BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

‘Üç y’de de eski hükümetlere rahmet okutuyorlar’

Koçyiğit: Çatışma bittiyse kurşuna giden para halka yatırım olarak dönsün

‘Üç y’de de eski hükümetlere rahmet okutuyorlar’
🎧 Haberi dinle0:00 / --:--

Barışın konuşulduğu günlerde bütçenin güvenlikçi politikalara ayrılmasını eleştiren DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, “Çatışma bittiyse kurşuna, mermiye, jete giden para halka yatırım olarak dönsün” dedi. Fon vurgununda asıl sorumlunun “AKP iktidarının ta kendisi” olduğunu belirten Koçyiğit, “Üç y ile iktidara geldiler. Yolsuzluk, yasaklar ve yoksullukla mücadele. Maşallah üç y’de de geçmiş hükümetlere rahmet okutuyorlar” dedi.

HABER MERKEZİ – DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Meclis’te gündemdeki gelişmelere ilişkin basın toplantısını düzenledi.

Konuşmasının başında İstanbul, Sakarya ve Kocaeli’de yaşanan sel felaketine değinen Koçyiğit, “Sel geldiğinde yoksulların mahalleleri, evleri, işyerleri sular altında kalıyor ve ne yazık ki selin yaraları sarıldığında öncelik zenginlere verilirken, yoksullar göz ardı ediliyor. Yoksulun yarasını sarmak yerine ona teselli dilemekten başka da iktidarın başka bir şey yapmadığını görüyoruz” dedi.

‘SUÇLU, YEREL İRADEYLE İŞBİRLİĞİ YAPMAYAN, ONLARI CEZAEVİNE KOYAN İKTİDARDIR’

תimdi İstanbul’da gelen selin aslında bir doğa olayı, bir felaket olarak nitelendirilmesini de kabul etmiyoruz. Evet yağmur gene çok fazla yağmıştır. Belki öngörülenlerden ya da son kırk yılın, otuz yılın en yüksek yağış oranı olabilir ama en nihayetinde sorumlu yağmur değildir. Suçlu yağmur değildir. Suçlu gerçekten bunların önlemini almayan, kentleri düzenli planlamayan, yerel idarenin yetkilerini tanımayan, yerel idareyi seçilmiş belediye başkanlarını cezaevine koyan, onlarla işbirliği yapmayan ve en önemlisi aslında doğaya meydan okuyan anlayışın bizzat kendisidir. Dere yataklarına ev yaparsanız, dere yataklarını yapılaşmaya ve ranta açarsanız günün sonunda doğa da gelecektir akamadığı yer bulamadığında da o binaları önüne katıp götürecektir. Kriz gökyüzünde başlamıyor. Kriz o gökyüzünden yağan yağmur yere değdiğinde akacak dere yatağı, diyecek toprak yer altına süzülecek, yer bulamadığında başlıyor ve bunun bizzat sorumlusunun da hükümet olduğunu, iktidar olduğunu ve doğaya meydan okuyan, doğayı barışık yaşamayan, doğayı gerçekten rant uğruna talan eden anlayış olduğunu da ifade etmemiz gerekiyor.

2027 BÜTÇESİ İÇİN ‘SERMAYENİN VE ZENGİNİN BÜTÇESİ’ DEDİ: ‘YOKSUL VE EMEKÇİNİN HAKKINI GÖZETMİYOR’

Konuşmasının devamında 2027 yılı bütçesine dikkat çeken Koçyiğit, “AKP iktidarı çok açık ve net bir şekilde kendi bütçesini hazırlıyor sarayda, getiriyor Mecliste sunuyor. Bütçe kalemlerinde her yıl bir sonraki yılı aratacak bütçe teklifleriyle karşılaştığımızı görüyoruz. Şimdi vergi yükü halkta, emekçinin sırtına vergi yüklüyorlar, kamu kaynaklarını faize aktarıyorlar, savunma harcamalarını arttırıyorlar, sermayenin çıkarlarını ise maksimum koruyorlar. Evet, karşımızdaki 2027 bütçesi de tıpkı 2026 ve ondan önceki bütçeler gibi aslında sermayenin bütçesidir, zenginin bütçesidir. yoksulun ve işçinin hakkını gözetmeyen bir bütçeyle bir kez daha karşı karşıyayız. Şimdi 2027 yılındaki merkezi yönetim bütçe giderlerinin toplamına bakalım 27 trilyon 276 milyar liraya, bütçe gelirlerinin ise 23 trilyon 408 milyar liraya ulaşması öngörülüyor. Bütçe açığı 3 trilyon 868 milyar lira. Yani bütçe açığında aslında değişen bir şey yok. Her yıl bütçe açığı artıyor. Oysa biz her yıl daha fazla vergi veriyoruz, her yıl daha fazla gelir vergisi ödüyoruz, KDV ödüyoruz, her yıl daha fazla ÖTV ödüyoruz. Ama bir türlü bütçe açığını kapatamıyoruz. Niye kapatamıyoruz? Çünkü bir taraftan aslında havuzun altı delik. Oradan sermayeye bağlamışlar ve sermayeye giden milyonlar var, faize giden milyonlar var” diye konuştu.

‘BARIŞI KONUŞUYORUZ, HER 100 LİRANIN 15’İ GÜVENLİKÇİ POLİTİKALARA’

“Bütçenin en önemli payını yine savunma sanayisi alıyor. Önemli bir şekilde artış var. Ne kadar? Yüzde 60.28’lik. Evet, bu yılki harcamalar için 3 trilyon 454 milyar lira ayrılması öngörülüyor. Bu 2026 bütçesindeki 2 trilyon 155 milyarlık ödeneğe göre yüzde 60.28’lik bir artış demek” diyen Koçyiğit konuşmasını şöyle sürdürdü:

×Barışı konuşuyoruz. Yeni bir döneme kapı aralıyoruz. O zaman sizin bu güvenlikçi politikalara ayrıldığınız bütçeyi nasıl değerlendirmek gerekiyor? Her 100 liranın 15 lirasını savunma harcamalarına, güvenlikçi politikalara ayıran bir bütçeyle karşı karşıyayız. Sayın Erdoğan, ‘silaha çatışmaya giden bütçe artık kalkınmaya refaha gidecek’ demişti, değil mi? Doğal olarak soruyu bizler de soruyoruz. Ne zaman yansıyacak refah olarak? Ne zaman soframızdaki ekmek büyüyecek? Ne zaman asgari ücretli insanca yaşam koşullarına ulaşacak? Emeklilerin parası ne zaman artacak? Bunu bütçeden güvenlik politikalarından alıp halka vermeyi neden düşünmüyorsunuz?

‘ÇATIŞMA BİTTİYSE KURŞUNA, JETE GİDEN PARA, HALKA YATIRIM OLARAK DÖNSÜN’

Madem o kadar güvenlik politikalarının içerisinde bir bütçe ayırıyorsunuz, bunun barışla bağını nasıl kuruyorsunuz diye sormamız gerekiyor. O anlamıyla dilde barış varsa bütçede de barış olmalıdır. Dilde barış, bütçede güvenlikçi politikalar kabul edilebilir değil. Bugün bölge insanı da Türkiye’deki bütün insanlar da şunu görüyor: Çatışma bittiyse kurşuna, mermiye, jete giden para bana yatırım olarak dönsün. Benim hayatımda anlamlı bir değişikliğe neden olsun, refahım artsın. Bu ülkeye dair umudum artsın, gelirim artsın, sofram büyüsün istiyorum. Bu en temel hakkıdır. O anlamıyla yeniden insanların sofrasını küçültecek bütçeleri getirip burada allayıp pullayıp halka ve bizlere satmaya kalkmayınız. Barış sürecinin temel politikası ekonomik politikasına da mutlaka yansımalıdır. Burada gerçekten bir samimiyet varsa biz barışın bütün sonuçlarını görmek istiyoruz. Bütçede de barışı görmek istiyoruz, dilde de barışı görmek istiyoruz, pratikte de barışı görmek istiyoruz. Yaşamın her alanında da barışı ve barışın sonuçlarını görmek istiyoruz. Bu bizim temel hakkımız.

‘FON VURGUNUNUN MÜSEBBİBİ AKP İKTİDARININ KENDİSİDİR’

Son olarak fon vurgunundan söz eden Koçyiğit, “Ortada bir cinayet var ama biz katili bilmiyoruz. Böyle bir şey olabilir mi? Ya biri vurulmuş, yatıyor yerde, cenaze var, ceset var. Katili de herkes biliyor ama bir türlü katile katil denilmiyor. Fon vurgununun müsebibi AKP iktidarının bizzat kendisidir. AKP iktidarının liyakatsiz atamalarıyla koltuğa oturttuklarıdır, yandaşlarıdır, kendi adamlarıdır. Bir iki kişiden bahsetmiyoruz. Bir kişiye suçu yıkıp da buradaki büyük çarkı görmezden gelmemizi hiç kimse bekleyemez. Şimdi herkes Fatma Betül Sayan Kaya diyor. O bir kişi. Fon vurgununun bir faili. Peki diğer failler kim? Bu kadar büyük vurgunun diğer müsebbipleri kim?” diye sordu.

×Peki soruyoruz. Şimdi her şeyin müsebbibi olan göz göre göre bu fon vurgununun gelmesine neden olan SPK’nin yetkilerini artırarak nasıl bir kamu yararı gözeteceksiniz? Zaten işin başında SPK var. Yol veren SPK, yol veren BDDK, yol veren MASAK, yol veren Maliye Bakanlığı. Bütün bunlar bu sürecin bir paydaşı iken, bu sürecin müsebbibi iken kalkıp bir de bu kurumların yetkisini aynı kişiler kurumlarda devam ederken, hiçbir istifa olmamışken devam etmek aslında çok açık ve net bir şekilde buradaki 500 bin insanın hakkının bu konu ikinci bir defa görmezden gelmek demektir. Bu anlamıyla bunu kabul etmediğimizi ifade edelim.

‘ÜÇ Y İLE GELDİLER, GEÇMİŞ HÜKÜMETLERE RAHMET OKUTUYORLAR’

Hükümete yönelik eleştirilerini sürdüren Koçyiğit, konuşmasını şöyle sonlandırdı:

“Üç y ile iktidara geldiler. Yolsuzluk, yasaklar ve yoksullukla mücadele. Maşallah üç y’de de geçmiş hükümetlere rahmet okutuyorlar. Yoksulluk deseniz artık insanlar ey havar diyor. Açlık sınırında yaşıyorlar. Yasaklar deseniz zaten artık sosyal medyaya bile tahammülleri kalmamış insanların sosyal medya hesaplarını yasaklıyorlar. Yolsuzluk deseniz zaten onu görüyorsunuz. Büyük vurgunlarla almışlar gidiyorlar.

Sadece bu mesele sermaye piyasalarıyla ilgili bir sorun değil. Merkez Bankası yalnızca bir seferki sert düşüşü engellemek için 17 Eylül’de yaklaşık 5 milyar dolar sattı. Bunların hesabı var mı? Hâlâ önümüzde bir maliyet hesabı yok. Hâlâ ne kadar zarar edildiğini, toplam zararın ne olduğunu bilmiyoruz. ‘Bize güvenin, bize güvenin’ deyip üzerini örtmeye çalışıyorlar. Bu fon vurgununun peşini bırakmayacağız. Mecliste bir araştırma komisyonu kurulması ısrarımız devam ediyor. Binlerce insan bize yazıyor. Diyor ki hakkımız yenildi. Biz bunun böyle olacağını bilemezdik. Devletin sorumluluğu var. Devlet denetlemek zorunda. SPK denetlemek zorunda. BDDK işini yapmak zorunda. Maliye Bakanlığı işini yapmak zorunda. Ana paramızı versinler, mağduriyetimizi gidersinler diyorlar. Evet, biz de diyoruz. Mağdur olan her bir yurttaşın hakkını verin, mağduriyetini giderin ve bu sürecin şeffaf bir şekilde yürütülmesi için de elinizden gelen bir şey varsa yapın. Ama biliyoruz ki elinizden bir şey gelmiyor. Çünkü boyluna kadar bu suçun ortağısınız. İktidarınız bizzat bu fon vurgununun içindedir. Şimdi kol kırılır, yen içinde kalır diyorsunuz. Yüz binlerce insanın ahını aldınız, yüz binlerce insanı mağdur ettiniz ve biz o yüz binler adına sormaya devam edeceğiz. Bu suçun müsebbibi sizsiniz. Bu vurgunu siz yaptınız. Hepiniz oradaydınız. Hepiniz bu suçun ortağısınız. Hesap sormaya devam edeceğiz.”

Benzer Haberler

Fon kriziyle gündemdeydiler

SPK başkanı istifa etti, Maliye Bakanı yardımcısı emekliliğe ayrıldı

Kayyum yönetimindeki Van’dan atama yapıldı

Esenyurt Belediyesi kayyumu görevden alındı

Merz hükümetinden yeni adım:

Göçmenler için Almanca dil sınavı zorlaştırılıyor

Bilanço ortaya çıktı: 10 bin lira ödeme yapılacak

İstanbul'da sel felaketinde can kaybı 8'e yükseldi

Kayyum yönetimindeki Van’dan atama yapıldı

Esenyurt Belediyesi kayyumu görevden alındı

‘Suriye’den güzel haberler geliyor’

Erdoğan: Lakin İsrail orayı da karıştırmak için elinden geleni yapıyor

DEM Parti’den Kurtulmuş’a İzleme Kurulu çağrısı

Özel: Kayyumlar, AİHM-AYM kararları, hâlen hiçbir adım yok

Anadil için adım: Bakanlığa başvuru yapılacak

DEM Partili belediyelere genelge gönderildi