28 Ekim 2026 Nûmedya24
Köşe Yazısı

Bugünkü dersimizin konusu ‘kapitalizm’…

Fikret Başkaya İnsanlar kapitalist bir toplumda yaşıyorlar ama kapitalizmin nasıl netameli bir sistem olduğunu bilmiyorlar, doğrusu merak da etmiyorlar. Zira ‘şeylerin normal hali sayılan’ sorgulanmaktan da muaf oluyor. Fakat, bilmeyenler sadece sıradan insanlar değil. “Yüksek düzeyde” eğitimliler de bilmiyor. Bunlara burnundan kıl aldırmayan iktisat (ekonomi) profesörleri de dahil…

Fikret BAŞKAYA

İnsanlar kapitalist bir toplumda yaşıyorlar ama kapitalizmin nasıl netameli bir sistem olduğunu bilmiyorlar, doğrusu merak da etmiyorlar. Zira ‘şeylerin normal hali sayılan’ sorgulanmaktan da muaf oluyor. Fakat, bilmeyenler sadece sıradan insanlar değil. “Yüksek düzeyde” eğitimliler de bilmiyor. Bunlara burnundan kıl aldırmayan iktisat (ekonomi) profesörleri de dahil…

Kapitalizm, ücretli emek sömürüsü, karşılığı ödenmeyen kadın sömürüsü ve doğa yağması ve talanıyla var olan, yol alan bir sistemdir. Artık şimdilerde yol almakta zorlanıyor, patinaj yapıyor. Yegâne ereği kâr etmek ve kârı büyütmektir. Canlı olan her şeyi ölü metalara, nesnelere dönüştürüyor. Kapitalizm dahilinde ‘değişim değeri’ kullanım değerinin önüne geçmiş durumdadır ki bu, insanlık ve uygarlık tarihinde bir ilktir ve sayısız sorunlara, kötülüklere kaynaklık ediyor. Varlığını sınırsız büyümeye borçludur. Başka türlü söylersek ‘büyüme veya yok olma ikilemi’ söz konusudur. Temel üretim ve yaşam araçları dar bir sermaye sınıfının elinde-tekelindedir. Sosyal kötülükleri (açlık, yoksulluk, sefalet, işsizlik…) azdırmadan ve doğa tahribatı yaratmadan var olamaz, bir krizden diğerine savrulur. Her türlü etik-ahlâkî değere yabancılaşmış durumdadır. Malûm, etik, sınır demektir, “potansiyel olarak yapılabilir olandan” sakınmaktır. Parasal ve maddi olan, hesaplanabilir-ölçülebilir olan dışında hiçbir insanî değere itibar etmez.

YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN

İlgili Haberler

Akın Olgun yazdı

Baro seçimlerinden taşan şey

DEM Parti’nin, demokratik siyasetteki boşluğu dolduracak şekilde bir hat kurma ve bu hattı muhalefetin merkezi haline getirme politikasından ve bunu son dönemde görünür kılmasından, en çok ana muhalefet içindeki İYİ Partili hücrelerin ve İmamoğlu çevresinin rahatsızlık duyduğu malum. Çerçeve yasa için “hayır” kampanyası örgütleyen aklın nereye ait olduğunu ve bu tavrın nasıl karşıtlık havuzuna akıtıldığını bilenler için bu bir tartışma konusu da değil ayrıca. O havuzdan Kocasakal çıktı işte…

Ercan Jan Aktaş yazdı

Sırbistan’da gençlerin zaferi

Fransa, Almanya ve Sırbistan başta olmak üzere farklı ülkelerde ortaya çıkan bu hareketler, karar alma süreçlerini belirli bir liderliğin ya da merkezi yapının tekelinde toplamak yerine, yerel inisiyatifler, özerk örgütlenmeler, yatay koordinasyon ağları ve öğrenci meclisleri aracılığıyla ilerlemektedir. Bu pratiklerde doğrudan demokrasi, yalnızca siyasal taleplerden biri değil, mücadelenin örgütlenme biçimini belirleyen temel bir ilke olarak öne çıkmaktadır.

Akın Olgun yazdı

Süreç, Riskler, Söylemler

Sürecin ve yol haritasının üstünde, ayrı bir irade olduğu ve bunu da Uçum’un temsil ettiği algısı, aslına bakarsanız üstünde oynanabilir bir güvenlik açığıdır ve bu açığın Uçum’un ifadelerinde hayat bulduğunu söylemek abartılı olmaz. Sürecin, türlü badireler atlatarak bugünlere kadar gelebilmesini, politik doğruculuktan, siyasal ezberlerden uzaklaşmasına, olan bitene karşı gerçekçi olmasına ve somut koşulların somut tahliline bağlayabiliriz. Bu, ilerlemenin ve zorluklar karşısında esneyebilmenin imkanını da sunuyor taraflara.

Akın Olgun yazdı

Baro seçimlerinden taşan şey

DEM Parti’nin, demokratik siyasetteki boşluğu dolduracak şekilde bir hat kurma ve bu hattı muhalefetin merkezi haline getirme politikasından ve bunu son dönemde görünür kılmasından, en çok ana muhalefet içindeki İYİ Partili hücrelerin ve İmamoğlu çevresinin rahatsızlık duyduğu malum. Çerçeve yasa için “hayır” kampanyası örgütleyen aklın nereye ait olduğunu ve bu tavrın nasıl karşıtlık havuzuna akıtıldığını bilenler için bu bir tartışma konusu da değil ayrıca. O havuzdan Kocasakal çıktı işte…

Ercan Jan Aktaş yazdı

Sırbistan’da gençlerin zaferi

Fransa, Almanya ve Sırbistan başta olmak üzere farklı ülkelerde ortaya çıkan bu hareketler, karar alma süreçlerini belirli bir liderliğin ya da merkezi yapının tekelinde toplamak yerine, yerel inisiyatifler, özerk örgütlenmeler, yatay koordinasyon ağları ve öğrenci meclisleri aracılığıyla ilerlemektedir. Bu pratiklerde doğrudan demokrasi, yalnızca siyasal taleplerden biri değil, mücadelenin örgütlenme biçimini belirleyen temel bir ilke olarak öne çıkmaktadır.

Anasayfa