BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Ersanlı: Silahların susması barış için yetmez

Kalıcı barış için hukuk, eşitlik ve toplumsal güven çağrısı

Ersanlı: Silahların susması barış için yetmez
🎧 Haberi dinle0:00 / --:--

Akademisyen Büşra Ersanlı, kalıcı barışın yalnızca silahların susmasıyla sağlanamayacağını belirterek hukuki güvencelerin, anadilde eğitimin ve demokratikleşmenin önemine dikkat çekti. Ersanlı, mevcut yasaların ve hukukun uygulanmadığı bir ortamda toplumsal güvenin kurulamayacağını vurguladı.

HABER MERKEZİ- Prof. Dr. Büşra Ersanlı, farklı siyasi geçmişlerden kadınların katılımıyla 31 Ekim-1 Kasım tarihlerinde Ankara’da düzenlenecek “Kadınlar yan yana geleceği konuşuyor” konferansı öncesinde Mezopotamya Ajansı’na konuştu. Demokrasi, adalet, eşit yurttaşlık, toplumsal cinsiyet eşitliği ve barışın siyasal sorumluluğunun ele alınacağı konferansın, kadınların ortak mücadele olanaklarını tartışması hedefleniyor.

Barış tartışmalarının siyasi açıklamalar ve silahların susması ekseninde yürütülmesi, çözümün toplumsal ve hukuki boyutunu yeniden gündeme getiriyor.

Akademisyen Büşra Ersanlı MA’ya verdiği röportajında, kalıcı barışın ancak insanların hak ve özgürlüklerini güvence altında yaşayabildiği, hukukun uygulandığı ve eşit yurttaşlığın hayata geçirildiği bir zeminde mümkün olabileceğini belirtiyor. Kürt meselesinin çözümünde anadilde eğitimin öncelikli olduğunu vurgulayan Ersanlı, mevcut hukuki yükümlülüklerin dahi yerine getirilmediği bir ortamda toplumsal güvenin kurulamayacağına dikkat çekiyor.

BARIŞ İÇİN HUKUKİ GÜVENCE

Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde hukuki adımların geciktiğini ifade eden Ersanlı, siyasi tutukluların durumunun çözüme kavuşturulmasının toplumsal desteğin güçlenmesi açısından önem taşıdığını söyledi. Cezaevinden çıkan kişilerin toplumsal ve siyasal yaşama yeniden katılabilmesi için zamana ve desteğe ihtiyaç duyduğunu belirten Ersanlı, sürecin farklı kuşakların anlayabileceği yeni bir dille anlatılması gerektiğini kaydetti.

Kalıcı barışın yalnızca silah bırakmaya indirgenemeyeceğini vurgulayan Ersanlı, hak ve özgürlüklerin önündeki engeller kaldırılmadan demokratik bir toplumsal düzenin kurulamayacağını dile getirdi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmamasını ve mevcut anayasal hükümlere uyulmamasını eleştiren Ersanlı, hukuk kurallarına bağlılığın yeni bir anayasa tartışmasının da temel koşulu olduğunu söyledi.

“Barış belli bir olgunluk ve insani bir yaklaşımla gelişir. Sadece silah bırakmak barış demek değildir. Çatışmasızlık insanlara alan tanır ve bu alan çok önemlidir. Barış, huzur içinde yanındaki insana güvenerek işleyen bir süreçtir. O da uzun bir süreç ama biz buna razıyız. AİHM kararlarının uygulanmıyor oluşu ise kabul edilmeyecek olan tarafıdır. Beğenmediğimiz bir anayasa var, ona bile uyulmuyor. Anayasasına uymayan bir iktidarla yeni anayasa nasıl yapılır? Bu konuşmaları 2011 yılında anayasa yapım komisyonundayken de yapmıştık. O çalışmalarımız ve önerilerimiz de dikkate alınmadı”

EŞİTLİĞİN TEMELİ ANADİL

Kürt sorununun çözümünde anadilde eğitimin öncelikli başlık olması gerektiğini belirten Ersanlı, kişinin kendi dilinde eğitim görmesinin özgüvenini ve kültürel gelişimini desteklediğini ifade etti. Ersanlı’ya göre anadil, yalnızca iletişim aracı değil, kişinin düşünsel dünyasını ve toplumla kurduğu bağı şekillendiren temel unsurlardan biri.

“Anadilde eğitime önem veriyorum çünkü özgüven sağladığı için. Özgüveni artan, kültürel ve zihinsel dünyası eğitimle gelişen insanların eşit ve adil olma dürtüsü de artar. Ülkenin yüzde 50’sinin kadın olduğu düşünüldüğünde bunu yapabilecek güce onlar sahip. Anadil ile bağlantılı anadil bir mucizedir ve o mucize mutlaka toplumsallığa yardım eder.”

2016’da “Bu suça ortak olmayacağız” bildirisini imzaladıkları için görevlerinden uzaklaştırılan barış akademisyenlerinin ve Kanun Hükmünde Kararname’lerle (KHK) ihraç edilenlerin görevlerine iade edilmesi gerektiğini de söyleyen Ersanlı, hak ve özgürlüklerin güvence altına alınmasının demokratikleşme açısından önemine işaret etti.

KADINLARIN ORTAK MÜCADELESİ

Kadına yönelik şiddeti toplumsal ve kurumsal hiyerarşilerle ilişkilendiren Ersanlı, erkek egemen siyaset anlayışının kadınların yaşamının farklı alanlarında baskıyı derinleştirdiğini söyledi. Şiddetin yalnızca kadınları değil, çocukları, hayvanları ve doğayı da etkilediğini belirterek toplumsal yaşamın şiddetten arındırılması çağrısında bulundu.

Basına yönelik baskılar, belediyelere dönük operasyonlar ve kayyım uygulamalarının sürmesini de eleştiren Ersanlı, bu politikaların toplumsal dayanışma ve birlikte hareket etme imkânlarını zayıflattığını savundu. Siyasetin yalnızca oy hesapları üzerinden yürütülmesinin barış ve güven ortamı yaratmaya yetmeyeceğini belirtti.

Ersanlı, tablonun kaygı verici olduğunu ancak umudunu koruduğunu ifade ederek kadınların hiyerarşiden uzak, eşitlikçi bir zeminde bir araya gelmesinin önemini vurguladı. Ankara’daki konferansın da kadınların ortak bir gelecek kurma arayışına katkı sunmasını beklediğini söyledi.

Benzer Haberler

Fon kriziyle gündemdeydiler

SPK başkanı istifa etti, Maliye Bakanı yardımcısı emekliliğe ayrıldı

Kayyum yönetimindeki Van’dan atama yapıldı

Esenyurt Belediyesi kayyumu görevden alındı

Merz hükümetinden yeni adım:

Göçmenler için Almanca dil sınavı zorlaştırılıyor

Bilanço ortaya çıktı: 10 bin lira ödeme yapılacak

İstanbul'da sel felaketinde can kaybı 8'e yükseldi

Kayyum yönetimindeki Van’dan atama yapıldı

Esenyurt Belediyesi kayyumu görevden alındı

‘Suriye’den güzel haberler geliyor’

Erdoğan: Lakin İsrail orayı da karıştırmak için elinden geleni yapıyor

DEM Parti’den Kurtulmuş’a İzleme Kurulu çağrısı

Özel: Kayyumlar, AİHM-AYM kararları, hâlen hiçbir adım yok

Anadil için adım: Bakanlığa başvuru yapılacak

DEM Partili belediyelere genelge gönderildi