28 Ekim 2026 Nûmedya24
Köşe Yazısı

Çin’in üniversite reformu bize ne anlatıyor?

Ceren Ergenç Bugün üniversite tercih dönemi başlarken Çin’de yükseköğretime dair bir tartışmayı paylaşmak istedim, bizim için de aydınlatıcı olduğunu düşünüyorum. Çin’de yakınlarda birçok bölüm kapatıldı. Çin Eğitim Bakanlığı verilerine göre 2021-2025 arasında 12 bin 200 lisans programı kapatılmış ya da askıya alınmış, yerine 10 bin 200 yeni program açılmış.

Ceren ERGENÇ

Bugün üniversite tercih dönemi başlarken Çin’de yükseköğretime dair bir tartışmayı paylaşmak istedim, bizim için de aydınlatıcı olduğunu düşünüyorum. Çin’de yakınlarda birçok bölüm kapatıldı. Çin Eğitim Bakanlığı verilerine göre 2021-2025 arasında 12 bin 200 lisans programı kapatılmış ya da askıya alınmış, yerine 10 bin 200 yeni program açılmış. Yani ülkedeki üniversite programlarının yüzde 30’undan fazlası bu beş yılda değişime uğramış. Kapatılanların büyük kısmı sanat, beşeri bilimler, yabancı dil ve işletme gibi alanlarda yoğunlaşmış, açılanların çoğu ise devletin teknoloji hedefleriyle örtüşüyor. Örneğin, dokuz üniversite “somutlaşmış zeka” (embodied intelligence) adıyla yeni bölümler açmış, bu da insansı robot ve yapay zeka entegrasyonunu hızlandırma politikasının bir parçası.

Bunu yapay zekanın eğitimi öldürmesi olarak yorumlayanlar da oldu, Çin’in gizli dünyayı ele geçirme planı olarak da, sosyal bilimlerin uygulamalı bilimler karşısındaki yenilgisi olarak da. Ben “D, hiçbiri” diyorum. Bu, genç işsizliğini gizlemek ve küçük kent ekonomilerine kriz sırasında hayat suyu taşımak için “her ilde bir üniversite” politikasının iflasının Çin tarafından kabul edilmesi. Darısı başımıza. Çin’de genç işsizliği yüzde 16’yı aşmış durumda, mezun sayısı her yıl rekor kırıyor ve bu mezunların önemli bir kısmı diplomalarının iş piyasasında bir karşılığı olmadığını görüyor.

YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN

İlgili Haberler

Akın Olgun yazdı

Baro seçimlerinden taşan şey

DEM Parti’nin, demokratik siyasetteki boşluğu dolduracak şekilde bir hat kurma ve bu hattı muhalefetin merkezi haline getirme politikasından ve bunu son dönemde görünür kılmasından, en çok ana muhalefet içindeki İYİ Partili hücrelerin ve İmamoğlu çevresinin rahatsızlık duyduğu malum. Çerçeve yasa için “hayır” kampanyası örgütleyen aklın nereye ait olduğunu ve bu tavrın nasıl karşıtlık havuzuna akıtıldığını bilenler için bu bir tartışma konusu da değil ayrıca. O havuzdan Kocasakal çıktı işte…

Ercan Jan Aktaş yazdı

Sırbistan’da gençlerin zaferi

Fransa, Almanya ve Sırbistan başta olmak üzere farklı ülkelerde ortaya çıkan bu hareketler, karar alma süreçlerini belirli bir liderliğin ya da merkezi yapının tekelinde toplamak yerine, yerel inisiyatifler, özerk örgütlenmeler, yatay koordinasyon ağları ve öğrenci meclisleri aracılığıyla ilerlemektedir. Bu pratiklerde doğrudan demokrasi, yalnızca siyasal taleplerden biri değil, mücadelenin örgütlenme biçimini belirleyen temel bir ilke olarak öne çıkmaktadır.

Akın Olgun yazdı

Süreç, Riskler, Söylemler

Sürecin ve yol haritasının üstünde, ayrı bir irade olduğu ve bunu da Uçum’un temsil ettiği algısı, aslına bakarsanız üstünde oynanabilir bir güvenlik açığıdır ve bu açığın Uçum’un ifadelerinde hayat bulduğunu söylemek abartılı olmaz. Sürecin, türlü badireler atlatarak bugünlere kadar gelebilmesini, politik doğruculuktan, siyasal ezberlerden uzaklaşmasına, olan bitene karşı gerçekçi olmasına ve somut koşulların somut tahliline bağlayabiliriz. Bu, ilerlemenin ve zorluklar karşısında esneyebilmenin imkanını da sunuyor taraflara.

Akın Olgun yazdı

Baro seçimlerinden taşan şey

DEM Parti’nin, demokratik siyasetteki boşluğu dolduracak şekilde bir hat kurma ve bu hattı muhalefetin merkezi haline getirme politikasından ve bunu son dönemde görünür kılmasından, en çok ana muhalefet içindeki İYİ Partili hücrelerin ve İmamoğlu çevresinin rahatsızlık duyduğu malum. Çerçeve yasa için “hayır” kampanyası örgütleyen aklın nereye ait olduğunu ve bu tavrın nasıl karşıtlık havuzuna akıtıldığını bilenler için bu bir tartışma konusu da değil ayrıca. O havuzdan Kocasakal çıktı işte…

Ercan Jan Aktaş yazdı

Sırbistan’da gençlerin zaferi

Fransa, Almanya ve Sırbistan başta olmak üzere farklı ülkelerde ortaya çıkan bu hareketler, karar alma süreçlerini belirli bir liderliğin ya da merkezi yapının tekelinde toplamak yerine, yerel inisiyatifler, özerk örgütlenmeler, yatay koordinasyon ağları ve öğrenci meclisleri aracılığıyla ilerlemektedir. Bu pratiklerde doğrudan demokrasi, yalnızca siyasal taleplerden biri değil, mücadelenin örgütlenme biçimini belirleyen temel bir ilke olarak öne çıkmaktadır.

Anasayfa