasından dolaşmak, Anayasa’ya karşı muvazaalı bir işlem yapmak olarak görüyoruz. Zaten bizim açımızdan biz bu tartışmaya kapalıyız. E şimdi bunun dışında 2 grup kalıyor bu sayıya erişebilecek. Sayın Eş Genel Başkan da diyor, “Bizim böyle bir görüşmemiz, konuşmamız yok.” Sayın Mehmet Uçum o zaman Meclis’in iradesini ipotek altına alan ve “Bu tarih kesinleşti” dediği taahhüdü kimden almış, onu bir açıklasın. Yani ben seçilmemiş bir genel başkana gidip “Bu soruyu sorun” diyemeyeceğim size gazeteci olarak. Ama orada bir grup daha kalıyor ortaya. Yani Mehmet Uçum’un söylediği grup, butlanla müdahale ettikleri bir siyasi partinin kalan grubunu söylüyorsa o zaman o meseleyi ya Mehmet Uçum açıklasın ya da herkes kendi pozisyonunu doğru tarif etsin. Bu, Cumhuriyet Halk Partisi’ne yapılan butlan girişiminin bir ürünü olarak oradan erken seçime bir destek taahhüdü aldıklarını söylüyorsa söylesinler, söylemiyorsa netleşsin. Çünkü bir başka partiye soracak durum yok. 3 ihtimal var burada. Zaten İYİ Parti’nin yaklaşımı ortada ve sayısı yeterli değil bu anlamda. Yani İYİ Parti bir an için “Olur” bile dese yine de 3 gruptan birinin daha destek vermesi gerekiyor. Ne Yeni Yol grubu ne İYİ Parti grubu aranan desteği verebilecek milletvekili sayısına sahip değil. 91 milletvekiliyle biz “Yokuz” diyoruz. DEM Parti, “Böyle bir konu görüşülmedi, böyle bir şey gündemimizde yok” diyor. O zaman Mehmet Uçum butlanı mı ifade ediyor? Ya da Meclis üzerindeki bir tahakkümünü savunacak nasıl bir aritmetik kurmuş? Ona bir bakmak lazım. Sorun, Saray’da oturanların kendini Meclis’in üzerinde görme sorunu. Sorun, Saray’da oturan, bütün kararların Saray’dan tek elden verildiği ve bu kararların uygulanacağı kurşun askerlerin de Meclis’e dizildiği algısı. Biz o kurşun askerler içinde değiliz.

DEM PARTİ EŞ GENEL BAŞKANLARI, AB TÜRKİYE DELEGASYONU İLE GÖRÜŞTÜ

Öte yandan, Yeni Parti ziyareti öncesi DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan ile DEM Parti Dış İlişkiler Komisyonundan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Ebru Günay, AB Türkiye Delegasyonu Büyükelçisi Aivo Orav ve beraberindeki heyetle partinin genel merkezinde görüştü.

Görüşmede Türkiye-AB ilişkileri, süreç, muhalefete yönelik baskılar ve uygulanmayan AİHM kararları ele alındı.

Benzer Haberler

Fon kriziyle gündemdeydiler

SPK başkanı istifa etti, Maliye Bakanı yardımcısı emekliliğe ayrıldı

Kayyum yönetimindeki Van’dan atama yapıldı

Esenyurt Belediyesi kayyumu görevden alındı

Merz hükümetinden yeni adım:

Göçmenler için Almanca dil sınavı zorlaştırılıyor

Bilanço ortaya çıktı: 10 bin lira ödeme yapılacak

İstanbul'da sel felaketinde can kaybı 8'e yükseldi

Kayyum yönetimindeki Van’dan atama yapıldı

Esenyurt Belediyesi kayyumu görevden alındı

‘Suriye’den güzel haberler geliyor’

Erdoğan: Lakin İsrail orayı da karıştırmak için elinden geleni yapıyor

DEM Parti’den Kurtulmuş’a İzleme Kurulu çağrısı

Özel: Kayyumlar, AİHM-AYM kararları, hâlen hiçbir adım yok

Anadil için adım: Bakanlığa başvuru yapılacak

DEM Partili belediyelere genelge gönderildi