28 Ekim 2026 Nûmedya24
Köşe Yazısı

Hizbullahçılara ‘özel hukuk’ ve çerçeve yasa

Yusuf Karadaş Kürt sorunundaki süreçle ilgili hazırlanan ve bu hafta Meclise sunulması beklenen çerçeve yasanın içeriği, kapsamı ve nasıl uygulanacağıyla ilgili tartışmalar devam ederken iktidar yargısının Hizbullahçı katillere uyguladığı “özel hukuk”, sürece dair güvensizlik ve kaygıları büyütüyor.

Yusuf KARADAŞ

Kürt sorunundaki süreçle ilgili hazırlanan ve bu hafta Meclise sunulması beklenen çerçeve yasanın içeriği, kapsamı ve nasıl uygulanacağıyla ilgili tartışmalar devam ederken iktidar yargısının Hizbullahçı katillere uyguladığı “özel hukuk”, sürece dair güvensizlik ve kaygıları büyütüyor. Çünkü ülkenin en önemli demokrasi sorunlarından biri olan Kürt sorununun çözümünün bir parçası olarak gündeme getirilen çerçeve yasada şiddet eylemlerine karışmamış siyasetçiler bile “denetimli serbestlik” adı altında rejime karşı söz söyleyemez hale getirilmeye çalışılırken Kürt halkına karşı özel savaşta kullanılan ve yüzlerce cinayetin faili konumunda bulunan Hizbullahçı katiller serbest bırakılıyor.

Hizbullahçılara uygulanan “özel hukuk”un son örneğiyle ilgili EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığına soru önergesi sundu. Karaca, aralarında Gerçek dergisi Diyarbakır Temsilcisi Namık Tarancı’nın da yer aldığı yüzlerce cinayeti nasıl işlediklerini daha önce itiraf eden ve cezaları Yargıtay tarafından onaylanan Hizbullah Yöneticileri Edip Gümüş ve Cemal Tutar’ın Anayasa Mahkemesinin yeniden yargılama kararı olmadan yerel mahkeme tarafından nasıl yeniden yargılanıp haklarında jet hızıyla tahliye kararı verildiğini sordu.

YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN

İlgili Haberler

Akın Olgun yazdı

Baro seçimlerinden taşan şey

DEM Parti’nin, demokratik siyasetteki boşluğu dolduracak şekilde bir hat kurma ve bu hattı muhalefetin merkezi haline getirme politikasından ve bunu son dönemde görünür kılmasından, en çok ana muhalefet içindeki İYİ Partili hücrelerin ve İmamoğlu çevresinin rahatsızlık duyduğu malum. Çerçeve yasa için “hayır” kampanyası örgütleyen aklın nereye ait olduğunu ve bu tavrın nasıl karşıtlık havuzuna akıtıldığını bilenler için bu bir tartışma konusu da değil ayrıca. O havuzdan Kocasakal çıktı işte…

Ercan Jan Aktaş yazdı

Sırbistan’da gençlerin zaferi

Fransa, Almanya ve Sırbistan başta olmak üzere farklı ülkelerde ortaya çıkan bu hareketler, karar alma süreçlerini belirli bir liderliğin ya da merkezi yapının tekelinde toplamak yerine, yerel inisiyatifler, özerk örgütlenmeler, yatay koordinasyon ağları ve öğrenci meclisleri aracılığıyla ilerlemektedir. Bu pratiklerde doğrudan demokrasi, yalnızca siyasal taleplerden biri değil, mücadelenin örgütlenme biçimini belirleyen temel bir ilke olarak öne çıkmaktadır.

Akın Olgun yazdı

Süreç, Riskler, Söylemler

Sürecin ve yol haritasının üstünde, ayrı bir irade olduğu ve bunu da Uçum’un temsil ettiği algısı, aslına bakarsanız üstünde oynanabilir bir güvenlik açığıdır ve bu açığın Uçum’un ifadelerinde hayat bulduğunu söylemek abartılı olmaz. Sürecin, türlü badireler atlatarak bugünlere kadar gelebilmesini, politik doğruculuktan, siyasal ezberlerden uzaklaşmasına, olan bitene karşı gerçekçi olmasına ve somut koşulların somut tahliline bağlayabiliriz. Bu, ilerlemenin ve zorluklar karşısında esneyebilmenin imkanını da sunuyor taraflara.

Akın Olgun yazdı

Baro seçimlerinden taşan şey

DEM Parti’nin, demokratik siyasetteki boşluğu dolduracak şekilde bir hat kurma ve bu hattı muhalefetin merkezi haline getirme politikasından ve bunu son dönemde görünür kılmasından, en çok ana muhalefet içindeki İYİ Partili hücrelerin ve İmamoğlu çevresinin rahatsızlık duyduğu malum. Çerçeve yasa için “hayır” kampanyası örgütleyen aklın nereye ait olduğunu ve bu tavrın nasıl karşıtlık havuzuna akıtıldığını bilenler için bu bir tartışma konusu da değil ayrıca. O havuzdan Kocasakal çıktı işte…

Ercan Jan Aktaş yazdı

Sırbistan’da gençlerin zaferi

Fransa, Almanya ve Sırbistan başta olmak üzere farklı ülkelerde ortaya çıkan bu hareketler, karar alma süreçlerini belirli bir liderliğin ya da merkezi yapının tekelinde toplamak yerine, yerel inisiyatifler, özerk örgütlenmeler, yatay koordinasyon ağları ve öğrenci meclisleri aracılığıyla ilerlemektedir. Bu pratiklerde doğrudan demokrasi, yalnızca siyasal taleplerden biri değil, mücadelenin örgütlenme biçimini belirleyen temel bir ilke olarak öne çıkmaktadır.

Anasayfa