BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Netanyahu gidecek mi kalacak mı?

7 Ekim’in hesabı seçim gündeminde

Netanyahu gidecek mi kalacak mı?
🎧 Haberi dinle0:00 / --:--

İsrail basınındaki değerlendirmeler, seçim sonucunun yalnızca Netanyahu’nun görevde kalıp kalmaması açısından değil, 7 Ekim saldırılarının siyasi sorumluluğunun nasıl ele alınacağı ve ülkenin güvenlik politikasının hangi yönde ilerleyeceği bakımından da önem taşıdığına işaret ediyor.

HABER MERKEZİ- İsrail’de seçmenler 27 Ekim’de sandığa giderken, 7 Ekim 2023’te Hamas öncülüğünde gerçekleştirilen saldırı ve sonrasında yaşananlar seçim kampanyasını belirliyor. Saldırıda yaklaşık 1.200 kişi öldürüldü, 251 kişi Gazze’ye kaçırılarak rehin alındı. İsrail’in Gazze’ye yönelik askerî harekâtı ise on binlerce Filistinlinin ölümüne, bölgenin büyük bölümünün yıkılmasına ve geniş çaplı bir insani krize yol açtı.

Orta Doğu’da milat oldu | İsrail 7 Ekim’in kurbanlarını anıyor: Gazze’de ise geriye yıkım kaldı

New York Times’ın (NYT) Ortadoğu sayfalarında yer alan habere göre, saldırının İsrail’in güvenlik tarihinde yarattığı sarsıntı, üç yıl sonra yalnızca toplumsal hafızayı değil, ülkenin siyasi geleceğini de şekillendiriyor. Netanyahu’nun rakipleri, saldırının gerçekleştiği sırada ülkeyi yöneten hükümetin siyasi sorumluluk üstlenmesi gerektiğini savunuyor. Netanyahu ise güvenlik kurumlarını hedef alarak sorumluluğu kendisinden uzaklaştırmaya çalışıyor.

NETANYAHU SALDIRI ÖNCESİNDE UYARILDI MI?

Seçim kampanyasında öne çıkan başlıklardan biri, Netanyahu’nun saldırıdan önce Hamas’ın hazırlıkları konusunda uyarılıp uyarılmadığı.

ABD basınında yayımlanan haberlerde, Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır’dan İsrail yönetimine saldırı ihtimaline ilişkin uyarılar iletildiği öne sürülmüş, Netanyahu ise bu iddiaları reddetmişti.

Başbakan, 7 Ekim’deki güvenlik başarısızlığı nedeniyle bağımsız bir soruşturma komisyonu kurulması yönündeki çağrılara da karşı çıkıyor. Bu tutum, saldırıda yakınlarını kaybeden aileler ve hükümetin eleştirmenleri tarafından tepkiyle karşılanıyor.

Eski genelkurmay başkanı Gadi Eisenkot, Netanyahu’nun başlıca rakiplerinden biri olarak sorumluluk tartışmasını seçim kampanyasının merkezine taşıyor. Eisenkot ve muhalefetteki diğer isimler, iktidara gelmeleri halinde 7 Ekim’de yaşananlara ilişkin resmi bir soruşturma başlatma sözü veriyor.

Saldırıda yakınlarını kaybeden bazı aileler de milletvekili adayları arasında yer alıyor. Bunu hesap verebilirlik talebinin seçim siyasetine doğrudan yansıması şeklinde yorumlayan NYT, hem Netanyahu’nun Likud partisi hem de rakip siyasi oluşumların saldırıdan etkilenen kişileri aday listelerine aldığına işaret ediyor.

GAZZE SEÇİM TARTIŞMASININ DIŞINDA

Gazeteye göre İsrail’deki seçim söylemi büyük ölçüde 7 Ekim’de yaşananlar, güvenlik politikaları ve Netanyahu’nun liderliği üzerinde yoğunlaşıyor.

Buna karşılık, İsrail’in Gazze’de yürüttüğü harekatın sonuçları, Filistinlilerin yaşadığı insani kriz ve savaş sonrasında bölgenin nasıl yeniden inşa edileceği seçim kampanyasında daha sınırlı yer buluyor.

Netanyahu’nun rakipleri de Filistin devletinin kurulması konusunda büyük ölçüde mesafeli tutumlarını koruyor. Böylece hükümet değişikliği ihtimali tartışılsa da İsrail-Filistin çatışmasının siyasi çözümüne ilişkin seçenekler kampanyanın merkezine yerleşmiyor.

Kamuoyu araştırmaları, 7 Ekim’in seçmenlerin tercihlerini etkileyen başlıca konulardan biri olduğunu gösteriyor.

İsrail Demokrasi Enstitüsü’nün verilerine göre, İsraillilerin yüzde 60’tan fazlası saldırıya ilişkin değerlendirmelerinin oy verme kararlarında önemli rol oynadığını belirtiyor.

Ancak saldırının seçmenler açısından belirleyici olması, Netanyahu’nun mutlaka kaybedeceği anlamına gelmiyor. İsrail toplumunda güvenlik başarısızlığına ilişkin değerlendirmeler derin biçimde ayrışmış durumda.

Bir kesim hükümeti sorumlu tutarken, Netanyahu’yu destekleyenler güvenlik kurumlarının başarısızlıklarını ve sonraki askeri operasyonları öne çıkarıyor.

İsrail seçime gidiyor: Ana aktörler kim?

İSRAİL SEÇİME NASIL HAZIRLANIYOR: PARTİLER, LİDERLER, VAATLER

İsrail gazeteleri Ynet, Haaretz, The Times of Israel ve The Jerusalem Post’ta yer alan haberlere göre, 26. Knesset seçimleri; Başbakan Binyamin Netanyahu’nun iktidarını sürdürüp sürdüremeyeceği kadar, 7 Ekim 2023 saldırılarının siyasi sorumluluğunun nasıl ele alınacağı açısından da önem taşıyor.

The Jerusalem Post’un 11 Ekim’de yayımladığı anket ortalamasında Eisenkot’un Yashar partisi 23, Netanyahu’nun Likud’u ise 21 sandalye düzeyinde gösterildi. Ancak bu, Eisenkot’un başbakanlığı kazanacağı anlamına gelmiyor: 120 sandalyeli parlamentoda hükümet kurmak için 61 sandalye gerekiyor ve iki ana blok da bu çoğunluğa henüz ulaşabilmış değil.

Channel 12 anketinde Netanyahu karşıtı partiler 54, iktidar bloku 49 sandalye alırken Arap partileri toplam 13 sandalyeye ulaşıyor.

Eski başbakan Naftali Bennett’in liderliğindeki B’Yachad 12 sandalyeyle öne çıkan diğer siyasi oluşumlar arasında yer aldı. Ancak farklı araştırmalarda sonuçlar değişiyor ve hiçbir siyasi blok 120 sandalyeli parlamentoda hükümet kurmak için gereken 61 sandalyelik çoğunluğa ulaşmış görünmüyor.

GADİ EİSENKOT BİBİ’NİN İKTİDARINI SARSABİLİR

İsrail Genelkurmay Başkanlığı yapmış olan Eisenkot, kampanyasını 7 Ekim saldırılarının ardından hesap verebilirlik, güvenlik kurumlarının yeniden düzenlenmesi ve demokratik kurumların korunması üzerine kuruyor. Bağımsız bir devlet soruşturma komisyonu kurulmasını savunan Eisenkot, Netanyahu hükümetine alternatif arayan merkez seçmene de ulaşmaya çalışıyor.

Netanyahu ise Likud’un örgütlü tabanına ve sağ partilerle kurduğu ittifaklara güveniyor. Güvenlik politikaları, İran’a karşı caydırıcılık ve Hamas’ın silahsızlandırılması, hükümetin kampanyasında öne çıkan başlıklar arasında. Buna karşılık 7 Ekim’deki güvenlik başarısızlığı ve bağımsız soruşturma tartışması, başbakanın karşı karşıya olduğu temel siyasi sorunlardan biri.

Eski başbakan Naftali Bennett de Netanyahu’ya alternatif arayan sağ ve merkez seçmen için bir seçenek sunuyor. Bennett, askerlik yükünün daha eşit paylaşılması, hayat pahalılığıyla mücadele, kamu yönetiminin yeniden düzenlenmesi ve 7 Ekim için devlet soruşturması kurulması vaatlerini öne çıkarıyor. Ancak Filistin devletine karşı çıkması ve güvenlik politikalarındaki tutumu, onu muhalefetin diğer kesimlerinden ayırıyor.

ARAP PARTİLERİN DESTEĞİ BELİRLEYİCİ OLABİLECEK Mİ?

Anketlerde iki ana siyasi kampın da 61 sandalyeye ulaşamaması, Arap partilerinin seçim sonrasındaki rolünü önemli hale getiriyor. Arap yurttaşların eşit hakları, suç ve şiddetle mücadele, kamu hizmetleri ve ayrımcılığın önlenmesi bu partilerin temel gündemleri arasında.

Ancak Arap partilerinin desteğinin nasıl kullanılacağı belirsizliğini koruyor. Muhalefet içindeki bazı isimlerin bu partilerle koalisyon kurmaya mesafeli yaklaşması, Netanyahu karşıtı bir çoğunluğun oluşturulmasını zorlaştırabilir.

Cumhurbaşkanı Isaac Herzog’un seçim sonrasında istikrarlı bir hükümet kurulması gerektiği yönündeki açıklamaları da siyasi çıkmaz ihtimalinin gündemde olduğunu gösteriyor. Seçimden sonra tarafların bir birlik hükümeti üzerinde anlaşması ya da yeni bir siyasi formül geliştirmesi gerekebilir.

Benzer Haberler

Cadde, ev ve işyerlerini su bastı

İstanbul'da kuvvetli yağış: Valilik uyardı

İBB davasında İmamoğlu konuştu

“Türkiye Operasyon Cumhuriyeti’ne döndü”

TBB’de başkanvekilliği seçimi

Yeni Parti’nin adayı Ayşe Ünlüce oldu

Kanalın sahibi dahil 17 kişi için gözaltı kararı

Halk TV'ye kayyum atandı, yayın durduruldu

Rusya-Japonya arasında casusluk gerilimi

Japon gazeteci tutuklandı, Tokyo protesto etti

Ermenistan Dışişleri Bakanı:

'Ermenistan-Türkiye sınırı açıldı' haberini görebilirsiniz

Mazlum Abdi:

'Türkiye'de süreç başarılı olursa Rojava da kazanır'

Gündem Husilerin saldırıları

Erdoğan, Suudi Prens ile görüştü