Suudi petrol şirketi Aramco’nun Dahran’daki yerleşkesinde bir idari bina saldırıya uğrarken, Riyad yönetimi Yemen’in başkenti Sana’daki yakıt depolarını hedef aldı. Karşılıklı saldırılar, petrol sevkiyatı ve Kızıldeniz’deki deniz ticareti açısından kaygıları artırıyor.
HABER MERKEZİ- Yemen’de Husiler ile Suudi Arabistan’ın desteklediği hükümet güçleri arasındaki çatışmalar şiddetlenirken, saldırılar dünyanın en büyük petrol üreticilerinden Suudi Arabistan’ın enerji ve ulaşım altyapısını da hedef almaya başladı.
Reuters’ın haberine göre, Suudi Arabistan’ın doğusundaki Dahran kentinde bulunan devlet petrol şirketi Saudi Aramco’nun yerleşkesindeki bir idari binaya dün saldırı düzenlendi. Suudi Enerji Bakanlığı, saldırı sonucunda binada sınırlı çaplı yangın çıktığını, can kaybı ya da yaralanma yaşanmadığını açıkladı. Reuters’a konuşan bir şirket kaynağı, yerleşkedeki bir ofis binasının üst üç katının hasar gördüğünü bildirdi.
YEMEN–SAUDI TENSIONS ESCALATE
Reports claim Saudi airstrikes targeted fuel and energy storage facilities in Yemen’s capital, Sanaa. In response, the Houthis have reportedly threatened to strike Saudi Aramco oil facilities in Riyadh tonight.
Could the escalating tensions… pic.twitter.com/c23YTVYJcT
— Stay update (@StayUpdate6) October 14, 2026
Saldırının, Husilerin Suudi Arabistan’daki petrol tesislerini hedef alabilecekleri yönündeki açıklamalarının ardından gelmesi dikkat çekti. Husilerin askeri sözcüsü Yahya Saree, Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun Sana’daki yakıt tesislerine yönelik saldırı tehdidinin ardından, Aramco tesisleri ve Riyad’daki stratejik noktaların hedef alınabileceğini duyurmuştu. Grup ayrıca petrol tesislerinde çalışanlara ve sivillere bu bölgelerden uzak durmaları çağrısı yaptı.
SUUDİ ARABİSTAN’DAN SANA’YA HAVA SALDIRILARI
Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, Husilerin kontrolündeki Sana’da bulunan Yemen Petrol Şirketi’ne ait El-Sabah merkezî yakıt istasyonunu hedef aldı.
Koalisyon, saldırı öncesinde sivillere bölgeden uzaklaşmaları yönünde uyarıda bulundu. Husilere bağlı El-Mesire televizyonu ise istasyonun vurulduğunu bildirdi.
Koalisyon, operasyonun Husilerin Suudi Arabistan’a, Yemen’e ve uluslararası deniz ulaşımına yönelik tehdit oluşturma kapasitesini zayıflatmayı amaçladığını savundu.
Karşılıklı saldırılar Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da da güvenlik kaygılarını artırdı.
Reuters’a göre Suudi yetkililer, başkent ve ülkenin güneyine yönelen füze ve insansız hava araçlarının önlendiğini açıkladı. Önlenen füzelerden düşen parçalar Riyad’da 15 evde hasara yol açarken, ikisi kadın, biri erkek ve biri çocuk dört kişi yaralandı.
RİYAD HAVALİMANI SALDIRISI GERİLİMİ TIRMANDIRDI
Son tırmanışın en ağır sonuçlarından biri, Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’na yönelik saldırı oldu.
Al Jazeera’nın Suudi yetkililere dayandırdığı haberine göre, 10 Ekim’deki füze saldırısında en az 13 kişi hayatını kaybetti, 300’den fazla kişi yaralandı. Saldırı, ülkedeki hava ulaşımında aksamalara yol açarken bazı uluslararası havayolları Suudi Arabistan ve çevresindeki noktalara uçuşlarını askıya aldı.
ABD Başkanı Donald Trump, Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını eleştirerek grubun İran’ın yönlendirmesiyle hareket ediyor olabileceğini öne sürdü. Trump ayrıca Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile görüştüğünü açıkladı. Washington yönetimi, Riyad’ın Husilere karşı yürüttüğü operasyonlara doğrudan katılma konusunda ise temkinli bir tutum izliyor.
×
YEMEN’DE SAVAŞ YENİDEN GENİŞLİYOR
Yemen’de 2014’te Husilerin başkent Sana’yı ele geçirmesiyle başlayan iç savaş, ülkeyi uzun süreli bir siyasi ve insani krize sürükledi. Suudi Arabistan, 2015’ten itibaren uluslararası alanda tanınan Yemen hükümetini desteklemek üzere askeri müdahalede bulundu. Birleşmiş Milletler’in arabuluculuğuyla 2022’de sağlanan ateşkes ise kalıcı bir siyasi çözüme dönüşmedi.
Al Jazeera’nın aktardığına göre, son çatışma dalgası sırasında Husiler eylül ayında Kızıldeniz kıyısındaki stratejik Moha Limanı çevresinde ve Babülmendep Boğazı yakınlarında ilerleme kaydetti. Suudi Arabistan destekli hükümet güçleri de bu bölgeleri geri almak amacıyla karşı saldırı başlattı. Cephedeki çatışmaların Taiz çevresine yayılması, ülke içindeki insani krizi daha da ağırlaştırıyor.
Babülmendep Boğazı, Kızıldeniz’i Aden Körfezi’ne bağlayan ve Avrupa ile Asya arasındaki deniz ticaretinde önemli rol oynayan bir geçiş noktası. Bölgedeki çatışmaların bu güzergaha yayılması, petrol sevkiyatının yanı sıra küresel ticaret ve deniz taşımacılığı açısından da risk oluşturuyor.







