25 Ekim 2026 Nûmedya24
Doğu Ergil
Köşe Yazarı

Doğu Ergil

Siyaset bilimci, akademisyen ve yazar. Uzun yıllar üniversitelerde öğretim üyeliği yaptı. Çalışma alanları arasında etnik kimlikler, demokrasi, siyasal katılım, çatışma çözümü ve insan hakları yer alır. Türkiye’de toplumsal barış ve Kürt meselesi üzerine hazırlanan çeşitli akademik ve saha araştırmalarında yer almıştır. 1995 yılında TOBB Başkanlık Danışmanlığı görevindeyken Doğu Raporu’nu hazırladı. 45 kitap ve çeşitli dillerde yayımlanmış düzinelerce bilimsel makalesi ve kitap bölümü vardır.

89 yazı Son yazı: “Uzun süren ekonomik krizler, kriz değil politikadır” Sayfa 3/11

Sayfa 3

Arşiv →
Doğu Ergil yazdı

Bir otokrat nasıl seçim yoluyla siyaset dışı bırakıldı?: Macaristan ve Viktor Orban örneği

Onların temel argümanı şudur: Demokrasiler, genellikle tankların kentlere yürümesiyle çökmez. Kapıyı demokratik kurumların bekçileri açar. İşte anahtar kavram budur: "Demokrasinin bekçileri"... Bu önermeyi açalım: Bir demokrasiyi anayasa korumaz. Mahkemeler de tek başına koru(ya)maz. Asıl koruyucu, demokratik aktörlerin, demokratik olmayan aktörlere karşı çizdiği ve koruduğu kırmızı çizgilerdir.

Doğu Ergil yazdı

Özgürlükten Kaçış: İnsanlar Neden Otoriteyi Özgürlüğe Tercih Eder?

Devletler ile teknoloji şirketleri arasındaki işbirlikleri bu gözetim kapasitesini daha da genişletirken, bireylerin mahremiyeti, özerkliği ve demokratik karar verme yetisi giderek aşınmaktadır. Sonuçta ortaya çıkan tablo, yalnızca “büyük biraderin bizi gözlemesi” değildir; aynı zamanda bizim de gönüllü olarak her gün kendimizi görünür kıldığımız, dijital izlerimizi çoğalttığımız ve böylece davranışlarımızın öngörülebilir ve yönlendirilebilir hâle geldiği yeni bir iktidar rejimidir. Dijital çağın en büyük paradoksu da burada yatar: Özgürlüğümüzü genişlettiğine inandığımız teknolojiler, yeterli hukukî ve demokratik denetime tabi olmadıklarında, tarihin en kapsamlı gözetim ve davranış yönetimi sistemlerini yaratmaya adaydır.

Doğu Ergil yazdı

Anlaşılmamanın/anlaşamamanın modern yalnızlığı

Bu durumun siyasete yansıması linç kültürü, tahammülsüzlük ve sürekli düşman üretimi oluyor. Çünkü birbirini anlamayan toplumlar, yabancılaşıyor, zamanla birbirinden korkmaya başlıyor. Korku arttıkça diyalog azalıyor; diyalog azaldıkça önyargılar büyüyor. Böyle toplumlarda insanlar artık ikna etmeye değil, susturmaya çalışıyor. Tartışma kültürü yerini, bastırma, itaat ve sadakat kültürüne bırakıyor. İnsanlar fikirleriyle değil, ait oldukları kamplarla değerlendiriliyor.

Doğu Ergil yazdı

KURBAN: Bir tarih, ritüel ve vicdan muhasebesi

Kurban, tarih boyunca toplumların önemli bir dayanışma aracı olarak işlev görmüştür. Büyük hayvanların kesilmesi, etin paylaşılması ve ortak sofraların kurulması özellikle yoksul toplumsal kesimlerle varsılların sembolik eşitlenme -en azından dayanışma- aracı olarak yorumlandı. Bayramlar, yalnızca dinî törenler değil; aynı zamanda toplumsal bağların yeniden kurulduğu dönemler olarak önemsendi.

Diğer yazarlar

Tümü →