Necmiye Alpay
Bilgisayarı açıyorum, internette üç küsur yıldır yazdığım T24 gazetesinin yerine kırmızı bir tehlike işareti ve şu yazı karşılıyor beni:
Bağlantınız gizli değil
Saldırganlar, t24.com.tr sitesindeki bilgilerinizi (örneğin, şifreler, iletiler veya kredi kartları) çalmaya çalışıyor olabilir.
Her seferinde, açık sözlülüğün bu kadarı da… diye aklımdan geçirdikten sonra, vaktim varsa on üç yıl önceki o güzel şarkıyı bir kez daha dinliyorum: Şikâyetim var…
Ve zihnimde şarkının çınlayan “yazmasam olmaz” dizesini yerleşmiş buluyorum.
Hayır, yazı başına ödenen telif için değil. Hakkını aramak isteyen bir emekçi olarak, en son yazı başına bin lira olan telifime zam istediğimde, gazetenin mali durumunun ancak bu kadarına yettiği, bizim kuşaktan olanların zaten ücret talep etmeden yazdıkları, reklam gelirlerinin ise hiç değilse sabit giderleri ve bir de genç muhabir çalışanların sigorta giderlerini karşılamaya yettiği yanıtını almıştım. Yeri gelmişken: Emekli maaşım da, kendi süremi çeşitli nedenlerle doldurmamış sayıldığım için babamın yetimi olarak hak kazandığım 23.000.- Tl olarak ödeniyor (yaşasın cumhuriyet!).
Yine de, arada bir yeni baskı yapan kitaplarım sayesinde kimseye muhtaç olmadan yaşamayı başarıyorum. Yalnız, sağlık durumum artık hapse düşmesen iyi olur sinyalini vermeye başladı. Kısacası, raporum bu kadar. Yine de “yazmasam olmaz” deyip notlarıma uzanayım şimdilik Hakim Bey…






