Tarlaya bakıldığında diğer tarım ürünlerinden çok farklı görünmüyor. Hasat başladığında ise iş tamamen değişiyor. Sabahın erken saatlerinde toplanan mor çiçekler tek tek açılıyor, içlerinden çıkan ince kırmızı tepecikler ayrılıyor. Kilogram fiyatı oldukça yüksek olan safranın neden bu kadar değerli olduğu da bu aşamada daha iyi anlaşılıyor.
Safran, Türkiye’de özellikle Karabük’ün Safranbolu ilçesiyle özdeşleşmiş durumda. Adını ilçeye kadar veren bu değerli ürün, baharat olarak çok küçük miktarlarda kullanılıyor.
BİR KİLOSU İÇİN ON BİNLERCE ÇİÇEK GEREKİYOR
Safranın pahalı olmasının en önemli nedenlerinden biri elde edilme şekli.
Bitkinin tamamı baharat olarak kullanılmıyor. Mor çiçeğin içinde bulunan kırmızı tepecikler tek tek ayrılıyor ve ardından kurutuluyor. Her çiçekten yalnızca çok küçük miktarda safran çıkıyor.
Bir kilogram kuru ürün elde edebilmek için on binlerce çiçeğin toplanması gerekiyor. Üstelik işin önemli bölümü elle yapılıyor.
Bu yüzden safranı buğday, ayçiçeği veya mısır gibi kilogramlarca ürün alınan tarla bitkileriyle aynı şekilde değerlendirmek mümkün değil.
KÜÇÜK MİKTARI BİLE YETİYOR
Safranın kullanımında gramlar konuşulmasının bir nedeni de güçlü aroması ve renginin az miktarda üründen alınabilmesi.
Pilavdan tatlıya kadar farklı yemeklerde kullanılan safrandan tariflere genellikle çok küçük miktarlarda ekleniyor. Gıda sektörünün dışında kozmetik ve farklı ürünlerde de safrana rastlanıyor.
Gerçek safranın fiyatı yüksek olduğu için satın alırken ürünün kaynağı da önem taşıyor. Çok düşük fiyatlarla satılan ürünlerin gerçek safran olup olmadığına dikkat etmek gerekiyor.
SAFRANBOLU’DA YETİŞTİRİLİYOR
Türkiye’de safran denildiğinde ilk akla gelen yer Safranbolu. İlçede uzun yıllardır sürdürülen üretim sonbaharda mor çiçeklerin açmasıyla birlikte hasat dönemine giriyor.
Çiçeklerin açma süresinin kısa olması üreticiyi hasat günlerinde hızlı davranmaya zorluyor. Toplanan çiçeklerin içindeki değerli bölüm de bekletilmeden ayrılıyor.
Ortaya çıkan ürün miktarı tarladaki çiçeklere bakıldığında oldukça az. Zaten safranın değerini artıran taraflarından biri de burada yatıyor.
KİLO FİYATI YÜKSEK AMA ÜRETİMİ KOLAY DEĞİL
Safranın kilogram fiyatını görenler için yetiştiricilik oldukça kazançlı görünebilir. Fakat kilo üzerinden yapılan hesap tek başına yanıltıcı.
Bir üreticinin bir kilogram kuru safrana ulaşması için ciddi miktarda çiçeğe, uygun araziye ve yoğun emeğe ihtiyacı var. Soğan maliyeti, bakım, hasat ve işçilik de üretim hesabına dahil oluyor.
Safranı değerli yapan zaten bol miktarda yetişip kolayca toplanması değil. Tarladaki binlerce çiçekten gram gram elde edilmesi.
Bu nedenle safran yetiştiriciliğinde “kilosu çok pahalı, kazancı da aynı ölçüde yüksek” hesabı her üretici için geçerli değil. Ürünü doğru şekilde yetiştirmek kadar kaliteli safran elde etmek ve bunu değerinde satacak pazara ulaşmak da işin bir parçası.
Safranbolu’da her hasat döneminde yeniden açan mor çiçeklerin içinden çıkan birkaç kırmızı tel, aylar süren emeğin ürünü. Dünyanın en pahalı baharatlarından birinin gramla satılmasının nedeni de tam olarak bu.




